HRİSTİYANLIĞIN KÖKLERİ, ROMA'NIN NESİ OLUR?

Abone Ol

Papa'nın Türkiye ziyaretinin anlamını, Vatikan Basın Ofisi'nin yayınladığı resmi logodan okumuştuk. Papa, basın açıklamasının ilk cümlesinde, ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmasının gerekçesini, Türkiye'nin, hristiyanlığın kökleri ile bağına dayandırmıştı. 1272'deki son haçlı seferinden sonra Roma'ya çekilen katolik Hristiyanlığın, kökleri, Hz İsa'nın doğup büyüdüğü, İncil'in mesajını ilk yaydığı Kudüs'e ne olmuştu ki Anadolu'ya kaymıştı! Dünya kamuoyunun hassas olduğu şu zamanda, Kudüs'e uğrayıp ağlama duvarında dua etmezse yahudi lobisinin hışmına uğramak, dua ederse islam dünyasına hoşgörü pazarlayamamak ya da yahudilere yönelmiş laneti celbetmek kaygısı mı Papa'yı, Kudüs'de Hac yapamadan, Lübnan ile kifayet etmek durumunda bıraktı?
Türkiye ziyaretinin mesajını özetleyen, logodaki kararlı, hükümran, kara haçlı haçı, Lübnan ziyaretinin anlamını özetleyen logoda, tarafsızlık ve ılımanlığın simgesi kırmızı renge bürünüyordu. Rus Ortodoks kilisesi dışındaki Ortodoks kiliselerini, katolik haçının gölgesinde, İznik konsilinin 1700. yılında, yüzlerce incilin içinden dört tanesinin seçilmesi ve İsa' nın tanrısal mahiyeti(!)nin ortak bir ictihada bağlanması anlamındaki akidevi birliğin anısı mı toplamıştı? Elbetteki olayı, siyasi denklemlerden bağımsız, salt ruhani ve kültürel bir açıdan değerlendirmek saflık olur. Resmi ziyaret, köklerini yoklayan Hristiyan dünyasının hafıza tazelemesi gibi. Aynı gün Papa beklenirken İznik Gölü'nün kıyısında, kumlarla ve taşlarla kocaman haç çizen kız ve erkek iki gencin medyaya düşen görüntüsüne bakılırsa, mesaj hemencecik alınmıştı. -İslamın sancağını Nikea'ya (İznik) diken, bu güzel vatanı islam ile buluşturup dar-ı İslam yapan Ertuğrul ataya ve şehitlere rahmet olsun-
Vatikan görüntülü güç, doğu ortodoks dünyasının hafızasını da tazeliyor. Dördüncü Haçlı seferi başladığında Vatikan'daki Papa ile Konstantinopol'daki Patrik birbirlerini aforoz etmişlerdi. 1204'te, Kudüs yerine yönünü Konstantiniyye'ye çeviren Haçlı ordusu şehri ele geçirerek 'Konstantinopolis Latin İmparatorluğu'nu kurmuştu. Bizans ve Ortodoks kilisesi İznik'e sığınmış, Katolik Latinler Konstantiniyye'yi kendiliğinden terkedene kadar 57 yıl orda kalmışlardı. Bu kanlı didişmeler, Bizans halkının Omanlı sarığı görmeyi, Kardinal külahı görmeye tercih etmesine kadar devam etti. Kudüs'ün islamın şefkatli ellerinde asırlarca süren huzurunu, hizmetkarlığını yaptığı yahudi lobisinin hoyratlığına teslim eden Haçlı Batı İttifakı, Anadolu'daki köklerini arıyor şimdi.
Hoşgörü bizdense diyaloga varlar. Güçlünün meziyeti olan, zayıfa acziyet gömleği giydiren hoşgörü. F. Gülen gitti, hoşgörü muhabbeti bitmedi. Avrupa Birliği kapısında, Hristiyan olmadığı için, türlü bahanelerle Türkiye'yi bekleten, İnsanlık ailesinden söz edemeyecek kadar geçmişleri ve bugünleri karanlık olan siyonist- Haçlı kalıntısı batı iradesi, şimdi Papa'ya 'küresel ailemizin maslahatı' konulu vaaz verdiriyor. Biz de küresel maslahat! neyi gerektiriyorsa yapmanın sözünü deklare ediyoruz! Bu arada Bilâd-i Şam'da küresel aile yuvamız(!)ın narsist, antisosyal bireyleri toplanmış, en insancıl olan bireyi boğmak, odasına yerleşmekle meşguller.
Papa Francis, 2014'deki Kudüs ziyaretinde, 2. Dünya Savaşında hayatını kaybeden yahudilerin anısına kurulan soykırım müzesini ziyaret etmiş, soykırımdan kurtulan bazı kişilerin elini öpmüş, ağlama duvarında (Burak Duvarı) dua etmişti. Gazze'deki soykırım boyunca şehit olanlara çelenk bırakmadan, kurtulanların ellerini öpmeden öte tarafa gitti. Halefi olacak papaya, İznik vasiyeti yapmıştı da, ölüm sekeratında Gazze vasiyeti aklına gelmemişti demek ki! Bunları yapmak ister miydi peki? -Gazze, sözkonusu medeniyetler ittifakının neresinde yer alır. Sudan'a sadece hristiyanlaştırmak için mi gidilir?-
Yine Papa Francis'in Ağlama (Burak) duvarında yahudi lobiye bağlılığını sunduğu 2014 yılında, İznik Bazilikası, Amerikan Arkeoloji Enstitüsünce, dünya çapındaki en önemli 10 keşiften biri seçiliyordu. kazılara 2015'te başlanıyor, 10 yıllık bir kazı programı yapılıyordu. Birinci Ekümenik Konsil'in toplandığı 325 yılının 1700'üncü yılına yani 2025'e, hem de İznik'in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüne bitirilmesi planlanıyordu. Ama yapı kalıntısı tahminlerin ötesinde fazla bir alana yayıldığı için tamamlanması uzun yıllar alacağı söyleniyor.
AKP iktidarı boyunca 100'e yakın kilise
dünya mirasına kazandırılmış! Bu, Hristiyanlığı köklerine kavuşturma aşkını, Fatih Sultan Mehmet'in Fener Rum patrikanesini, himaye edip güçlendirmesiyle kıyas edip açıklamaya kalkışanlara gülmeli mi ağlamalı mı? Vatikan Katolik kilisesine karşı Fener Ortodoks kilisesini güçlendirip himaye etmek, genç ve güçlü Osmanlı İmparatorluğu'nun cesaretini ve dini toleransını yansıtması bir yana, siyasi ve vizyoner bir manevra idi. Doğu ve batı hristiyanlığının ayrıklığını desteklemek. Siyonist-Haçlı ittifakının insanlık ailesine biçtiği kıymeti özellikle 7 Ekim Aksa Tufanı'ndan bu yana yakînen gördük. Buna rağmen tüm haçlıları bir araya getirmeyi hedefleyen ekümenik hristiyanlığın hayrına, senelerce Anadolu'nun altı oyularak yüz kilise, yüz kök armağan ediliyorsa, yerin üstüne devâsa yüz cami inşaa etmek bir çeşit keffarettir belki!
Selam ile...