BÖLGE

HAÇLA SALDIRI

Artı mı haç mı?Ekranlarda, reklamlarda üstümüze üstümüze gelen bu işaretler neyin nesi? Sadece ticari amaç ve pozitif imaj oluşturma çabası olarak görebilir miyiz?

Abone Ol

OBEZ ZİHİNLER -1 MİSYONER KÜLTÜR İÇİN TIKLAYINIZ 

 

OBEZ ZİHİNLER -2 HAÇLA SALDIRI İÇİN TIKLAYINIZ 

 

OBEZ ZİHİNLER -3 TEYZİF, TAHFİF, TAHKİR! İÇİN TIKLAYINIZ 

 

OBEZ ZİHİNLER -4 'VATANI DA BEYNİMİZİ DE İŞGAL ETTİRMEYİZ' PDF DOSYALARI İÇİN TIKLAYINIZ ...

 

Feraset doğruyu gösterir

Ne olduğundan büyük görelim ne de olduğundan daha küçük gösterelim. Müslüman feraset sahibidir. Doğruyla yanlışı, iyi niyetle oyunu ayırt eder.

 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

Sözün kısası şu;

Her gördüğünüzü artı sanmayın, haçlının ve gafilin oyununa kanmayın

 

Zaman zaman tereddüte düştüğüm, ifrat-tefrit çizgisinde ihlal yaptığımı düşündüğüm, 'hayır bu kadar da olmaz abartıyorsun' dediğim konu. 

Beynimi kemiren, kendimi kontrol etmeye çalıştığım ancak ne kadar zorlasam da bu kadarının tesadüf olamayacağı kanaatine kesin olarak vardığım konu.

Aslında bu çalışma da tam buradan başladı. Ekranlarda, internet ortamında, yazılı mecralarda uçuşup duran, 'burada bir bit yeniği var' dedirten '+'lardan başladı. Artı demek istiyordum. 'Artının İngilizcesi 'plus'ı kastediyorlardır' diye inandırmak istiyordum kendimi. Ve fakat olmuyordu. İlla ki bir noktadan açık veriyordu. İz sürmeye başladığım zaman anladım ki, bir kısmı masumca, bir kısmı kaygısızca, bir kısmı tasarımcılarca, bir kısmı modacılarca da olsa buz gibi haçla imtihan oluyorduk. 'Benzemeyiniz' buyruğuna rağmen, yavaş yavaş, kurbağanın soğuk suyla dolu tencereye atılıp kaynadığını fark etmediği gibi haça alıştırılıyorduk. Televizyon ekranlarında olduk olmadık yerlerde uçuşuyordu artılar/haçlar. Amerikan filmlerinde kahramanların boyunlarındaki abartılı kolyeler çok daha masum kalıyordu bu saldırı karşısında. Zira sağdan yaklaşıyorlardı. 'Pozitif' yaklaşıp aksini söyleme konusunda cesaretinizi kırmak istiyorlardı. Özellikle sağlık sektöründe nerede hilalle haçı birbirine yaklaştırıyorlardı. O kadar ki milletin evlatları bu konuda bir kabulle karşı karşıya bırakılıyordu. Bu husustaki ikazlarımız karşısında nerede ise yobazlıkla, dar kafalılıkla suçlandığımız oluyordu. Aşağıda örneğini vereceğimiz tost firmasının işletmecileri ciddi bir karşı koyuşla bizi karşılarken, karot firması makuliyet çerçevesinde konuyu değerlendiriyordu. Anadolujet uçağında kabin görevlilerine ikazımızı, yolcu koltuklarında misafir olan başkaca uçuş görevlileri uluslararası işaret olarak niteliyordu.

İtiraz ediyorum. Şiddetle reddediyorum.

Bizim mücadelemiz, Hakk'la batılın mücadelesi. 

Bizim mücadelemiz haklıyı ezen ceberrutla, ister toprakları ister beyinleri işgal edenlerle.

Tüm nefsi eksiklerimize, belki zaaflarımıza rağmen bu girişimleri ifşa etme görevinde geri durmama kararlılığındayız.

Dilimiz döndüğünce, kalemimiz yazdığı, gücümüz yettiğince açık-örtülü 'mision'lara karşı asabiyetimizi koruyacağız. 

Gevşemeyeceğiz.

Nasıl ki o Avrupa Birliği ile bahar zamanlarında Sultanşah'a kadar tasallut eden Güney Koreli 'mision' sahipleri gencecik liselilerimize çiçekle yaklaşmaya çalıştıklarında sesimizi yükseltmişsek yine öyle yapacağız.

Geçen haftadan hatırlayacak olursak;

Vatan topraklarımız Yahudilerce arz-ı mev'ut (Vadedilmiş topraklar), Hıristiyanlarca da yitik vatan olarak görülmektedir ve hedef tahtasındadır.

Vatanımızdan edilme konusunda da birbirlerine destek vermektedirler. Biri arz-ı mev'ut önünde engel olarak bizi görürken, diğeri Armageddon -(Kıyamet Savaşı)/ Hz. İsa'yı yeryüzüne indirecek ve kendilerini cennetlik edecek savaş – için topraklarımızı ateşe verme konusunda sabırsızdır. Ve terör yolu ile bu yolda ilerlediklerini düşünmektedirler. Bu noktada Amerika'nın Evanjelik Neo-Conları ile Vatikan'ın yeni misyonerlik modeli Dinlerarası Diyalog ve inkültürasyon yöntemleri, Patrik efendinin ekümeniklik hayali farklı farklı gözükse de son tahlilde hedef aynı kapıya dayanmaktadır.

Hedef, önce inanç ve değerlerden koparmak, boşa, boşluğa çıkarmak sonra Hıristiyan/gibileştirmek sonra kendileştirmektir.

Obez zihinler kavramı da meseleyi anlamaya ve anlatmaya dönük olarak ortaya koyduğumuz bir kavram. Yozlaşmanın toplum hayatı ve kişinin kimliğini koruma anlamında AIDS benzeri sonuç doğurduğu tespitinde bulunuyoruz. AIDS nasıl ki bağışıklık sistemini çökerterek bünyeyi hastalıklara açık hale getiriyor ve ölüme sürüklüyorsa, yozlaşma ve inkütürasyon politikaları da toplum hayatı, sosyal barış, milleti millet, ümmeti ümmet yapan değerlerin sürdürülebilirliği açısından benzer sonuçları doğruyor. 

Bu hafta da misyoner kültürün günlük hayatımıza yansımaları üzerinde duracağız. Anlama çabalarımızı sürdüreceğiz.

Geçen hafta öne çıkarılan günler arasında 1 Nisan'a dikkat çekmiştik. Ne kadar isabetli bir zamanda ikazda bulunduğumuzu görmüş olduk.

Geçtiğimiz hafta üç ayların gelişini kutladı Konya. Bu coğrafyadaki en görkemli, en güzel kutlama idi. Bu konuda gayretini esirgemeyen mahalli idarelerin başta başkanları ve emeği geçenlere içtenlikle teşekkür etmek isterim. Akın dostlarımdan içinde kasabaların oturduğu sitelerde yöneticilik yapanlar var. Sevgili dostlarla hasbihalimize  İslami duyarlılığa sahip görünümde endam eyleyen -hani şu meşhur, 'evde İslamcı, araçta muhafazakar, işyerinde kapatalist' tipler var ya onlardan –canımı acıtan, buğzumu bileyen, geçmişi hatırlatan telefonuyla zehir ekti. Beyefendi, bahçede Fener Alayı ile bir geleneği yaşatan, geleceği kuran çocukların gürültüsünden rahatsız olmuşmuş. Hadi ordan be! Siz değil misiniz meskeninin kapısının dibine, burnunun ortasına ruhsatsız kafecik açanları kışkırtan, olmamışı olmuş, söylenmemişi söylenmiş gibi gösteren sonra da rezil olan! Çocuklar bir gün üç ayları belki biraz gürültülü kutlarken rahatsız oluyorsun da meskeninde huzur isteyen insanların sükûnetine bomba konulmasına nasıl rıza gösteriyorsun, iftira ediyorsun? 

Geçtik.

Giriş bölümünün sonunda, Konya Dosyaları konusunda değerli fikirlerini dünkü Yenigün'de (http://www.konyayenigun.com/Kamil_Ugurlu_Yenigunun_Sagduyulu_Ferydi_yazi6815.html) sizlerle paylaşma lütfunda bulunan, bir Selçuklu Alpereni, İstanbul Beyefendisi, siyasetçi ve bürokrat kimliklerinden öte Konya Sevdalısı ve Kültür Adamı olarak tanımaktan mutlu olduğum Kamil Uğurlu Hocama/Ağabeyime teşekkür etmek isterim. Konya aşkımızı, derdimizi, ufkumuzu anlayan, bu söylenenlerin fevkinde birikime sahip bir üstadın değerlendirmeleri bizim için önemli olmakla beraber yorgunluklarımızı alıcı ve boşa kafa patlatmadığımızı idrak ettirici olmuştur. Bu satırları 'fazla' bulanlar olabilir. Ve fakat bilinsin ki; ne Hocam'ın bizden beklentisi ne bendenizin Hocamız'dan beklentisi yoktur. Hayır dua ve hayırlı fikirde/işte birlikte olmaktan başka.

Hakikaten öyle çoraklaşmış bir vasattayız ki insanlar birbirlerini  etkisizleştirme çabasında, bilmiyormuş, görmüyormuş, duymuyormuş gibi davranmada olağanüstü beceri kazanmış durumda. Üşüdüğüm, iğreti olduğum, hissettiğim anda terk etmek, böylesi ortam ihtimali konusunda endişe duyduğumda hiç dahil olmadığım kaypak, sun'i ortamlar. Poker yüzleri ile karşılama ve sirke yüzlerle uğurlamalar. 

Nerede hasbi, harbi günlerimiz!

Hesabiliklerden yıldığımız bir ortamda, Kamil Hocamız'ın yaklaşımı bize vaha gibi geldi doğrusu. 

Biraz uzatma pahasına üzerinde kafa yorduğumuz konumuz açısından, savrulmaların bizi getirdiği noktaya işaret açısından tamamen konu dışına çıkmadığımızı düşünüyorum.

 

HAÇ NEDİR?

İslam Ansiklopedisi'nde yer aldığı şekliyle haç işareti üzerinde duralım.

Haç kelimesi Türkçe'ye Ermenice'den geçmiştir. Batı dillerinde haç karşılığı olarak Latince crux köküne dayanan cross (ing.) croix(Fr.) ve kreuz (Alm.) kelimeleri kullanılır. Grekçe'si stavros olup Türkçe'ye istavroz biçiminde girmiştir. Grekçe'de stavros başlangıçta Homeros'un da kullandığı şekliyle "Direk, sivri uçlu kazık, sırık" anlamına gelirken daha sonra haç karşılığında kullanılmıştır. Kelimenin İbranice'si talah. Arapça'sı Salib, Farsça'sı "Dört çivi" anlamında çehar mıhtır. Son terkip Türkçe'ye çarmıh olarak geçmiştir ki bu bir idam şeklidir. 

HAÇ ÇEŞİTLERİ

Tarih öncesi dönemlerden bugüne kadar, başta Hıristiyanlık olmak üzere pek çok din ve öğretide geniş sembolik değeri bulunan haçın değişik şekilleri olup başlıcaları şunlardır; 

  • Grek haçı: Bu haçın kolları birbirine eşittir. 
  • Latin Haçı: Bu haçın alt kısmı uzundur.
  • Tau Haçı: Bu Haç "T" şeklinde olup buna "St. Antony Haçı" da denilmektedir. 
  • St. Andrew Haçı: Birbirine çapraz iki koldan oluşmaktadır. 
  • Kulplu Haç: Bu haç Latin Haçı şeklindedir fakat üst kısmı ovaldir.
  • Gamalı Haç: Grek haçı şeklinde olup, kolları Grek alfabesindeki Gama harfine benzemektedir. 
  • Malta Haçı: Dört kolu eşit ve uçları çentiklidir. 
  • Lorraine Haçı: Yatay iki veya üç kolu bulunan haçtır. 
  • Kelt Haçı: Latin Haçı biçimindedir fakat kolların kesiştiği yer daire içinde bulunmaktadır. 
  • Peter Haçı: Latin Haçının ters şeklidir. 
  • Papalık Haçı: Latin Haçı biçiminde ise de üç adet yatay kolu vardır. 

Hıristiyanlık'ta haç en önemli dini-ikonografik şekil ve semboldür. Hıristiyan inancına göre çarmıha gerilmek suretiyle Haçta can veren Hz. İsa insanlığın asli günahına kefaret olmak üzere kendini feda ettiği için haç onun kurban oluşunun sembolüdür. Bununla birlikte haçın bu sembolik yorumu Hıristiyanlığa Yahudi zealotlardan geçmiş olmalıdır. Zira zealotlar arasında haç şehit oluşun sembolüydü. İsa, haçı kendisi ve İncil uğruna canını feda etmenin, sembolü olarak değerlendirmiştir. Bu fedakarlığın amacı, insanlığın kurtuluşu olduğu için haç kurtuluşun da sembolüdür. Hz. İsa'nın çarmıha gerilme olayının bir alameti ve hatırası olarak görüp kutsal saydıkları haça karşı Müslümanların tepkisi, dini bir sembole tepkiden ziyade bu yanlış bilgi ve inancın eleştirisi anlamı taşır. Öte yandan haça saygı gösterilmesi İslam toplumlarında bir putperestlik davranışı gibi algılanmış ve bu sebeple haçın sembolize ettiği inancı kabul anlamına gelecek davranışlardan Müslümanları uzak tutma konusunda büyük hassasiyet gösterilmiştir. Hz. Peygamber'in, "Bir topluma benzeyen kimse onlardan sayılır" mealindeki hadisine dayanılarak gayrimüslimlerin inançlarının ifadesi olarak kıyafet ve sembollerin kullanılması Müslümanlara yasaklanmıştır. Bundan dolayı haç takılması haram kabul edilmiştir. Elbise, para, yüzük gibi şeylerde haç sembolünün yer alması en azından mekruh sayılmıştır. Ayrıca haçla ve üzerinde haç işareti bulunan maddelerle ilgili üretim, dağıtım, satım vb. işlemler; içki, domuz eti gibi İslam'a göre haram olan eşya ya da mal bağlamında değerlendirilmiştir.  

 

TOPLUMUN ÖNÜNDEKİ KİŞİLERİN EN BASİTİNDEN ÖZENSİZLİĞİ

 

HÜLYA AVŞAR

Magazin basının ve programlarının her daim ilgi odağı olan şarkıcı-televizyoncu boynunda zaman zaman haçlı kolyelerle endam etmekten hiç çekinmiyor.

 

SEREN SERENGİL

2004 yılında yayınlanan Ünlüler Çiftliği programına seren Serengil haçlı kıyafeti ile geliyor.

 

 

ÇAĞLA ŞİKEL

Birden fazla kez boynuna haç ve benzeri kolyeler takan Çağla Şikel sonradan bunu inkar etti. Bu da bir şey elbet.

 

 

RAHMİ KOÇ

Türkiye'nin en zengin işadamı denizciliğe olan ilgisi ile bilinir. Teknesi ile dünya turuna hazırlanırken verdiği fotoğrafta kürekler üzerindeki haçlar dikkat çekiyor.

 

 

YONCA EVCİMİK

Yonca Evcimik de kendini haça vuranlardan. Kendini tanıttığı internet sitesinde isminin baş harfini yunan tanrılarının dirgeni ve Yahudi şamdanına benzetmekle kalmamış, soyadındaki C'yi hilale i'lerden ilkinin noktasını  siyon yıldızına, ikincisini ise haça çevirmiş. Bununla da kalmayarak bir haçın önünde diz çökerek poz vermiş.

 

HATAY VE MARDİN

Hatay ve Mardin İslami kimliklerinden ziyade Hıristiyani geçmişleri ve dinlerarası diyalog safsatası ile öne çıkarılan vatan parçaları oldu son yıllarda. Mardin'in köklü İslami geçmişi geriletilirken, Ermeni-Süryani Kilise ve cemaatleri öne sürüldü. Hatay da gerek üretilen logo gerekse korosu ile dinlerarassı diyalog 'rüzgarı'nın etkisi altına alındı.

 

 

TASARIMLARDAKİ '+'LARIN NEYE İŞARET OLDUĞUNA BİR ÖRNEK DE ALMANYA'DAN

Abartıor muyum düşüncemi dengeleyen bir örneği paylaşmak istiyorum. İşte Almanya'nın Türkiye'ye dönük elçiliği vasıtası ile yayınladığı Deutschland Dergisi'nden bir sayfa. Yorumu size bırakıyorum.

 

 

MİMARLAR ODASI'NIN İSTANBULU!

22. Dünya Mimarlar Kongresi'nin tanıtım broşürünün kapağını dikkatinize sunuyorum. Zerresine kadar İslamla yoğrulan İstanbulumuz'un/İslambolumuz'un  Aya İrini'nin haçı ile sembolizesi ne kadar doğru acaba. Üstelik Kültür Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi de amblemini koymaktan çekinmemiş.

 

 

İSTANBUL KOLEKSİYONU

Kütahya Porselen Firmasının İstanbul koleksiyonundaki T'nin '+' olarak tasarlanması ne kadar normal?

 

 

REKLAMCILIK VE TASARIM SEKTÖRÜNÜN YAPTIĞI

Bence haçla saldırının en büyük taşıyıcıları bilerek veya bilmeyerek bizim sektörümüzün mensupları. Gerek yayıncılık sektöründeki tasarımcılar gerekse kıyafet sektöründeki tasarımcılar bilerek veya bilmeyerek haçın yaygınlaşmasına neden oluyorlar. Okan Üniversitesi'nin patronunun gördüğünüz ilanda '+'ları yerleştirme konusunda talepkar olduğunu düşünmüyorum/düşünmek istemiyorum.  Yeni Meram'ın patronunun sigorta haberinde tasarımcıya haç işareti kullan talimatı verdiğini de. Ne var ki başta sağlık sektöründe kullanılan semboller olmak üzere hayatın hemen her alanına ilişkin tasarımlarda '+'lardan kurtulmanın imkanı kalmamış gözüküyor. Alın bir örnek de Aktüel'in kapağından. Çok mu masum sizce?

 

 

REAL MADRİDİN HASSASİYETİ

Real Madrid İslam Ülkeleri'ndeki formalarından haçı kaldırarak bir duyarlılık örneği gösterdi.

 

BARCELONA ÜZERİNDEN HAÇ BOMBARDIMANI

Barcelona formasında haç işareti çok bariz olarak gözüküyor. Takımın başarısını, Messi gibi dünya çapında bir futbol cambazına sahip oluşunu göz ardı etmemekle birlikte hemen her ucuzcu dükkan ve seyyarda bu haçlı formaların bulunuşunu da dikkate şayan olarak değerlendiriyorum.

 

BANKALARDA HAÇ

Bankacılık sektörü haç ile artının birbirine en çok girdiği alan. Ayrım sınırı o kadar zor ki bu konuda ifrat-tefrit çizgisini aşmanız işten bile değil. Finansban'ın İngiliz bayrağında olduğu gibi ikili haçtan oluşan haçı çok açık olarak ortada. Finansbank'ın sermaye kökeni itibari ile bunu gizlemesi için bir neden de yok. Ancak diğer bankaların örneğin Garanti'nin Bonusu konusunda durup düşünmeye ihtiyaç olduğu muhakkak. Günlük hayatın her alanında bolca rastlayabileceğiniz '+'lı reklamlardan örnekleri sizlerin takdirine bırakıyoruz.

 

Denizbank'ın Konyalılara dönük reklamında Beyaz'ın '+'lı yamasına dikkat.

 

ÜLKE BAYRAKLARINDA HAÇ

Dünya üzerinde kurulu 41 ülkenin bayrağında haç işareti bulunmaktadır. Örneğin Almanya'nın bayrağında haç işareti bulunmamakla birlikte silahlı kuvvetleri haçı kullanmaktadır. Hakeza ABD'nin bayrağında haç işareti olmazken, saldırılarını haçlı seferi olarak düzenlediği her fırsatta dile getirilmiştir. Bayrağında haç işareti olan ülkeler şunlardır; Anguilla, Avustralya, Belmuda, Bouvet Adası, Britanya Hakimiyetindeki Hint Okyanusu Bölgesi, Britanya Krallığı (İngiltere), Cook Adaları, Danimarka, Dominik, Dominik Cumhuriyeti, Falkland Adaları, Fiji, Finlandiya, ayrıca bu ülkeye bağlı Aland Adaları, Gürcistan, Hırvatistan, Vatikan, Hollanda Antik Adaları, İzlanda, İsveç, İsviçre, Kayman Adaları, Kokos Adaları, Montserrat, Niue, Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Saint Helena, Saint Pierre ve Miquelon, Slovakya, Saint Georgia ve Güney Sandwich Adaları, Svalbard ve Jan Mayen, Tonga, Turks ve Caicos Adaları, Tuvalu, Virgin Adaları, Yeni Zelanda, Yunanistan. 

 

 

SAĞLIK SEKTÖRÜNDE HAÇLI İŞGAL

Haçın en rahat sızdığı alan sağlık sektörü. İnternette yapacağınız kısa bir tarama ve sağlığa ilişkin aramada inanamayacağınız kadar çok haç işareti ile karşılaşacaksınız. Sağlığa ilişkin konularda kızıl haçtan mülhem haç işaretleri sizi rahat bırakmayacaktır.

 

 

ECZANELERDE BAŞKALAŞIM

Turistik bölgelerde eczanelerin nerede ise hepsinin logoları haçlanmış vaziyette. İstanbul Ataköy'de veya Ankara Tunalı Hilmi'de de haçlı eczaneleri görmek mümkün maalesef. Hele eczanelerin içine girip ürünlere baktığınız zaman durum daha da vahim. Hemen her rafta çok sayıda haçlı ürün bulmak mümkün. Bayer yalnız değil artık!

 

BASIN DERNEĞİNİN ATLADIĞI

Bir basın meslek örgütümüzün düzenlediği seminerin afişini sizlerle paylaşıyoruz. Haç o kadar rahat kullanılır olmuş ki!

 

 

İSLAMCI TELEVİZYONUN SAĞLIK PROGRAMINDA HAÇ

Haçla saldırı o boyuta ulaştı ki artık İslami duyarlılığa sahip yayın organlarında dahi haç sıradanlaştı. İşte çarpıcı bir örnek; Kanal 24'ün sağlık programının arka fonunda yer alan haç işareti.

 

 

ACİL ARAMAYI NASIL YAPIYORUZ?

Taşınabilir telefonlarda acil arama işareti de tahmin edebileceğiniz gibi maalesef haç işareti ile gösteriliyor.

 

 

SOS AMBULANS SERVİSİ

'Biz kendimizi; insan sağlığına hizmet etmeye adamış misyonerler olarak tanımlıyoruz' diyor SOS. Tanıtım bilgilerinde ise doğal afetlerde tamamen gönüllü hizmet veren, insana hizmet eden yardım amaçlı dernek ve programların gönüllü destekçisi notu yer alıyor. Logosunun 'O'sunun içinde de haç işareti yer alıyor.

Kurtlar Vadisi'nin ilk yıllarında ve o dönemdeki kimi dizilerde SOS Ambulanslarını görüyorduk sıklıkla ekranlarda.

 

 

 

SOSYAL MEDYADA HAÇ

AK PARTİ'li bir Konyalı derdini paylaşıyor Facebook arkadaşları ile. Hastasına ilişkin bilgi veriyor. Ne var ki Konya Hospital Hastanesi'ne Amerikan sosyal paylaşım sitesi haçı yerleştiriveriyor!

 

 

BİLGİSAYAR PROGRAMLARI

Microsoft Word programı başta olmak üzere pek çok bilgisayar programında haçın yaygın olarak kullanıldığını görmekteyiz. Program üreticilerinin inançları gereği hemen her fırsatta haçı kullanmaları gerçeği acı gerçeği ile yüzleşmemiz ve kendi programlarımızı üretmemizin önemini idrak etmeliyiz.

 

İşte programın kullanımına ilişkin adımları anlatan metinden bir bölüm;

Microsoft Word programında olduğu gibi yazıları Mouse ile seçin, seçili yazılara biçimlendirme çubuğundaki düğmeler yardımıyla istediğiniz özelliği kazandırın. Bu örnekte başlık Times New Roman, 36, Bold seçildi. Alt kutu yazısı ise Garamond, 32, Bold yapıldı. Hepsi ortalandı. Şimdi metin kutusu özelliklerine bakalım. Metin kutusu seçiliyken cursor çerçeve üzerine getirilirse haç işareti şeklini alır. 

 

 

BİLGİSAYAR OYUNLARI

Her yaştan toplum bireylerinin oynadığı ancak ekseriyetle çocukları hedef alan bilgisayar oyunlarında cami bombalama, Müslümanları terörist gösterme, Müslümanları öldürmeyi ödüllendirme temalarına sıklıkla rastlamak mümkün. Bu vesile ile sanal haçlı seferlerine dikkatinizi bir defa daha çekmiş oluyoruz.

 

 

BOEİNG FENA YAKALANDI

Boeing ve Bell firmaları Amerikan ordusu için ürettiği uçak-helikopterlerin tanıtım animasyonunda kapısında 'Muhammed Camii' yazan ibadethaneyi bombalıyor. Şuuraltının dışa vurumunu ifade eden mizansen, firmaların Müslüman müşterilerinin de olması nedeni ile Pazar kaybı endişesine yol açıyor ve firmalar Müslümanlardan özür dilemek zorunda kalıyor.

 

 

OYUNCAKLARDA HAÇ

Hiç erinmeyin, üşenmeyin en yakın alışveriş merkezi ya da çocuk oyuncak dükkanına bir uğrayın. Detaylı bir araştırma yapmanıza hiç gerek yok. Ambulanslar üzerindeki haçlar hemen gözünüze batacaktır.

 

 

TOKİ EVLERİ

TOKİ'nin tip projelerinde çok katlı binaların üstten görünüşlerine yerleştirilen haçlar uzun süre kamuoyu gündeminde kaldı. İnanç ve ideolejiler şehirler ve şehrin unsurlarına işleniyor. Bir süre sonra bu yaşama biçimlerini etkiliyor. Bir sarmal halini alıyor. Alman evlerinin çatılarında da üstten bakışta haç işaretini görmek mümkün.

 

 

AGUSTUS OTELİN GİRİŞİNİN HAÇLA BEZENİŞİ

Gar karşısında restore edilerek hizmete giren ve bizim Ağustos ya da Gar Oteli olarak adlandırılmasını arzu ettiğimiz Agustus Otelin giriş kapısının üzerine Katolik haçlarından oluşan demir payandalar yerleştirilmiş.

 

 

KATOLİK HAÇI

Konya'daki kilisenin önü, Agustus Otel'in giriş kapısının üzerinde yer alan Katolik Haçından oluşan bir pano bir elektronik firmasının son günlerde televizyonlarda yayınlanan reklamlarına yerleştirilivermiş.

 

 

FİLMLERDEN TAŞAN HIRİSTİYANLIK VE HAÇ

Erol Özbilgen'in içerik çözümlemesine yazı dizimizin ilk bölümünde değinmiştik. 

Binlerce örneği burada sıralamak mümkün. Amerikan filmleri başta olmak üzere Batı sineması, hatta Türk dizilerinde oyuncuların boyunlarını, yaşama alanlarını, günlük hayatlarını Hıristiyani tarz ve haç kaplamış durumda.

Şuuraltı besleme teknikleri, nöro pazarlama ve subliminal yöntemler konusuna önümüzdeki bölümlerde geniş olarak girmeyi düşünüyoruz. O çerçevede değerlendirilebilecek ancak bu bölüm sınırlarında değinmemiz gereken bir örnek de Sherk filmi. Filmin en başındaki kitabın üzerinde bir haç şekli bulunurken, filmin kahramanın çıktığı tuvaletin kapısında bariz bir şekilde hilal yer alıyor. Çocuklara dönük bu ve benzeri yapımların hedefi, tertemiz dimağları kirletmek ve güdülemekten başka bir şey değil.

 

 

MARKALARDA HAÇ

Swatch marka saatlerin hemen yanıbaşındaki haç, Alfa Romeo marka araçların amblemindeki haç ile Chevrolet markasının sembolünün haç olması gibi onlarca örnekle karşılaşmak mümkün. Müslüman zekası (Değerli dostum Mustafa Deveci ekolünün deyimi ile Kalın Türk Zekası) çözüm üretmekte gecikmemiş elbette. Haçı büyük arcaın ambleminin ortasına ayyıldızı yerleştirmiş.

 

 

DORİTOSUN GERİ ADIMI

Doritos marka cipslerin ambalajında yer alan domatese ustaca gizlenmiş haç işareti de İslam Dünyası'ndan yükselen protesto sesleri sonrasında kaldırıldı.

 

 

HALİMİZİ ANLATAN BİR DURUM

Hiç yoruma gerek yok!

İslam Oto Lastik'in sattığı jant. Durum bundan ibaret.

 

 

SECCADELERE DAHİ SIZDILAR

İslami değerlere saldırıda o kadar ileri gittiler ki rabbimize yöneldiğimiz, üzerinde namaz kıldığımız seccadelerde dahi haç başta olmak üzere İslam dışı sembolleri yerleştirmekten kaçınmadılar.

 

HAYATIN İÇİNDEN ÖRNEKLER

 

 

ALİ AĞAOĞLU'NA MEKTUP

Ağaoğlu Grubun Ataköy'de Andromeda Plus Gold projesinin lansmanında kullandığı görsellerde bariz bir şekilde '+' işareti göze çarpıyordu. Yuvarlak içine alınan işaret iyiden iyiye haçı andırıyordu. Bunun üzerine mail yolu ile Ali Ağaoğlu'na bir mektup yazdık. Mektupta kendisinin bu toprakların evladı olduğuna işaret ettik. Daha sonrası itibari ile Andromeda'da '+' işaretinin kullanımının kalktığını gördük. Mektubumuzla ilgisi ne kadardır bilinmez ama hemen sonraki projelerinin ismi 1453 oldu. Proje lansmanında Ali Ağaoğlu at üzerinde görüntü verdi.

 

 

ARİEL PROFESYONEL

Procteur and Gamble tarafından üretilen Ariel marka deterjanların profesyonel kullanım için piyasaya sürülen 14 kiloluk ambalajlarında hastanelere işaret eden amblemde '+' işareti vardı. Bunun üzerine üretici firmaya, haç işaretini kaldırmasını Türkiye'nin bir İslam ülkesi olduğunu, hastane işareti için hilali kullanması gerektiğini ifade ettik. Firma, Romanya'da üretilen ambalaj ve ürünlerden kaynaklanan bu durumun giderileceğini ifade eden bir cevapla bize döndü. 14 kiloluk ambalajlardan haç işareti kaldırıldı. İnternetten pazarlama yapan sitelerin görsellerinde 12 kiloluk paketlerde haç işaretini halen görebiliyoruz. 

 

 

TOSTX

Maliye'nin hemen karşısında, PTT yanında açılan tost dükkanı ambleminde kocaman bir X mevcuttu. X'in duruşu, amblemden dışarıya fırlayan hali haç işaretinin kullanımını çağrıştırıyordu. Geçtiğimiz gazete döneminde konuya ilişkin haberleri arkadaşlarımız yapmıştı. İlgili firmanın buradaki şubesi zamanla kapandı. Ancak Bosna-Hersek Mahallesi'nde halen faaliyetlerini sürdürüyor. Kimsenin işi gücü ile derdimiz yok. Ancak biz yine de ikaz görevimizi yerine getirelim ve X'in oradaki duruşunun uygun olmadığını hatırlatalım.

 

 

TABELACININ KAROT FİRMASINA ETTİĞİ

Yine geçtiğimiz gazete döneminde demiryolu yan yol gidişte bir karot firmasının tabelasında koskocaman bir '+' vardı ve özellikle gece ışıklandırmasında bariz bir şekilde haç görüntüsü veriyordu. Konuya ilişkin haberlerimizden sonra firma duyarlı davranarak tabelasındaki '+'yı kaldırdı.

 

 

THY'NİN YAPMAMASI GEREKEN

Türk hava Yolları (THY)'nın A319 model uçakları ile Anadolujet'in kiralık olarak kullandağı çeşitli marka ve modeldeki uçaklarının sağlık kitlerinin bulunduğu bölümde yer alan '+' işaretleri konusunda yoğun takibimiz oldu. Def'aten THY 'nin ilgili birimlerine yazılarımız olmakla beraber, üst düzey yöneticilere de konuyu bizzat aktardık. Gördüğüm kadarı ile A319'larda gerekli düzeltmeler yapılarak Hilaller konuldu. Ancak Anadolujet uçakları konusunda uzun zamandır kullanmadığım için bir bilgim söz konusu değil.

Skylife THY'nin prestijli ve takdir toplayan dergisi. Bir kaç yıl önce uluslararası bir firmaya tasarımı yeniletildi. E tabi tasarım firması ecnebi olunca, bu kafanın ürtettikleri de haçlı olacaktır. Küçük haberlerin girişlerine yerleştirilen haçlara dikkatlerinizi çekiyoruz.

 

 

X RAY'DEKİ '+'

Konya Havaalanı'nın ikinci kontrol noktasındaki X Ray cihazlarına  sıvı ilaç şişelerine ilişkin ikaz haç ile yapılıyordu. Konuyu gördüğümüz anda, Meydan Müdürümüz ile görüştük ve en kısa sürede gerekli düzeltme yapıldı. Bu duyarlılığı için kendine teşekkür ediyoruz.

 

 

YÜKSEK HIZLI TRENDEKİ ÇAN SESİ

Siemens marka hızlı tren setleri ilk olarak Konya'ya tahsis edildi. Bu son derece konforlu trenlerle seyahat gerçekten bir zevk. Seferlerin ilk başladığı dönemde, trenin hareket, duraklara yaklaşım ikazları çan sesinden sonra geliyordu. Bir kaç defa yapmamız gerekse de TCDD Genel Müdürlük üst yönetimine konuyu ilettik ve çan sesi kaldırıldı. Anlaşılan o ki Almanya'dan gelişte böyle bir  ses seçilmişti.

Yakın zamana kadar camilerimizdeki saatler her saat başında çan sesi ile Müslümanın ibadethanesini çınlatıyordu. Şükür ki toplumumuzun duyarlılığı sonucu bu saatler ya kaldırıldı ya da çan sesleri susturuldu.

Öte yandan DDY'nin yolcularına dağıttığı Raillife Dergisi'nin bolca Modalı, 'genişş' yayın politikasının bir soruncu olarak ilk yardım çantasına da haç yerleştirilmiş!

 

 

KİLİSE DÜĞÜN MARŞI EN OLMADIK YERDE

Misyoner kültür o kadar içimize sızmış ki en olmadık, en olmayacak, en olmaması gereken yerde baş gösteriyor. Milli Görüşçü kimliği ile tanıyıp sevdiğimiz bir dostumuzun yine milli görüşçü kökene sahip bir kurumda verdiği düğün yemeğinde damat-gelin kilise düğün marşı ile nikaha davet edildi. Düğünün hemen ertesinde konunun takibini bırakmadık. Kurumun yöneticisi ile görüştük. Anlaşıldı ki bir gün önceden orada düğünü olan bir genç CD'yi getirmiş ve ses sisteminde bırakmış. Görevli de 'bu güzel' düşüncesi ile kilise marşını çalmış! Elbette gerekli ikazlar yapıldı. Tekerrür etmemesi için tedbirler alındı. Ancak bu örnek bize inkültürasyonun geldiği noktayı göstermesi açısından son derece ibret verici.

 

MUSTAFA ARSLAN - OBEZ ZİHİNLER 2. BÖLÜM