HAY'DAN GELEN HU'YA GİDER, SUDAN GELEN SUYA GİDER
Bizim inançlarımızda, alın teriyle rızkımızı elde etmek çok önemlidir. Yani helal kazanç elde etmek, kazandığımıza haram karıştırmamak gerektir. Servetin bereketi de kazancın temizliğindedir.
Kul hakkı yemeden, başkasının hakkına tecavüz etmeden, aldatmadan, meşru olmayan yollara tevessül etmeden, alet olmadan, girmeden rızkımızı elde etmekle sorumluyuz.
Bu davranış hem toplumsal barışı sağlayacak, hem de bizlere sayısız nimetler veren yaratıcımız olan Rabbimizi hoşnut edecektir. Kazanıcımız bereketlenecektir. Kazancımız korunacaktır.
Bir insanın nasıl para kazandığını görmek isterseniz, nereye ve nasıl para harcadığına bakınız sözü pek manidardır.
Başlık olarak yazdığım Hay'dan gelen Hu'ya gider, sudan gelen suya gider deyimi ise halk arasında söylenen pek meşhur bir deyimdir. Kendine ait bir geçmişi, hoş bir hikâyesi vardır. Şöyle ki:
İstanbul'un eski yıllarında kazancını süt satarak elde eden, geçimini süt satarak sürdüren bir sütçü vardır. Kapıdan süt satma geleneği azalsa da hâlâ devam etmektedir.
Bu sütçü amcamız diyelim, sattığı sütün içine nerdeyse yarısına kadar da su ilave eder, yani süte su karıştırırmış. Kazanıp biriktirdiği paralarla Hacc ibadetini yapmaya Mekke ve Medine'ye gitmeye karar vermiş.
Tabii, o yıllarda bu günkü gibi uçak yok, otobüs yok, tren yok. Ya kara yolundan kervanlarla, ya da deniz yolundan gemiyle gidecek. Gemiyle gitmeye niyetlenmiş. Hac ibadetini yerine getirmek için o günkü şartlarda bir gemiye binmiş.
Gemide diğer yolcularla birlikte yolculuk ederken, gemide bulunan, geminin kaptanına ait olan bir maymunla hoşça vakit geçiriyorlarmış.
Sütçü amca bir gün, yolculuk sırasında bir kenara oturmuş, cebindeki para kesesini çıkarmış, içindeki paraları sayarken, maymun hızla yaklaşmış, elindeki keseyi kaptığı gibi geminin direğinin en üst noktasına ulaşmış, oturmuş.
Eline aldığı kesenin içinden altınları çıkarıp birini geminin içine, birini de denizin içine atmaya başlamış.
Sütçü amcamız feryat etse de yardım edin, paralarımı, altınlarımı aldı, suya atıyor, yardım edin ne olur diye bağırsa da kimse maymunun yanına ulaşamamış. Nihayetinde maymun elindeki kesenin yarısını geminin içine, yarısını da denizin derinliklerine fırlatıp atmış ve yerine geri dönmüş,.
Sütçü amcamız geminin içine düşenleri toplayıp üzülürken, göz yaşı dökerken, nur yüzlü ak sakallı bir yolcu yaklaşmış, üzülmemesini söylemiş ve sormuş:
-Evladım sen ne iş yapardın İstanbul'da?
- Süt satardım.
- Doğruyu söyle, süte su katar mıydın?
- Evet, evet,
- Ne kadar katardın peki?
- Yarısı kadar.
- Bak evladım, sen aslında maymuna teşekkür etmelisin. O senin paranı kirlerden temizlemiş oldu. Hay'dan gelen Hu'ya gitti, sudan gelen de suya gitti.
Ha bir de şu var, aldattığın insanlarla da helalleşmen gerekirdi. Bunu yapıp yapmadığını da bilmiyorum.
Hikâyemiz, kıssamız böyle. Bize düşen kıssadan hisse çıkarmaktır.
Hepimiz bu dünya hayatında rızkımızı elde etmek için çalışıyor, gayret ediyoruz. Gece gündüz çabalıyoruz.
İnsan için ancak, çalıştığının karşılığı vardır hakikatini de biliyoruz.
Ama kazancımızın nasıl olduğuna, helâl mi haram mı olduğuna, kul hakkının karışıp karışmadığına dikkat ediyor muyuz?
Unutmayalım ki, bazen haram paralar bir gün ya doktor parası, ya avukat parası, Allah göstermesin ya bir trafik kazası veya doğal afet vesilesiyle elimizden çıkabilir. Bazen de başka bir hikmetten ya da sebepten, doğrusunu Allah bilir.
HEM NALINA HEM MIHINA
NÖBET MESELESİ
Ermenek'teki maden kazası sebebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın günlerce orada nöbet tuttuğunu yazmış Orada Taner Yıldız'dan başka bir Konya ya da Karaman Milletvekili var mı? diye sormuştum.
Karaman Milletvekili ve Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan'ın da orada zaman zaman bulunduğunu öğrendim. Kendisine geçmiş olsun diyor ve teşekkür ediyorum.
Benim amacım daha çok Konya'nın iktidar ve muhalefete ait milletvekilleri idi.
Şu da var. Eğer sayın vekillerimizin daha önemli görevleri var da onun için halkın arasında görünmüyorlarsa ona da bir şey diyemem.
NİKÂH TAZELEMEK
AKPARTİ İl Başkanı Ahmet Sorgun, ilçe kongreleri ile ilgili yaptığı açıklamada Halkımızla yeniden nikâh tazeliyoruz demiş.
Nikâh tazelemeyi bir türlü anlamıyorum. Hocalarımız da camilerde yıllardır, özellikle Cuma geceleri, cemaate topluca koro halinde yaptırırlar.
Bu nikâh, nasıl bir nikâh ki bayatlıyor ve tazeleme ihtiyacı duyuyoruz.
AK Parti'den ya da başka bir partiden vazgeçince insanlar, partisinden boşanıp nikâhsız mı yaşıyorlar?
KERTENKELE- KERTİLENKELE
- Duydun mu kamuoyunda günlerdir ATV' de yayınlanan KERTENKELE dizisi tartışılıyormuş?
- Kimler tartışıyormuş Hocam?
- KERTİLENKELE'LER.
GÜNÜN SÖZÜ
HÜKÜMDAR HAKSIZ OLARAK BİR KÖYLÜDEN YUMURTA ALIRSA, ADAMLARI KÖYLÜNÜN BÜTÜN TAVUKLARINI ALIR.
SA'Dİ