İyi ki Konyalıyım, iyi ki Konya'da yaşıyorum

Abone Ol

Yıllar önceydi ilk yazımı yazmıştım. Sonrasında yolum bir şekilde İstanbul'a düştü. İstanbul'a gitmiş ve Türkiye genelinde dağıtım yapan derginin genel yayın yönetmeninin karşısında bulmuştum kendimi. Merkez İstanbul'daydı. Seçtiğim bir kaç yazımı verdim kendilerine. Yazılarımın yayınlanmasını beklemiyordum zaten, eleştirsin yol göstersin yeterdi. Ama Genel yayın yönetmeni bunu bile yapmadı. Okumaya bile tenezzül etmeden kenara koydu ve uğurladı bizi.

Hayal kırıklığını bırakın, yazma sevgisi ve azmi tamamen kaybolmuştu bende.

Sonrasında Konya'ya döndük. Ve Halil Atalay bey'le tanıştık. O zamanlar Ribat dergisinin başındaydı. Aynı yazıları korkarak O'da gösterdim. Aldı inceledi. Bizi kırmadan uyarılarını yaptı, sorularımıza bıkmadan sabırla cevaplarını verdi ve ilk yazımı Ribat dergisinde yayınlamak istediğini söyledi. Bende şokkk. Yayınlanmasını hiç beklemiyordum ki.

O günü hiç unutamam. Benim için dönüm noktasıydı o gün. Yazma isteğine yeniden kavuşmanın sevinci yüreğimi doldurmuştu. Ve o günden beri de yazıyorum şükürler olsun. İyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, beğenen olur ya da olmaz fark etmiyor. Şükürler olsun hala yazıyorum.

O gün şu cümleler dökülmüştü dudaklarımdan. İyi ki Konyalıyım ve iyi ki Konya'da yaşıyorum.

O gün aslında bir şeyi daha fark etmiştim; Ne kadar çok kuruluşun (özel sektör girişimleri, sivil toplum örgütleri vs. ) merkezi Konya'da olursa Konya'da yaşayanlar diğer illerde yaşayanlara göre çok avantaja sahip olacaklarının. Ya da Konya merkezli kuruluşların Türkiye'ye adını duyurması, markalaşması sonucunda Konya'da yaşayanların daha çok avantaj yakalaması. Türkiye'de ki ticaretin merkezi İstanbul'da. Bir çok kuruluşun merkezi İstanbul'da. O yüzden İstanbul'da yaşayanlar bazı konularda diğer illerde yaşayanlara göre daha avantajlı.

Bütün bunları niye anlatıyorum; 10 Haziranda Bera Otel Ankara'nın açılışına davetliydik ve davete katıldık. Bera Otel hepimizin bildiği gibi Konya merkezli bir şirket olan Kombassan Holding bünyesinde. Ve gün geçtikçe Türkiye'de markalaşma yolunda önemli adımlar atıyor. 2013 yılında şirketlerinden 5 tanesi Ülkenin en büyük bin sanayi şirketi arasında yer alan, ayrıca Haziran ayı içinde Türkiye'nin en büyük 100 şirketi arasına girerek, ülke ekonomisine büyük katkı sağlamış Kombassan Holding. Konya merkezli firmalar ne kadar çok büyürse Konyalı kazanacaktır. Kombassan Holding yöneticileri şahsında tüm Konya merkezli firmaların yöneticilerine, yapmış oldukları yatırım için teşekkürü borç bilirim. 

Bütün bunları reklam olsun diye yazmıyorum.  Konya merkezli firmaların büyümesinin Konya'da yaşayanlara sağlayacağı katkıya dikkat çekmek istiyorum. Bugün Konya'nın en büyük eksiklerinden biri de, her alanda marka eksiğimizin olması. Ressamından tutunda yazarına kadar, sporundan tutun da her alanda ki ticaretine kadar marka eksiğimiz var. Tüm alanları da içine alarak saysak kaç tane markamız var ki?? Markamız yok demiyorum, dediğim çıkardığımız markalar yeterli değil.

İşim gereği çok sık seyahat ederim ve gittiğim illerde Konya markalarını görmek bana büyük bir gurur verir. Tarifsiz mutluluk yaşarım. Konyalı olan yazarların kitaplarını İstanbul'da bulunan bir kitapçının rafında görmek, Konya'da üretim yapan bir firmanın ürünlerini İzmir'deki bir marketin rafında görmek beni tarifi imkânsız mutluluklara sevk eder. Duam odur ki: Konya'yı merkez olarak seçen firmaların sayısı artsın. İnanın bundan tüm Konya'da yaşayanlar kazanacak, biz kanacağız!

Konuşacak çok konumuz var aslında. Bayrağımız indirildi, Musul işgal edildi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Çok hızlı gündem değiştiriyoruz. Ama köşemiz haftada bir olunca sırayla gitmek gerekiyor.