Bir sabah aynaya bakıyoruz…
Biraz kilo almışız.
Biraz daha çabuk yoruluyoruz.
Belimiz, dizimiz, boynumuz derken ağrımayan yer kalmıyor.
Sonra hastaneye gidiyoruz.
İlaçlar, tahliller, raporlar…
Ama kimse şu soruyu sormuyor:
Biz ne zaman bu kadar hareketsiz bir toplum olduk?
Sağlık Bakanlığı ve TÜİK verileri çok net söylüyor:
Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık %70’i yeterince hareket etmiyor.
Her 3 kişiden 2’si düzenli yürüyüş bile yapmıyor.
Yine resmi verilere göre:
• Türkiye’de her 3 yetişkinden 1’i obez,
• Her 3 kişiden 1’inde yüksek tansiyon,
• Her 10 kişiden 1’inde şeker hastalığı var.
Ve uzmanların ortak görüşü şu:
Bu hastalıkların büyük bölümü ilaçtan değil, hareketsizlikten kaynaklanıyor.
Bilim Ne Diyor?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) diyor ki:
Hareketsizlik, dünyada en önemli ilk 5 ölüm sebebi arasında.
Aynı bilimsel raporlara göre:
Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapan kişilerde:
• Kalp krizi riski %30–35 azalıyor,
• Tip 2 diyabet riski %40’a kadar düşüyor,
• Depresyon ve anksiyete belirgin şekilde azalıyor,
• Kemik ve kas kaybı ciddi şekilde yavaşlıyor.
Yani:
Yürümek bile, birçok ilacın yaptığı işi birlikte yapıyor.
Ama Biz Ne Yapıyoruz?
• 2 kat merdiven çıkmamak için asansör bekliyoruz.
• 300 metre yol için arabaya biniyoruz.
• Akşam eve gelince koltuğa çöküyoruz.
Sonra da:
“Niye kilo aldım?”
“Niye belim ağrıyor?”
“Niye çabuk yoruluyorum?”
“Niye mutsuzum?”
Cevap çok basit:
Çünkü bedenimizi kullanmıyoruz.
İnsan bedeni oturmak için değil, hareket etmek için yaratıldı.
Kullanılmayan her kas, her eklem, her sistem zamanla paslanır.
Türkiye Hastalıkla Değil, Hareketsizlikle Mücadele Ediyor
Bugün sağlık harcamalarının büyük bölümü:
• Kalp hastalıklarına,
• Şeker hastalığına,
• Obeziteye,
• Bel–boyun fıtıklarına gidiyor.
Oysa uzmanların söylediği çok net:
Bu hastalıkların çok büyük kısmı düzenli hareketle önlenebilir.
Yani biz:
Hastalıkları tedavi etmeye milyarlar harcıyoruz,
ama sağlığı korumayı ihmal ediyoruz.
Spor Dediğimiz Şey Sandığınız Kadar Zor Değil
Spor deyince gözünüzde:
• Salonlar,
• Ağırlıklar,
• Profesyonel sporcular canlanmasın.
Bazen:
• Günde 30 dakika yürüyüş,
• Bazen merdiven kullanmak,
• Bazen akşamları küçük egzersizler yapmak bile hayatı değiştirir.
İlacı sadece eczanede aramayalım.
Biraz da parkta, sokakta, yürüyüş yolunda arayalım bizi olduğumuzda daha sağlıklı kılacak harekette bilinçli spor eylemlerinde arayalım.
Çünkü:
Türkiye yürümüyor. Türkiye yoruluyor.
Ve şunu unutmayalım:
Bedenimiz bizim ömürlük evimizdir.
Ona bakmazsak, bir gün bizi yarı yolda bırakır.