İHANET ÇEMBERİ

Abone Ol

Güzel ülkem tam anlamıyla ihanet çemberi ile çevrilmiş durumda.

Ülkemizin son yıllarda yaptığı atılımlar, Türkiye dostlarının desteğine mazhar olurken, düşmanlarında oluşan büyük korku, onların hain planlarını yürürlüğe koymalarına yol açmıştır.

İçerde ve dışarda şu anda büyük gelişmeler yaşıyoruz.

Türkiye’nin, zulüm ve haksızlıklar karşısında ilkeli duruşu ve yükselen sesi ile ayrıca siyasi ve askeri olarak gelişme göstermesi karşısında çılgına dönen bazı küresel güç odakları harekete geçerek, ülkemizin önüne set çekme girişimi başlattılar. 

Arkasına ABD’yi alan İsrail terör örgütünün Gazze ile başladığı, Lübnan ile devam ettiği ve son zamanlarda da Suriye’ye yönelen saldırılarında son hedefinin Türkiye olduğunda hiç şüphe yok.

ABD başta olmak üzere küresel güçler bir yandan PKK’yı besleyerek, diğer yandan İsrail’i kışkırtarak Türkiye’mizi kıskaca alma derdindeler.  Güneydoğu topraklarımıza göz dikmiş durumdalar. PKK’ya Kürt devleti vaadinde bulunarak, İsrail’e hayal ettiği Arz-ı Mev’ud topraklarını taahhüt ederek Türkiye düşmanlığında birlik oluşturmaktadırlar.

İsrail’i korumak gerekçesi ile bütün silahlarını, uçak gemilerini ülkemizin çevresine ve Akdeniz’e yığan ABD, bize sureta dost gibi görünerek kuyumuzu kazmaya devam etmektedir. Gerek İsrail’e gerekse PKK’ya her türlü silah yardımını yapan ABD’nin dostluğuna güvenilmeyeceği artık Türk insanının her bir ferdi tarafından iyice anlaşılmıştır.

Türkiye’yi hedefe koyduğu ayan beyan belli olan ABD ve İsrail’in İran düşmanlığı da tamamen göstermeliktir. Bölge gücünü Türkiye yerine İran’ın almasını tercih eden ABD’nin tetikçisi İsrail ile İran’ın birbirlerine yaptığı karşılıklı saldırılar anlaşmalı bir gösteriden ötede değil gibi görünüyor. 

Küresel güç odakları, gelişen Türkiye’nin önüne geçmek için içeride ve dışarda durmadan yeni planlar yapmakta, Türkiye’ye diz çöktürmek için olanca gayretleri ile yüklenmektedirler.

İhanet çemberi dışardan İsrail ile içerden de bazı ihanet örgütleri ile güzel ülkemi çepeçevre sarmanın ve güzel ülkemizi bölüp parçalamanın planını uygulama safhasındadırlar.

Adı PKK, PYD, IŞİD, DHKPC, FETÖ ne olursa olsun hepsi bu küresel güç odaklarının taşeronlarıdır ve amaçları Türkiye’nin gelişimini engellemek, zayıflatmak ve kendilerine kul, köle yapmaktır.   

Bu terör örgütleri ve bunlara destek veren kurum, kuruluş ve şahıslar tam anlamıyla bu ihanet çemberinin içinde yer almaktadırlar. 

Türkiye şu anda bir aydın (!) ihaneti ile de karşı karşıyadır.

Güzel ülkemi bölüp parçalamak isteyen gruplara açıktan destek verilmesi ve bu gruplarla canları pahasına vatan uğruna mücadele eden askerimizi, polisimizi katil olarak gösterme girişimi bu ihanetin bir parçasıdır.   

Osmanlıyı parçalayıp yıkan bu sözde aydın ihanet şebekesi şimdi de Türkiye’yi bölüp parçalamak için planlarını uygulamaya koymaktadırlar.

Bunun için Türkiye karşısında kim varsa onlara destek olmaktan ve her ortamda Türkiye düşmanları ile beraber hareket etmekten çekinmiyorlar.

Geçmiş yıllarda öğretim üyeliği yapan bazı kişilerin, şu an belediye başkanlığı makamında oturan şahısların ülkemizi bölmek için çalışan terör örgütleri ile çok sıkı işbirliği içinde olmaları aydın ihanetinin en büyük örneğidir. Öğretim üyelerinin, belediye başkanlarının suç işlemez vasfı mı var ki, bazı siyasiler, parti genel başkanları ve büyük şehirlerin belediye başkanları bunları desteklemekten geri durmuyorlar. Hiçbir devlet kim olursa olsun kendisini yıkmak için faaliyet yapanlara göz yummaz, fırsat vermez. Aslında Türkiye’de özgürlük çok fazladır. Avrupa’da hiç bir ülke, devletin bekasına göz diken terör örgütleri ile beraber hareket edenlere meclislerinde yer vermez.

İstanbul’un göbeğindeki bir belediyeye atanan kayyuma “hırsız kayyum Kürdistan’dan defol” diye slogan atılıyor. Bırakın Güneydoğu illerini İstanbul’u bile Kürdistan olarak gören ihanet çemberi mutlaka kırılmalıdır, kırılacaktır. 

Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini ve yükselişini durduramayacaklar, bölge lideri olmasının önüne geçemeyeceklerdir.

Türkiye’nin son yıllarda artış gösteren savunma gücü ve askeri teknolojisi mazlumlara sahip çıkması, zalimlerin karşısındaki ilkeli ve ahlaki duruşu, Hak ve adalete dayalı Selçuklu-Osmanlı mirasına uygun adımlar atması gibi özellikleri bu liderliği sağlayacaktır İnşallah…

Bizim kendi insanımız da ülkemizin savunma gücünün tam manasıyla sağlanmasını ve muhtemel saldırılara karşı caydırıcı silah gücüne sahip olmasını soğandan, patatesten, domatesten daha önemli gördüğü anda gelişmemizi kimse durduramaz. Yeter ki bu gücü oluşturmaya çalışan iradeye sahip çıkılsın. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.