HER KULLANICI POTANSİYEL BİR SATICIDIR

Abone Ol

Nasıl bir zamandayız bilmiyorum…

Sahi eskiden bu kadar fazla mıydı o saf gençlerin ve çocukların madde tuzağına düşmesi?

Ya çok fazlaydı biz görmüyorduk ya da şu anda işler çığırından çıktı! Bir düşünün; Biz bir Müslüman ülkesiyiz ama Avrupa’dan daha fazla suç oranına sahibiz. Bu nasıl oluyor? Konya’da neden her gün bir madde haberi ile karşılaşıyoruz? Bu noktada istişare edilmesi gereken 2 şey var. Ya bir şeyler eksik yapılıyor ya da YANLIŞ…

Singapur’da madde bağımlılık oranı yüzde 0. Evet doğru okudunuz; yüzde 0! Neden bu böyle peki? Hemen size söyleyeyim. Çünkü caydırıcı cezalar mevcut. Türkiye’de madde kullanımının bu kadar çok artmasındaki en büyük sebeplerden birisi de caydırıcı ceza olmamasıdır. Bunun aksini asla kabul etmem. Tamam bu konu içerisine; sevgisizlik, şiddet, merak, kötü arkadaş ve kötü aile gibi unsurlar girse de, bir ülkede caydırıcı ceza yoksa orası en fazla suç işlenen ülke olmaya mahkumdur.

Düşünebiliyor musunuz, madde kullanma yaşı 14’e kadar düştü. Belki daha küçük yaşlardaki çocuklar bile kullanıyor. E tabi her kullanıcı potansiyel bir satıcı olduğu için madde kullanan genç sayısı kar topu misali büyüyor. Bu durum ne zaman son bulur bilmem ama nasıl son bulması gerektiği bariz bellidir ve sıkı yönetimler şarttır!

Bu konuda alanında uzman olan kişiler, madde bağımlısı olan gençlerin çoğunun kötü bir aileye sahip olduğunu söylerken her kullanıcının eninde sonunda satıcıya da dönüştüğünü vurguluyor. Yani madde bağımlılığı konusunda ailelerin de çok büyük payı olduğunu anlıyoruz. Nasrettin Hoca bir gün çocuğu elinde testiyle çeşmeye giderken ona vurmuş. Nasrettin Hoca’nın eşi de, “niye durup dururken vurdun, testiyi kırmadı bile” demiş. Hoca da, “ah be hanım, testi kırıldıktan sonra vursam ne vurmasam ne” demiş. Yani kıssadan hisse, bir şeyler için geç olmadan çocuklarınızın bu madde bataklığına girmesine asla müsaade etmeyin. Onlara şiddet uygulayın demiyorum. Onlara şefkat gösterin diyorum…