HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM: PETROLÜN GÖLGESİNDE YENİ BİR TEHLİKE

Abone Ol

Dünya değişiyor gibi görünse de bazı gerçekler hiç değişmiyor. Dün Körfez Savaşı’nda gördüğümüz tablo, bugün Hürmüz Boğazı’nda yeniden karşımıza çıkıyor. Görünürde güvenlik, tehdit ve savunma var; ama perde arkasında yine aynı gerçek duruyor: petrol ve çıkar hesapları.

Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün önemli bir kısmının geçtiği hayati bir geçit. Buradan geçen her tanker, sadece petrol değil, aynı zamanda küresel ekonominin dengesini de taşıyor. İşte bu yüzden bölgede yaşanan her gerilim, sadece birkaç ülkeyi değil, tüm dünyayı etkiliyor.

Son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sert tutumu ve artan baskıları, bölgede tansiyonu yükseltmiş durumda. Gerek askeri hareketlilik gerekse siyasi açıklamalar, yeni bir savaş başlamış ve devam etmektedir Peki sorulması gereken soru şu: Bu gerilim gerçekten sadece güvenlik meselesi mi?

İran, sahip olduğu enerji kaynakları ve bulunduğu stratejik konum nedeniyle her zaman dikkatlerin merkezinde olmuştur. Hürmüz Boğazı’nı kontrol edebilecek bir güce sahip olması, onu küresel denklemde kritik bir aktör hâline getiriyor. Bu da doğal olarak büyük güçlerin iştahını kabartıyor.

Bugün bölgede konuşulanlar, aslında bize tanıdık geliyor. “Tehdit”, “önlem”, “güvenlik” gibi kavramlar öne çıkarılıyor. Ancak geçmişte olduğu gibi bugün de asıl meselenin enerji yolları ve petrol olduğu gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil.

En acı taraf ise değişmiyor. Gerilim arttıkça en büyük zararı yine halk görüyor. Savaş ihtimali, sadece haritalar üzerinde çizilen sınırları etkilemiyor; insanların hayatını, geleceğini ve umutlarını da yok ediyor. Bir damla petrol için dökülen gözyaşı, aslında insanlığın utancıdır.

Bugün Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar bize şunu hatırlatıyor: Eğer dünyada adalet ve vicdan geri planda kalırsa, güç sahipleri kendi çıkarları uğruna her şeyi göze alabilir. Ama unutulmamalıdır ki gerçek güç, silahların çokluğunda değil; insan hayatına verilen değerde saklıdır.

Dün Körfez’de yaşananlar nasıl ki petrolün gölgesinde bir savaş olarak tarihe geçtiyse, bugün de benzer bir senaryonun yazılma ihtimali vardır. Önemli olan, bu hatalardan ders çıkarabilmektir.

Çünkü petrol uğruna büyüyen her gerilim, aslında insanlığın küçüldüğü bir tablodur. Ve bu tabloyu değiştirmek, sadece devletlerin değil, vicdan sahibi herkesin sorumluluğudur.