Haftanın kritiği

Abone Ol

Acısıyla tatlısıyla bir Mayıs ayının ve bir bahar mevsiminin daha sonuna geldik. 

Takvim yapraklarından bir tanesi daha eksildi.

Yaz mevsiminin başlangıcı olan Haziran ayının ilk Pazartesi gününden, Yenigün'den herkese merhabalar.

Yeni bir haftaya daha umutla ve heyecanla başlıyoruz!

Bugünkü yazımızda, geçtiğimiz hafta gazeteniz Yenigün'ün gündeme taşıdığı bazı haberlerden bahsedeceğim.

Geçtiğimiz Salı günü gazetemizin manşetinde yer alan haber, “Kan ekersek, can bitecek” başlığı ile verdiğimiz ve kesimhanelerde kesilen hayvanların kanlarının heba edilmesi yerine İslami şartlarda kurutularak gübre olarak değerlendirilmesi yönündeydi.

Bununla ilgili Afyonkarahisar'da bir girişimci tesis kurmuş. Kanı kurutacak ve ekonomiye kazandıracak olan makineleri de Konya imal etmiş. Afyonkarahisar'daki kesimhanelerden temin edilen kan, 2 gün gibi kısa bir sürede işlenerek, tekrar ekonomiye kazandırılmış.

Firma şimdi Konya'nın kanını da istiyor

Konya'da çok sayıda kesimhane olduğunu belirten firma yetkilisi, büyükbaş bir hayvandan ortalama 15-17 litre temiz kan aktığını bildiriyor. Bu kanın boşa gitmemesi gerektiğini belirterek, Konya'daki firmalardan da gerekli altyapıyı oluşturmalarını ve kanı Afyonkarahisar'daki kan işleme tesislerine göndermelerini istemiş. Bu kan kurutulduktan sonra yem hammaddesi olarak değerlendiriliyormuş.

Konya'daki firmaların da bakış açısı olumlu olmuş. Ancak kanın toplanması için Konya Büyükşehir Belediyesi'nin devreye girmesi gerekiyor. Çok sayıda kesimhanede kesilen hayvanların kanının Konya Büyükşehir Belediyesi'nin maharetiyle toplanması ve Afyonkarahisar'a gönderilmesi isteniyor.

Nasıl ki, tıbbi atıkların doğaya ve insana zarar vermesini önlemek için Büyükşehir Belediyesi tıbbi atıkları topluyor, kanı da fevkalade toplayabilir. 

Gazetemizin dikkat çeken bir diğer haberi de işletmelerin tabelalarında dikkat çekmek isterken farkında olmadan Hıristiyan kültürüne hizmet etmeleriydi. Haçlı zihniyetine 'dur' diyen bu topraklarda Haç işaretinin bir işyerinin tabelasında yer bulması elbette ki kabul edilemezdi. Bu haberi yaparken bizi anlayışla karşılayan ve farkında olmadan böyle bir tabela yaptırdığını belirten işletme yetkilisine ve gösterdiğimiz duyarlılık nedeniyle bizi tebrik eden okurlarımıza biz de teşekkür ediyoruz. 

Haftanın önemli haberlerinden biri helaların alaturkadan alafrangaya dönüşüyor olmasıydı. Yenigün okurları, birinci sayfada kocaman bir klozet fotoğrafı görünce başta anlam veremeseler de haberin ayrıntılarını okuyunca meseleyi anladı. Kültürümüzde yeri olmayan alafranga tuvaletler, temizlik ve hijyen konusunda da gerçekten sınıfta kalıyor. Bu konuyu dile getirmek bize, takdir etmek siz değerli okuyucularımıza düştü. 

Son bir konu daha!

Anadolu Gençlik Derneği, Türkiye genelinde organize olarak önemli iki organizasyona imza attı. Bunlardan ilki, cumartesi sabahı Ayasofya'nın avlusunda sabah namazı kılmak; ikincisi ise Mekke'nin Fethi'nin 561. yıldönümünü Kocaeli İsmet Paşa Stadyumu'nda kutlamaktı. İnşallah, Ayasofya'nın avlusundan içeri girilip namaz Ayasofya Camii'nin içerisinde de kılınır. Ve inşallah, 2004 yılından bu yana fetih kutlamalarına ev sahipliği yapmayan Konya aradan geçen 11 yılın ardından önümüzdeki yıl fethe ev sahipliği yapar.

Mesnevi'den:

“Nar alacaksan gülenini al ki sana (içindeki) tanesinden haber versin.”