Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz Cumartesi Konya’daydı. Ama bu sefer HAS Parti Genel Başkanı olarak değil, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla…
Aldı yanına AK Parti il yönetimi ve milletvekillerini sanki 2002’den beri partinin içindeymiş gibi nutuk attı.
İktidar partisi içinde artan forsu ile “Dün dünde kaldı can cağızım yeni şeyler söylemek lazım” felsefeninin arkasına saklandı...
İktidar partisi içinde olmayı içine sindirmiş ki HAS'ın genel başkanıyken söylediklerini bir anda unuttu.
Çattı CHP’ye, çattı MHP’ye, “Böyle muhalefetlik olmaz, böyle siyaset yapılmaz” cümleleri döküldü ağzından…
Çok değil 2 yıl önce verip veriştirdiği AK Parti ile sorunlarından uzuklaşmış Türkiye'nin kurulacağını bahsetti.
Terörün bittiği, 12 Eylül'ün kökünün kazındığı, ekonomik refahın sağlandığı, gençlerin gelecekten umutlu olduğu yarınların Türkiye'sini oluşturacaklarını söyledi...
HAS'ın lideriyken ise tam tersini söylüyordu. Kısa bir hatırlatmada bulunacak olursak 20 Mart 2011 tarihinde AK Parti'ye en ağır eleştiriyi parti binasının açılışında yapmıştı. Başbakan'ın 'Ben 2 partili bir sistem istiyorum' sözlerine çok kızarak, “Sayın Başbakan, çok istiyorsanız 2 parti fazladır, bütün partileri kapatalım siz tek başınıza siyasetçilik oynayın'' demişti. 1 yıl sonra “Başbakan haklıymış” dedi ve partisini fesh edip, AK Parti saflarına katıldı...
12 Eylül konusunda hükümetin her zaman mazeret ürettiğini öne sürdü, AK Parti'yi statükoculukla suçladı, CHP'yi yapıyoruz gibi davranmakla. Bugün statükonun içinde kendisi de yer aldı!...
Kişi başı milli gelirin 10 bin dolar söylentilerini uydurma olarak değerlendirdi. Türkiye'de hiçbir dönemde görülmediği kadar gelir dağılımı adaletsizliğin arttığını vurguladı. Başbakan'ın üniversite mezunlarına hitaben, “Ben size iş bulmak zorunda değilim” sözünü, hükümetin gündeminde, aklında, fikrinde gençlerin olmadığı yönünde değerlendirdi. Şimdi ise gelir adaletsizliğini yapanların içinde yer aldı. Gençleri de boşveren, partiye geçti...
AK Parti'nin ekonomi modelini eleştirdi. “AK Parti kürsüde oyun oynuyor. IMF'nin, egemen güçlerin, Dünya Bankası'nın oyununu oynuyor. Milleti iktidara taşımak için zor yollarda ilerliyoruz. İktidar partisi pusulasız bir gemi” dedi. Şu anda ise milleti iktidara taşımak için zoru değil kolay yolu seçip pusulasız gemiye bindi, küresel güçlerin oyununa dahil oldu...
Anadolu'nun şehirlerin de “Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğiz” diye haykıran Kurtulmuş, iş koltuk olunca harunluğu da unuttu, karunluğu da. Siyasetin cilvesi bu olsa gerek...
Basın toplantısında AK Parti'yle ülkenin refaha, huzura kavuşacağını aktaran Kurtulmuş, gazetecilerin HAS Parti'den AK Parti'ye geçerken Genel Başkan Yardımcılığı'nı düşünüyor muydunuz sorusuna ise kaçamak cevap verdi:
“Ben yeni bir siyasetçi değilim. Siyaset yaparken, ben ne olacağım, kapımın önünde hangi ünvan yazacak diye düşünmedim. Benim için nerede olacağım değil, ne yapacağım önemlidir.”
Bir anlamda oportünist bir yapıda olduğuna işaret ediyor. “Menfaatim gereği bugün AK Parti'ye geçtim, yarın başkasına geçerim. Önemli olan yapacaklarım.” Ne yapacağını zaman gösterecek. Ancak geçmişte yaptıkları, gelecekte yapacakların göstergesi olduğu için çok fazla beklentinin içine de girmemek gerek...
Bu arada Kurtulmuş, tüm partileri kapatsanız, CHP yüzde 30 oy alamaz ifadesini kullandı. Acaba tüm partiler kapatılsa, HAS Parti kaç oy alabilirdi? AK Parti saflarına geçmesi bunun cevabını veriyor...
Her şeye rağmen İnönü'nün sevdiğim bir sözü var; “Hadi canım sende...”