Her ne şartta olursa olsun doğrunun yardımcısı her zaman muhakkak Cenabı Allah olduğuna inancımız tamdır.
Ne mutlu böylesi inanç içerisinde hizmet eden ve hizmet üretenlere!
İnançla çalışıp hizmet üretenleri elbette öncelikle Cenabı Allah tarafından takdir edilecektir.
Bütün bunlara rağmen göremeyenlere muhakkak Allah gösterecektir.
Herkesin bildiği bir gerçek asla inkâr edilemez, yalan yanlış sözlerle değiştirilemez, örtbas edilemez.
Güneşe taş atarak ışığını söndüremezsiniz.
Bu durumda olanlar önce kendileri aldanır, sonrada ona inanlar aldanır.
Altının kıymetini en iyi sarraflar anlar.
Hizmet etmenin ve hizmet üretmenin ibadet aşkıyla çalışmanın kıymetini herkes bilemez.
İnsanlara hizmet etmek, üzüntülerine ortak olmak ve onlara yardım etmek siyaseti yahut yaptığı işi araç kılanlara selam olsun.
Ben burada kısa zaman zarfında dünyanın gıpta ettiği ve örnek projelere imza atanları kutluyorum.
Dünyada örnek alınacak ve kılavuz edinilecek cihan nuru, insanlığın kurtarıcısı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(SAV);
Mescitte arkadaşlarıyla beraberdir. İçeri hızla yabancı bir ulak girer. Elinde önemli bir diplomatik mektup bulunmaktadır.
Medine'nin ve Müslümanların tamamen yabancısı olan ulak soluk soluğa sorar.
— Bu halkın efendisi kimdir?
O sırada Hz. Muhammed(SAV) ayaktadır ve oturmakta olan arkadaşlarına kendi elleriyle ikramda bulunmaktadır. Ulağın sorusunu duyunca hiç düşünmeden cevap verir.
— Bir halkın efendisi ona hizmet edendir.
Hiç düşünmeden verilen bu cevapla, ulağın sorusunu cevaplamış, arkadaşlarına ve bütün Müslümanlara nezaket dersi vermiş ve siyaset felsefesine önemli bir prensip koymuştur.
Hz. Mevlana ise;
“ Bin sene okusam,
--- Ne biliyorsun? Diye sorsalar bana;
--- Haddimi bilirim. Derim. Der.
Hizmet eden, hizmet üreten, iş, aşa vesile olanlara selam olsun. Yel kayadan bir şey götüremez.
Son günlerde çokça söz edilen Muhteşem Süleyman’dan dem ile yazımızı bitirelim;
Avrupalının Muhteşem diye andığı Kanuni Sultan Süleyman vasiyet eder;
---Hak vaki olduğunda bu küçük sandığı benimle birlikte mezarıma defin edin! Koca Sultanın defin edileceği zamanda Şeyhülislâma bu vasiyeti bildirilir. Küçük sandığı Şeyhülislama verirlerken kapağı açılır ve içindeki kâğıtlar etrafa saçılır.
Şeyhülislam dökülen kâğıtlara baktığında daha önce Sultana vermiş olduğu fetvaları görür. Sultan;
---Ey Allah’ım! Ben bu dünyada yaptığım bütün işlerimi senin rızana uygun olup olmadığını Şeyhülislama sorarak olurunu alarak yaptım. İşte fetvalarla huzuruna geldim Allah’ım demek manasına geliyor. Kendi kendine mırıldanıyor:
---- Ey Koca Sultan sen kendini kurtardın ya biz ne yaparız?
Yarın sizin sandığınızdan ne dökülecek onu iyi düşünün!..