İnsanın hayatta kalabilmesi için hava sen ise su da odur. Su olmazsa yaşam devam etmez, sürdürülemez. Su az olursa hayat bir şekilde sürer ama bu çileli bir yolculuk olur. Hayati önem taşıyan suyun değerini çok iyi bilmemiz gerekiyor.
Susuzluğun, kuraklığın ne denli sıkıntılar yaşatabileceğini son dönemde iyiden iyiye hissetmeye başladık.
Tarımın başkenti Konya, Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip şehir. Mevsimlerde yaşanan değişim, yıllardır kış yağışlarının yaşanmaması, tarımda büyük ölçüde kullanılan yeraltı sularının artık tükenme noktasına gelmesi, bilinçsiz su tüketimi derken susuzluk kapımıza dayandı.
Konya Ovası’nda su ihtiyacının büyük bir kısmı yeraltı sularından karşılanıyor. Ancak bu sular da tükenme noktasına gelmiştir. Buna kaçak kuyuları da eklersek kriz günden güne derinleşerek büyüyor.
Yeraltı sularının tükenme noktasına gelmesi obruk sayısının artmasına ve tarım alanlarının daha çok tehdit altında olmasına neden oluyor.
Genelde Karapınar bölgesinde görülen obruklar, diğer bölgelere de yayılmaya başladı.
Ovanın, ülkenin ve çocuklarımızın geleceğini düşünüyorsak su sorununa bir çözüm bulunması gerekir.
Bireysel bilincin yanında yönetimin de acil olarak su sorununun çözümü noktasında önemli adımlar atması gerekir.
Tarımsal üretim için en azından Konya Ovası’na dış havzalardan su getirilmesi projesinin biran önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Daha geç olmadan suyun kıymetini bilmemiz gerekiyor.