Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği bozan, sevgi ve kardeşliği bitiren tahmine dayalı zanlardır. Zan, kesin bir bilgi ifade etmeyeceği gibi zanna dayalı bilgi de zannîdir. İnsanların bilgi sahibi olmadan ön yargılarla yahut birilerinin yönlendirmesiyle takınılan tavır sadece su-i zandan ibarettir. Onun için Yüce Rabbimiz; Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. (Hucurat, 12) buyurarak zannın yani tahmine dayalı bilgilerin çoğunun günah olduğunu bizlere açıklamıştır. Çünkü elde delil olmadan duyumlara göre hareket edersek hem o insanın kul hakkını çiğnemiş hem de onun şahsı maneviyesini incitmiş oluruz. Kur'anı Hakimde "Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur."(İsra,36) buyrulmuştur. Dolayısıyla elimizde kesin bilgi olmadığı sürece boş bir dedikodunun peşine düşerek kıyamet günü hesabını veremeyeceğimiz bir işe kalkışmayalım. Sui zan, sadece dedikoduya değil kin, hased, gıybet, iftira ve düşmanlığa ve adam öldürmeye kadar insanı götürür.
Bu konuyla ilgili şöyle bir hikaye anlatılır: Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.
Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir, Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir..Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür. Artık iş işten geçmiştir. Halbuki önce araştırmış olsaydı, çocuğunu yılandan kurtaran gelinciğe kıymazdı.
İnsanoğlu aceleci yaratılmıştır. Kimi zaman fevri hareket eder. Ani verilen kararlar her zaman insanı haklı çıkarmaz. Akıllı insan düşünür, araştırır, istişare eder, her zaman aynı kişilerin fikirleriyle hareket etmez. Dinimiz İslam, kişinin onuruna, haysiyetine büyük önem vermiştir. hatta öyle ki Alimlerimiz bir gönlü yıkmayı, Kabe'yi yıkmaktan daha büyük görmüşlerdir.
Kabe bünyadı Halil-i azer'est
Dil nazargah-ı Celil-i Ekber'est
Molla Cami'ye ait olan bu şiirde "Kabe Azer'in oğlu İbrahim'in yaptığı binadır. Gönül ise Allah'ın nazargahıdır." ifadeleriyle aslında Kabe'yi yıkarsan azerin oğlu ibrahimin yaptığı binayı, gönlü yıkarsan Allah'ın nazar ettiği yeri yıkarsın denilmiştir. Peygamberimiz Bir gün Kabe'ye bakar ve şöyle buyurur: Ey Kâbe! Sen ne güzelsin ve senin kokun ne güzeldir. Senin azametine ve senin kutsallığının azametine hayranım. Muhammed'in canı (kudret) elinde olan Allah'a yemin ederim ki, mü'minin hürmeti Allah katında senin hürmetinden şüphesiz daha büyüktür. Mü'minin malı, kanı ve hakkında hüsnüzanda bulunma kutsallığı (seninkinden üstündür). (Buhari, Edeb: 57) Burada Peygamberimiz Müminin onuru haysiyeti ve hatta hüsnü zanna bulunma saygınlığı Kabe'den daha üstün olduğunu açıklıyor. Peygamberimiz bir gece Mescidde itikafta iken Hz Safiye annemizle konuşur onu kapıya kadar uğurlar ve mescidden çıkarken iki kişi bu durumu görünce yüzlerini çevirirler. Peygamberimiz onlara "Bakınız bu Anneniz Safiyedir" buyururlar. Buradan da anlıyoruz ki biz müminler de insanların yanlış anlayacakları şüpheli hal ve hareketlerden de kaçınacağız ve böyle bir durumda insanlarının zihninde yanlış yorumlanabilecek hususları izale etmek için yerli yerinde açıklamada bulunmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Rabbim bizleri insanlar hakkında her türlü kötü zan beslemekten, hakkında bilgi sahibi olmadan önyargılı olmaktan muhafaza buyursun.