Güç...

Abone Ol

Güç nedir? 

Bir insan ya da şirketler ya da yetki sahibi kişiler nasıl güçlü olur? Ya da güçlü olmak için neye ve nelere ihtiyacımız vardır? Güç nasıl bir şeydir ki herkes güçlü olmak ister? Güçlü olmaya neden ihtiyacımız vardır? Güç'e ulaşmak için kişiler niçin birbirlerini harcamaktan kaçınmazlar? Güç, bize bahşedilen bir nimet midir yoksa ağırlığı altında ezildiğimiz bir külfet mi? 

Eminim bu sorulara verecek hepimizin ayrı cevapları vardır. Tek bir anlamı olsa dahi hepimiz farklı şekillerde yorumlayarak farklı şekillerde inanabiliriz. Allah tektir, birdir. Ama Allah'a farklı şekillerde inanabiliriz. Bizim farklı şekillerdeki inanışımız Allah'ı değiştirmez, değiştiremez.  Güç, kimimize göre paradır. Güç, kimimize göre sözünde durmaktır. Güç, kimimize göre kişilerin beyninde yer edebilmektir. Güç, çevredir diyenlerimizde mutlaka olacaktır. Dünyada yaşayan yaklaşık altı milyar insan kadar tanımı çıkacaktır gücün. Tabi ki bu tanımların hepsi doğru olabilir.    

Türk Dil Kurumu'nun internet sitesinde yer alan sözlükte güç'ün tanımına baktığımızda karşımıza birçok anlamı çıkıyor. Türk Dil Kurumu birçok açıdan bakarak tanımlamış güç'ü (Merak eden dostlarımız www.tdk.gov.tr adresinden inceleyebilirler). 

Nefes alıp verdiğimiz sürece birçok alanda yaşarız. İş hayatımız, aile içindeki yaşantımız, arkadaşlar arasındaki yaşantımız. Yaşadığımız miktarda karşımıza çıkan kişilerle girdiğimiz mücadelelerde, güç kullanarak galip gelen tarafın hep kendimizin olması isteği ile uğraşırız. Tabi bu kas gücüde olabilir beyin gücüde olabilir. Kazanan taraf güçlü olandır. 

İşte burada Gücün bana ne anlam ifade ettiğini, inandığım şekilde söylemek istiyorum.

Güç: Hâkimiyettir. Hâkim olabildiğin kadar güçlüsün. Hâkimiyet kelimesini, ister maddi anlamda kullanın isterse manevi anlamda kullanın hiç fark etmez. Nefsinize, düşüncelerinize, dilinize hâkimseniz eğer Allah Teâlâ'nın dost kabul ettiği zümreden olmamanız için hiçbir sebep yoktur ve siz Allah Teâlâ'nın desteğini alarak güçlü olursunuz. Maddi anlamda ise; işinize, paranıza, elemanlarınıza ve hitap ettiğiniz hedef kitleye hâkimseniz, bulunduğunuz alanda en güçlü sizsiniz. 

Güç: hâkimiyettir. (Hâkimiyetten kastımız, zorbalıkla elde edilen hâkimiyet değildir. Sevgiyle, saygıyla, beklentileri karşılayarak, bilgiyle vs. elde edilebilen hâkimiyettir)

Hâkim olamayanlar güçsüz kimselerdir ve günün birinde ister maddi olsun ister manevi olsun mutlaka ama mutlaka kaybedeceklerdir. 

Nice insan, kendi dünyasına hâkim olamadıkları ve nefsinin her istediğini yaptıkları için ahiret hayatında rezil rüsva olacaklar(doğrusunu Allah bilir).  

Nice sayılı firma, işinize, paranıza, elemanlarınıza ve hitap ettiğiniz hedef kitleye hâkim olamadıkları için iflas etmek zorunda kaldılar. Nice yetki sahibi kişiler gene hâkimiyet kuramadıkları için verilen sorumlulukları yerine getiremediler ve getirildikleri makamlardan inmek zorunda kaldılar. Nice siyasi parti hâkimiyet kuramadıkları için yok olup gittiler.  Örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki. Tarih o kadar çok örnekle dolu ki. Tutup da ansiklopedi falan da karıştırmaya gerek yok. Örnekler yanımızda yanı başımızda. 

Beklide kendimizde. 

Kim bilir?