BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), sosyal medya hesabından Refah ve Gazze'nin kuzeyindeki duruma ilişkin açıklama yaptı. İsrail'in bazı bölgelerinin boşaltılmasını istediği Refah'ta 6 Mayıs'tan bu yana 360 bine yakın kişinin bölgeden ayrıldığı belirtildi. Başta Cibaliya Mülteci Kampı olmak üzere Gazze'nin kuzeyindeki saldırılara da dikkati çekilen açıklanmada, "Gazze'nin kuzeyindeki bombardımanlar ve diğer tahliye emirleri binlerce aile için daha fazla yerinden edilme ve korku yarattı." ifadesine yer verildi. UNRWA, Gazze'de gidecek yer olmadığını ve ateşkes sağlanmadığı sürece güvenliğin tesis edilemeyeceğinin altını çizdi. İsrail ordusu, 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, zorla yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı Refah'ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılması uyarısında bulunmuştu. Bunun ardından 7 Mayıs'ta İsrail ordusu, Gazze’nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır’la olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu. İsrail Güvenlik Kabinesinin, 10 Mayıs'ta Refah kentindeki kara saldırılarının "alanının genişletilmesine" ilişkin kararı onayladığı belirtilmişti.

TERÖRİST İSRAİL KADIN VE ÇOCUKLARI HEDEF ALIYOR

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 15 bini çocuk, 10 bin kadarı kadın olmak üzere 35 binden fazla Filistinli öldürüldü, 78 bin 641 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.  İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda, 138'i hemşire 500 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi.

GAZZE’DEKİ ALTYAPI TAHRİP EDİLİYOR

Siyahilerden oy istedi! Siyahilerden oy istedi!

Gazze Şeridi'nin Deyr el-Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi'nde 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü münasebetiyle hemşirelerin düzenlediği eylemde konuşan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Doktor Halil ed-Dekran, İsrail'in Gazze Şeridi'nde 138 kadın ve erkek hemşireyi öldürdüğünü söyledi.

70 BİNDEN FAZLA YARALI VAR

"Filistin halkının, 40 binden fazla şehit ve kayıp, 70 binden fazla yaralıyla sonuçlanan bir imha, yerinden etme, açlık, tutuklama ve kitlesel katliam savaşına maruz kaldığını" belirten Dekran, erkek ve kadın hemşirelerin, Filistin halkının ayrılmaz bir parçası olduğunu, yaralılar ve hastaların hayatlarını kurtarmak için ulusal ve insani görevlerini yerine getirdiklerini ifade etti. İsrail'in sağlık çalışanlarından 500'ünü öldürdüğünü, 1500'ünü yaraladığını, 312'sini ise alıkoyduğunu aktaran Dekran, İsrail'in, 7 Ekim'den bu yana 33 hastaneyi, 53 sağlık merkezini, 133 ambulansı imha ettiğini dile getirdi.

Dekran, uluslararası topluma ve dünyanın özgür insanlarına, sağlık çalışanları ve sağlık kurumlarını koruma, sınır kapılarının açılması için baskı yapma ve tıbbi yardım gönderilmesi çağrısında bulundu.

ABD’DE İSRAİL’E KARŞI PROTESTOLAR DEVAM EDİYOR

ABD'de 1968 yılında Vietnam Savaşı ve ırkçılık karşıtı protestolarına ev sahipliği yapan Columbia Üniversitesi, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından Filistin'e destek gösterilerinin merkezi haline geldi. Dünya üniversitelerine yayılan gösteriler, gündemde kalmaya devam ediyor. ABD'deki Columbia Üniversitesi ise tüm bunların içinde geçmişiyle de öne çıkıyor. Üniversite 50 yılı aşkın süre önce yine benzer şekilde ırkçılık, ayrımcılık ve savaş karşıtı gösterilerin öncülüğünü yaptı. Columbia Üniversitesinin, hükümetle bağlantılı olarak Vietnam Savaşı'nda kullanılan silahlarla ilgili askeri araştırmaların yapıldığı belirtilen Savunma Analizleri Enstitüsünde (IDA) yer alması nedeniyle 1968'de öğrenciler gösteriler düzenledi. Gösterilerin ilk günü 23 Nisan 1968'de yaklaşık 300 kişinin katılımıyla kampüste protestolara başlayan öğrenciler, savaş ve askeri araştırma karşıtı gösterilerin yanı sıra New York'taki Morningside Parkı yakınlarına inşa edilmesi planlanan spor salonuna girişlerde ırka dayalı ayrımcılık olmasına tepki gösterdi. Bu yılki Filistin'e destek gösterilerindeki gibi 1968'de de öğrenciler, kampüsteki Hamilton Hall binasına girerek, günlerce burada kaldı ve diğer 4 binada protestolarını sürdürdü. Üniversite idaresi, o zaman da kampüste bazı binalarda oturma eylemi yapan öğrenciler nedeniyle New York polisinden yardım istedi. Kampüse 30 Nisan 1968'de giren polisler, öğrencileri kampüsten çıkarmak için müdahalelere başladı. Bu süreçte 700'ün üstünde kişi gözaltına alınırken, yaklaşık 150 kişinin yaralandığı kayıtlara geçti. Columbia Üniversitesi öğrencileri, bu yıl da nisan ayının ortalarında Filistin'e destek amacıyla kampüste kamplar kurdu, Hamilton Hall binasına girerek gösteriler düzenlendi. Gösterilerde polisin kampüse çağrıldığı ilk gün 108 öğrenci gözaltına alınırken, Columbia dahil ABD'deki üniversite gösterileri kısa sürede yayıldı. Öğrenciler, üniversitenin İsrail ile bağlantılı yatırımlarının durdurulmasını ve Gazze'de soykırımın sona erdirilmesi gibi taleplerde bulunuyor.

Kaynak: AA