GÖNÜL YIKANLAR DEĞİL ...

Abone Ol

GÖNÜL YIKANLAR DEĞİL GÖNÜL YAPANLAR KAZANDI
Seçim sonuçlarını çok farklı analizler yaparak değerlendirebilir, kim kazandı, kim kaybetti diye sorabilir, bu sonuçların nedenini farklı şekillerde değerlendirebilirsiniz. Hatta, Mustafa Deveci kardeşim gibi “Ziyan Edenler Kazandı” diyebilir, nefis bir köşe yazısı bile döktürebilirsiniz.
Bence ortaya çıkan seçim sonuçlarından biri de gönül kazanmanın ne kadar önemli olduğudur. Gönül yapmak ya da yıkmak, hem zordur hem kolaydır. Bazen, bir anda basit bir davranışla insanların gönlünü hem kazanabilir hem de kaybedebilirsiniz.
 Genel kural, yıkmak kolay, yapmak zordur. Hele gönül yıkmak daha da kolay, ama onu onarmak yeniden yapmak çok emek ve zaman isteyen bir iştir. Halk arasında söylenen “Minareden düşenin parçası bulunur da gönülden düşenin parçası bulunmaz” sözü ne kadar manidardır.
Gönül, nazargâh-ı ilâhidir. Gönül, Hakk'ın tecellilerinin aynasıdır. Gönül yıkmak, Kâbe'yi yıkmak gibidir. Kâbe sonuçta maddî bir yapıdır, bir semboldür. Dolayısıyla asıl Kâbe gönüldür. Bu yüzden gönül kırmak, incitmek son derece büyük bir yanlıştır. Bizim Yunus,
“Gönül Çalab'ın tahtı, Çalap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, Bir gönül yıkar ise” derken bu gerçeği ne güzel terennüm etmektedir. Yine O Hak aşığı,
“Aksakallı bir Hoca, Bilmez ki hali nice,
Emek vermesin hacca, Bir gönül yıkar ise” diyerek, gönül yıkmanın yapılan ibadetlerin sevabını boşa çıkardığını anlatmaktadır.
Evet, Yerel Seçimlerde, gönül incitenler, gönül yıkanlar kaybetti. Halkını cahil diye aşağılayanlar kaybetti. Halkını fakir diye, köylü diye küçümseyenler kaybetti. Siyasî partisi ne olursa olsun, halkının gönül dilini anlamayanlar kaybetti.
Oysa “Her okuma yazma bilmeyen cahil olmadığı gibi, her okuma yazma bilende âlim değildir. Halkın irfânı bambaşka bir şeydir. Bunun okuma yazmayla ilgisi de yoktur. Bu irfânı anlamayan okur yazar, diplomalı cahiller kaybetti.
Bu halk, yol yapılsın, köprü yapılsın, alt geçit üst geçit yapılsın parklar fabrikalar yapılsın hepsini istiyor ama her şeyden önce gönüller yapılsın istiyor. Gönüller incitilmesin istiyor. Adam yerine konulsun istiyor.
Bu halk, tatlı dil, güler yüz istiyor, ziyaret edilsin istiyor, hal hatır sorulsun istiyor.
Bu halk, seçtikleri insanlardan gurur kibir istemiyor. Yalan dolan istemiyor. İpin ucunu yalaklara salaklara dalkavuklara kaptırmalarını, seçildikten sonra değişmelerini istemiyor. Kendilerine emanet edilen makamların geçici olduğunu bilsinler, şımarmasınlar istiyor. Mahkeme kadıya mülk değil, anlasınlar istiyor. Hizmet etsinler istiyor.
Belki de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu yüzden, halkın gönül dilini iyi bildiği için üst üste, Allah'ın yardımıyla zaferler elde ediyor. O'nun sayesinde bazıları hak etmese de seçim kazanabiliyor ve AK Parti yıkılmadan ayakta durabiliyor.
“Hizmet, Allah'ın kuluna tebessümüdür” sözünü baş tacı ederek, şehr-i emin olarak, bütün insanlara gecesini gündüzüne katarak hizmet etsinler, halkın içinde olsunlar istiyor.
Bir gün halkla beraber bir otobüste, bir tramvayda ya da bisiklet yolunda bisikletiyle halkla iç içe yola çıkıp yolculuk yapsınlar istiyor. Makam kapılarını, gönül kapılarıyla birlikte halka açık tutsunlar istiyor. Yine bu halk, aşık Yunus'un,
“Ben gelmedim davî için, Benim işim sevî için
Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldim” dediği gibi,
Gönül yapmaya geldiyseniz, kavga için değil, sevmek için geldiyseniz, hizmet için geldiyseniz, ehlen ve sehlen, hoş geldiniz, hayırlar getirdiniz demek istiyor.
Bütün seçilmiş Başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve Muhtarlarımıza, yeni görevlerinin hayırlı olmasını diliyor, Yüce Rabbimden başarılar niyaz ediyorum.
                                          


                                            HEM NALINA HEM MIHINA
SAAADET'İN HALİ
Saadet Partisi. Hakkını teslim etmek lazım. En iyi en coşkulu seçim kampanyasını yaptı. Her yeri bayrak, resim ve pankartlarla süsledi, özellikle gençler çok çalıştı. Ama istediği sonucu yine elde edemedi.
 Konya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Özkafa, seçim mitinginde CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na adeta nazire yaparak,” mazotu biz gelirsek 2.00 tl yapacağız” dese de Konyalıları ikna edemedi ve seçim yarışını kaybetti.
Seçim sonunda Saadet Partisi Lideri Mustafa Kamalak, Saadet Partisi'nin seçimlerden zaferle çıktığını söyleyerek” yüzde 2.8'lik oy oranı küçümsenemez, yüzde 150'lik artışı üç yılda sağladık, 17 ilçe, 8 Belde Belediye Başkanlığı kazandık” buyurdu.
-Ne diyelim, hep bu havalarla, bu sözlerle teselli olmaya çalıştık, sonra da her şey oldu, yarım yamalak. Öyle değil mi sayın Kamalak?
AHMET HAKAN'A DOKUNAN DOKUNUŞ
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun, AK Parti'nin başarısının nedenleri 17 başlık altında ele alıp incelerken Muhalefeti de eleştirmiş. Bir bakıma da geri vitese takmış. 17 maddeden biri Dokunmak. “Kenar semtlerde AK Parti halka dokunabiliyor, halka özgüven veriyor, halkla arasındaki ilişki büyülü ilişkilere dönüşüyor ve kazanıyor” diyor.
Evet, AK Parti'nin halka dokunması sonucunda halk da CHP'ye ve diğer muhalif partilere dokunmuş oluyor.
Bu da Ahmet Hakan'a dokunuyor.
                                                 GÜNÜN SÖZÜ
TEKERRÜR EDEN ŞEY, ASLINDA TARİH DEĞİL, İŞLENEN HATALARDIR.
                                                                                                  Abdülhamid  Han