İftar Davetinde. Yemek ve Sonrası.

Abone Ol

Otuz ve altmışlı yıllar arası gözlemlediğimiz ananevi İftar davetleri ve yemekleri bugünlerde de olmuyor değil. Ancak, hayli azalmaya yönlenmiş durumda...

Sadece azalmakla kalmıyor. Davet etmelerdeki ince kurallar, Yemeklerin yapımı ve çeşitleri de değişmekte...

***

Maalesef bizzat gözlemlediklerim olabildi. Davet sahipleri, dünün inceliklerini bilerek veya bilmeyerek,  alt kademe üst kademe, Eşraf olan olmayan, daha yakın ve uzak akraba veya tanıdık. Varlıklı varlıksız vb. gibi düşünüp ayrı, ayrı günler de iftara davet yapıyor...

Diyeceksiniz ki ne var bunda?

Atalarımız, Camide her çeşit insanın nasıl yan yana saf tuttuğu gibi, küçük büyük, varlıklı varlıksız, vb gibi değişik kişileri aynı sofralara dağıtım yapar. Böylece, kaynaşma yanında sosyal durumların anlaşılmasını sağlamış olurlar. Bu da pek çok faydayı yanında getirir. 

***

Evet, davetlilerin miktarına göre davetler, aynı gün birden fazla sofra konulacak miktarda olabileceği gibi, birkaç gün arkası arkasına veya aralıklı günlerde de olabilmekte.

Davet olunan evde, bir gün evvel hazırlıklarına başlanır.. Lüzumlu malzemelerden bulunmayan varsa, evin Beyefendisine sipariş verilir. Hanımefendiler de işlemlerine başlarlar.

*** 

Tandır yakılır, hamur yoğrulur güneş doğmadan. Kuşluğa (öğleden iki saat önce) doğru etrafı kızararak kabararak çıkan mis gibi Ekmeklerin kokusu etrafı alır. Yakın komşulara,  kokusunu aldılar diye birkaç ekmek iftariyelik verilir... 

Apartmanlı devrimizde; yemek, ızgara, balık vb. kokusundan geçilmez şekline getirip, bırakın iftariyelik verme imkânsızlığını. Komşuya koku rahatsızlığı verdim diye, onun hakkını bile kimse düşünmez...

*** 

Bugünün, dışarıya yaptırılan Su böreği, Baklava veya tatlı çeşitleri, siparişi olmadığı gibi, hazır Yufka alıp onunla börek baklava vb. yapma da düşünülmez. Sadece Tel veya Ekmek Kadayıfı, Güllaç gibi malzeme evde yapılamadığından getirttirilir.

*** 

Hamurlar yoğrulur, Şebitler (Yufka) açılır. Küçük sini veya büyük tepsiler içine hangi işlemi yapacaklar ise o işleme göre yayılarak konur. Kimi Su böreği, kimi Kıvrım, Sigara böreği yapar. Tatlı olarak düşünülen, Baklava çeşidi, Kıvrım Tatlısı (Şam Tatlısı da denilir.),nadir de olsa Saçarası hazırlanışı da aynı işlemi görür. Sütlaç da tatlılar arasına girer. 

***

Bir taraftan da mevsimi ise Kasaptan getirtilen kaburgalık et kısmı, leziz yerli (Konya) Patlıcanın üstüne konarak, mevsimi değilse Patates üzerine kuşbaşı veya köfte şeklinde etlerle pişirilir. Yaprak sarması, Lahana dolması, karışık Domates, Biber ve Kabak dolması tencerelerde halledilir. Kuru fasulye yemek sonunun şahıdır. Kuş üzümü ve nohutlu pilav hazır ve nazırdır. 

***

 Bilhassa içi nohutlu Yayla yoğurtlu çorba iftar sofrasına sıcak yetişecek şekilde ayarlanarak pişirilir, sofraya konurken kızartılmış köpüklü sade yağı üzerine dökülür.

Tatlılar Baklava, kadayıflar gibi hamur işinden olmayabilir. O zaman Sütlaç, irmik helvası yine aynı gün hazırlanmış olur.

Bunları hazırlama ve pişirme işleri, o zamanların evlerinde olan, Bahçe, Hayat veya Örtme denilen yerlerde kurulmuş ocaklarda, bağ çubuğu. Tezek, Odun veya Tahta parçaları ile pişirilir, Tandırdan da istifade edilir...

Elektrikli veya bütan gazlı ocak ve fırınlar mevcut olmadığından, onların değil, lezzetini veren Mangal üzerindeki söğündürme kömürlü ateşte çevrilerek kızartılırdı börekler ve hamurlu tatlılar...

Büyük telaş ve çaba içinde hazırladıkları yemeklerin “Beğenilecek mi?” düşüncesi içinde olan hanımefendiler her işi iftar saatine göre hazırlamışlardır. 

***

Davetlilerin eş ve çocukları daha önce gelerek , “ Bu ne zahmet ve iltifat...” diyerek getirdikleri hediyeleri sunarlar. Karşılayan ev sahibeleri de “Ne zahmeti. Şeref verip bizleri sevindirdiniz. Şurada bir iki lokma beraber iftar yapalım dedik...” diyerek ayrılmış odalara buyur ederler.

***

Beyler, Top atımı yaklaşımında sökün eder. Aynı konuşmalar beyler arasında olur.

Yemek yenecek oda veya odalara, altlıklı tahta veya bakır siniler konur. Üzerlerine, İftariyelik dediğimiz, çeşitli Tulum, küflü ve beyaz Peynirler, Zeytin, Pastırma, Sucuk, Tahin, Bal, Çeşitli Reçel, pekmez küçük tabaklara konarak sıralanır. Kış mevsimin de çeşitli turşu, yaz mevsiminde Salata ilave edilir.

***

Bazı yerlerde beyler camiye gidip namaz sonu iftar yemeğine başlama yönünü seçerse, onlara dürüm verilerek iftar açmaları sağlanır. Evlerde de Hoca varsa cemaat olarak, yoksa ayrı, ayrı namazları eda ederler. Bazen Namaz yemek sonrasına da bırakılır

Akraba ve bir sofralık olanlar hep beraber, fazla ise hanımlar ayrı sofrada otururlar. Akraba dışında olanlar da Hanımlar ayrı odalarda ki sofralara kurulurlar. 

***

İftar duası yapılarak İftariyeliklere saldırılır. Arkasından üstünde buğusu tüten Sadeyağı dökülmüş Yoğurtlu Yayla çorbası sökün eder. Tahta kaşıklarla, ağızlar yana, yana içilen çorba sonu, ya Orta denilen Patlıcan üstü etle kaplanmış “Kapama”  veya Patates kızartmalı kuşbaşı, köfte gelir. Patlıcanın ve kaburgalı etlerin lezizliğini tadanların önüne bu sefer Altı üstü kızartılmış kıyma içli, Tepsi tabanına Sadeyağ sürülerek pişirilmiş Su Böreği, Kıvrım, Sigara böreği konur.

***

Sıra, adet üzere tatlılara gelmiştir. Baklava ve Kadayıflar tepsisi ile diğerleri geniş kaplar içinde sunulur. 

Tatlıyı bastırsın diye ekşili Bamya çorbası endam eder. Bu da ağızlar ı yakarak tamamlanınca, Yaprak, Lahana sarması, çeşitli Dolma yemekleri gelir. Yaprak sarmasının yanına Kâselerde Yoğurt eksik edilmez. Lahana için isteyene limon veya suyu hazır edilir. Kuru fasulye pilavdan evvel yemek sonrasıdır.

Bağdaş kuran, diz çökenlerin ayakları ağrımıştır. Onlar değişim yaparken Kişnişli, Nohutlu sadeyağı ile yapılmış pirinç pilavı yanına meyve kaklarından yapılmış Hoşaflar tas içinde sofraya endam eder...

***

Duaya geçilmiştir. Sofralardan geriye çekilirken, ev sahiplerine “Geçmişlerinizin canına değsin Yüce Yaradan bol versin..” derler.

Lavabolar olmadığı için El yıkama leğenleri önlerine gelir. Yıkama işlemi bitince Yün Minderlere çekilinir ve gelen sade kahveler höpürdetilir. Namaz kılmamış olanlar namazını kılar. Vakit gelince Teraviye gidilir.

Teravi dönüşü çaylar içilir ve misafirler eşleri ile yavaş, yavaş yine dua ve temenni ederek ayrılırlar..

Evin Hanımefendilerine, Bugünlerin makinası mutfak lavabosu  olmadığından, ocak başlarında Bulaşık yıkama işi kalmıştır artık...

*** 

Tüm Müslüman kardeşlerimin, geçmiş Mübarek Kadir gecesi ve gelecek Ramazan bayramlarını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.

*** 

Hoşça kalınız