Türk tarımının sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği üzerine stratejik analizlerde bulunan Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, 2026 projeksiyonu kapsamında sektörü bekleyen büyük tehlikelere dikkat çekti. Türkiye topraklarındaki organik madde eksikliğinin bitkisel üretimi dışarıdan beslemeye mahkum bıraktığını vurgulayan Çalış, gübrenin bir girdi olmanın ötesinde verim kaybını önleyen bir "ilaç" hükmünde olduğunu ifade etti.
SPEKÜLATİF ŞOKLAR ÜRETİMİ TEHDİT EDİYOR
Küresel lojistik hatlarındaki istikrarsızlıkların, özellikle de Hürmüz Boğazı krizi ile İran-İsrail-ABD geriliminin gübre arz güvenliğini sarstığını belirten Celil Çalış, piyasadaki fiyat anomalilerine sert tepki gösterdi. Döviz kurlarının stabil seyrettiği dönemlerde dahi gübre fiyatlarında yaşanan yüzde 30’luk artışın, savaş etkisiyle yüzde 90’lara çıkmasının rasyonel maliyetlerle açıklanamayacağını savunan Çalış, küresel krizlerin yerel piyasada bir "spekülasyon kalkanı" olarak kullanıldığını vurguladı.
YAPISAL KIRILGANLIK: YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLILIK
Türkiye’nin gübre üretiminde kullanılan hammaddelerde yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğuna işaret eden Çalış, azotlu gübrelerin ana girdisi olan doğalgazda yerli üretimin sadece yüzde 1 seviyesinde kalmasının sektörü küresel enerji krizlerine açık hale getirdiğini söyledi. 2024 yılında 7 milyon ton olan gübre tüketiminin 2025’te 6,5 milyon tona gerilediğini hatırlatan Çalış, 2026 yılı için çok daha sert bir düşüş ve verim kaybı öngördüklerini dile getirdi.
"BOŞ ZAFER" RİSKİ VE GIDA ENFLASYONU
Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçinin "eksik gübreleme" yoluna gittiğini belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Çalış, bu durumun "Boş Zafer" riskini doğurduğunu ifade etti. Ürün fiyatları dünya piyasalarının üzerinde seyretse bile, kuraklık ve yetersiz besleme nedeniyle elde edilen ürün miktarındaki radikal azalışın çiftçiyi kurtarmaya yetmeyeceğini, bu verim kaybının doğrudan sofralara gıda enflasyonu olarak yansıyacağını ekledi.
ACİL ÇÖZÜM: "GÜBRE KANUNU" ÇIKARILMALI
Krizden çıkış için yapısal önerilerde bulunan Celil Çalış, stratejik çözüm maddelerini şöyle sıraladı:
- Gübre kanunu: Üretimden tüketime ziraat mühendisleri denetiminde bir "Gübre Kanunu" ivedilikle hayata geçirilmelidir.
- Sektörel denetim: Fiyat artışları küresel kaynaklıysa devlet desteği artırılmalı; spekülasyon kaynaklıysa Ticaret Bakanlığı sert denetimler uygulamalıdır.
- Sahtecilik uyarısı: Yüksek fiyatlar nedeniyle piyasaya sürülen içeriği belirsiz ürünlere karşı dikkatli olunmalı, marka tescili ve analiz raporu olmayan ürünler tercih edilmemelidir.
- TARSİM vurgusu: İklim belirsizliğine karşı üreticinin tek güvencesinin sigorta olduğunu belirten Çalış, "Ceketini sat, TARSİM sigortanı yaptır" çağrısında bulundu.
2026 yılının Türk tarımı için en kritik dönemeçlerden biri olacağını vurgulayan Celil Çalış, karar vericilerin gübre desteğini radikal şekilde artırması ve piyasadaki spekülatif baskıyı kırması gerektiğini, aksi halde üretimdeki düşüşün telafisinin mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.




