Her ölüm erken gelen ölümdür. Er ya da geç, genç ya da ihtiyar insanın başına gelen her ölüm erkendir. Her ne kadar ölümü temenni etmeyiniz dense de, ölümün temenni edildiği anlar da vardır.
Ölümü her isteyenin hemen öleceği söz konusu olmadığı gibi, ölümden kaçış da söz konusu değildir.
Bizim için önemli olan, ölüme ve ölümden sonraki hayata, yeniden dirilmeye, ahiret hayatına, hesap ve suale, Cennet ve Cehennem'e, ceza ve mükafata inanmaktır. Bizim için olması gereken ebedî olan, sonsuz olan, gerçek olan ahiret hayatı için hazırlık yapmaktır.
Dünya hayatı, ahiretin tarlasıdır. Burada iyi ya da kötü ne ekmişsek, ahrette onu biçeceğiz.
Evet, önemli olan Allah'ı ve ölümü unutmamaktır. Önemli olan, müslümanca ölebilmek, Salihler arasına katılabilmektir. Önemli olan şairin,
Ölüm, büyük randevu, bilmem nerede, saat kaçta
Tabutum tahtası bilsem hangi ağaçta? şeklinde sorduğu gibi, o büyük randevuya, o büyük buluşmaya, her an hazır olabilmektir.
Yine bir Allah dostunun ölümün bizi nerede yakalayacağı, karşılayacağı belli değil, en iyisi biz onu her an ve her yerde bekleyelim dediği gibi ölümü her an ve her yerde beklemektir.
Her ölüm biraz erkendir ama ölümden kaçış yoktur. Nereye gizlenirsek gizlenelim, nereye kaçarsak kaçalım ölüm bizi bulur ve yakalar. Öyle olunca ölüme biraz Kur'anca, biraz Nebevî söylemce yaklaşmak lazımdır. Ölümü biraz Yunus gibi karşılamak, biraz Mevlâna gibi bakmak lazımdır. Yunus'un,
Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selâm olsun
Bizim için hayır dua,
Edenlere selâm olsun
Ecel büke belimizi,
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi,
Soranlara selâm olsun dediği gibi, ölümü ve hayatı selâmla karşılamak lazım.
***
Yaklaşık üç aylık bir hastalık sürecinden sonra, Bircan'lardan bir canımız olan sevgili Mithat amcamız gözlerini dünyaya kapatıp Hakk'a yürüyünce, aramızdan sessiz ve sedasız ayrılıp gidince Hacıfettah Mezarlığı'nda bulunan sevdiklerinin yanına göç edince, ister istemez bunlar aklıma geldi.
Dünya Hayatı ne kadar da güzel ya da acılarla dolu olsun, ebedî değil, bakî değil, fanî olan bir hayattı. Kavga edecek, hırs gösterecek, birbirimizi kıracak, birbirimize küsecek kadar da uzun değildi.
Bir göz açıp yummuş gibi, bir varmış bir yokmuş gibi bir hayatımız vardı.
O amcam ki insanları, çocukları, hayvanları ve doğayı çok sever, herkesin yardıma koşar, küsleri barıştırmaya çalışır, ülkemizin özellikle içinde yaşadığımız bu güzel şehrin gelişmesini ve kalkınmasını düşünürdü.
O'nun da her insan gibi çileleri vardı.. O'nun da imtihan edildiği sıkıntıları vardı. O'nun da hepimiz gibi hata ve kusurları belki vardı ama herkes O'nun iyiliğine ve güzel ahlâkına şahitti.
Rabbim O'nun da taksiratını affetsin. Mekânı Cennet olsun.
Amcamın hastalığı sürecinde şu dersi çıkardım: Hepimiz ölüme her an hazır olmalıyız. Ecel belimizi bükmeden, dilimizi söyletmeden önce vasiyetimizi yapmalıyız, çevremizdekilerle önceden sıkça helâllaşmalıyız.
Bu arada, amcamın vefatı nedeniyle, uzaktan yakından evimize gelerek, cenaze namazına katılarak, telefon ederek, mesaj göndererek acımızı paylaşan bütün kardeşlerime teşekkür ediyor, kendilerinden Allah Razı Olsun diyorum.
Rabbim bizleri kendi yolundan ayırmasın, bizlere müslümanca bir hayat yaşama ve müslümanca ölme nasip etsin. Bütün ölmüşlerimizi de rahmetiyle kuşatsın.
HEM NALINA HEM MIHINA
SELAHATTİ DEMİRTAŞ'IN DUASI
HDP Lideri Selahattin Demirtaş, Ermeniler için soykırım yaptığımızı iddia edip, ölen Ermenilere Fatiha okumuş, dua etmiş.
Aklına Çanakkale'de şehit olan Kürt ve Türk kardeşlerimiz gelmemiş.
Diyanet'i kaldırmayı da kafaya koymuş.
Demirtaş'ın anne ve babasını televizyonlarda gördük. Anne başörtülü, baba da dindar. Yani kökü kaynağı belli mütedeyyin insanlar.
Marksist, Leninist, Komünist, Zerdüşt, Ermeni, Homoseksüel, Lezbiyen, vatan haini ne varsa partisine dolduran HDP Lideri'nin amacı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Başkanlık yaptırmamak, AK Parti'yi zayıflatmak ve elinden gelse ülkeyi bölmek mi acaba?
Okuduğu Fatiha, O'na ne anlatıyor hiç düşünüp tefekkür etti mi?
Ya Rabbi ! Bizi azıtan ve sapıtan Yahudi ve Hristiyanların yoluna değil de Sana inanan Müminlerin yoluna ilet diye sona eren Fatiha'yı okuyan Demirtaş kimlerin yolunda, kimlerin izinde, kimlerin projesi, kimlerin kucağında ya da koynunda?
Doğrusu merak ediyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
YA İSLÂMLA YÜKSELİR, YA İNKÂRLA ÇÜRÜRSÜN
BU YOL MEZARDA BİTMİYOR, GİTTİĞİNDE GÖRÜRSÜN.
Necip Fazıl Kısakürek
KAMİL BİRCAN,27.04.2015