Git!!

Abone Ol

15 gün önce Kurban bayramının 1. günü oynanan Fenerbahçe maçından sonra yazmadım. Dahası yazmak istemedim. Zaten gergin bir bayram geçirdik bunun üstüne birde tek umudumuz olan Konyaspor'umuzun aldığı yenilgiyi hatırlatarak hemşehrilerimin canını sıkmak istemedim.Hatırlarsınız Erciyesspor maçı sonrası yazdıklarımı.Gidişattan memnun olmadığımızı belirtmiştim.Fenerbahçe maçı aslında hem Mesut Hoca hem de takımımız için mükemmel bir fırsattı.Fenerbahçe'yi bir daha bu şekilde yakalama şansımız yoktu.Nitekim bizden önce oynadığı Akhisar maçında 2-0 kaybetti.Akşam Galatasaray'a da aynı şekilde yenildi! Ama bizi yendi. Hadi kaleci Kaya şanssız günündeydi hakemin hataları vardı ama Mesut Hoca ne yaptı? Neden yanlış oyuncu seçimi yaptı? Neden oyuna vaktinde müdahalelerde bulunmadı? Hepsini geçtim maç sonu çıkıp sevgi pıtırcığı görüntüsü verdi. Bu yenilgiyi "Normal bir sonuç" gibi karşıladı!

Lige verilen arada bu sefer Milli Takımımız ağırlığı İstanbul takımlarından kurulu olan kadrosuyla art ardına aldığı sonuçlarla canımızı iyice sıkmıştı.Aslında bu durum ülke futbolunun içler açısı halini gösterdi.Geçmiş sezonlara göre kağıt üzerinde daha kaliteli fakat başarıdan çok şaibe,şike ve para konuşulan bir lig sahada her türlü ahlaksızlığı yapan şımarık futbolcular varken ve tribünler büyük oranda boşken bize bir daha yakalayamayacağımız bir fırsatı gösterdi.Baktığımız zaman yeni bir stadyumda Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde bir taraftar desteğiyle çıkıyoruz maçlarımıza..İlk 11'de yabancılarımız dahil 5-6 futbolcumuzu milli takımlara yolluyoruz ve başarılı grafik çiziyorlar.Yönetimimiz kesenin ağzını açmış durumda mali sıkıntılar takıma hiç yansıtılmıyor.Taraftar yeni stadında heyecanıyla bırak en ufak eleştiriyi nasıl daha iyi destekleriz takımımızı motive ederiz telaşında...

 

Herkesin ağzında o yıllardır hasretle beklediğimiz ligi kasıp kavuracak "Şanı Büyük Konyaspor" varken işler biranda tersine döndü. Özgür'le Hleb'in kavgasını duyduk. Sırasıyla yönetim ve futbolcular olayın çarpıtıldığını söylemeye çalışırken aslında gerçek gün gibi ortaya çıktı. Mesut Hoca'nın bu takıma 1 beden küçük geldiğini iyice anladık. Haftalardır sahada gezen Hleb'e bir çeki düzen veremeyen Mesut Hoca genç oyuncularımıza yaptığı ambargoyu bazı futbolcularımıza yapamadığını iyice kavradık. Ve canımız iyice sıkıldı. Daha önce demiştim. Yeni stad, yıldız futbolcu hepsi bir perde taraftar bu rüyadan uyanırsa tepkisi daha farklı olacak diye. Mesut Hoca sanırım yerel basını takip etmiyor yada eleştirilere kulak asmıyor.

 

Başakşehir maçında bir şeyler değişir mi diye beklerken bakıyorsun Hleb'le Özgür'ün kavgasında fatura yine Recep'le Barış'a kesilmiş. Ömer Ali'nin sakatlığında Recep sahada yer almalıyken haftalardır oynamayan Hasan Kabze ilk 11'de başlıyor. Barış kadroda bile yok. Hatalarıyla her an gol yememize sebebiyet veren Ali Turan hâlâ sağbekte...

Maç başlıyor bir bakıyorsun Başakşehir ilk 10 dakika gollük 2 pozisyon yakalıyor. Birini Kaya güç bela çelerken diğeri direkte patlıyor. Yetmiyor ilk yarı Semih'le Doka'yla Visca'yla pozisyonlara giriyor. Bizse sadece Torje'yle karşılık verebiliyoruz. Yetmiyor Ali Çamdalı'yla, Mehmet Güven'le Hleb tartışıyor. Yetmiyor Hleb her aldığı topu ezip rakibe ani atak şansı veriyor. Açıkça takıma zarar veriyor. Arkadaşlarına bağırıyor. Rangelov, Hasan'la anlaşamıyor. Ali Turan'ın oynadığı sağ kanat sürekli açık veriyor. Çizgiden toplar çıkartılıyor. Kaya pozisyon üstüne pozisyon kurtarıyor.

Devre arası bi bakıyorsun Mesut Hoca'nın takıma hiçbir müdahalesi yok. Hleb hata yapmaya devam ediyor. Fakat fatura bu kez de Ali Çamdalı'ya kesiliyor. Kaya'nın sakatlığı da cabası. Neyse ki oyuna Recep giriyor. Fakat değişen hiçbir şey yok. Baskılı gözüküyoruz, sağlı, sollu doldur boşalt yapıyoruz etkisiz şutlar atıyoruz. Mesut Hoca oyuna müdahale edemiyor. Çünkü oyuna etki edecek futbolcuları kadroya almamış. Elinde hücuma tek alternatif olacak isim Vedat Bora! Elindeki futbolcularda taktik geliştirmek? Hiç aklına bile gelmiyor. Hleb'e hâlâ sabrediyor. Neyse ki şansımız yaver gidiyor. Başakşehir bulduğu pozisyonları değerlendiremiyor. Rakip Milli! kelaci Volkan'ın tahrikleriyle taraftar sertleşiyor hakemi de baskı altına alıyor. Ama istenilen oyun hâlen daha oynanmıyor.90+7'de Mehmet Uslu çizgiden topu çıkartarak takıma 1 puan kazandırıyor.

(Önemli hatırlatma. Biz bu Başakşehir'i ligin başında Fatih Terim stadyumunda 2-0 yenmiştik)

Ve dediklerim çıkıyor. Taraftar her maç sonunda alkışladığı takıma "Oynayın" diye bağırmaya başlıyor. Mesut Hoca'ya "Söylesene hoca takım niye oynamıyor?" diye sormaya başlıyor. Maraton tribününden istifa sesleri yükseliyor. Artık biliyorlar ki Avrupa Kupaları hayal! Artık biliyorlar ki ilk 10'a girmekte hayal. Artık biliyorlar ki bu gidişin sonu hüsran! Geçmişte bu filmi biz çok izledik. Bakın istatistikler ne diyor! 2009'da küme düştüğümüzde ilk 6 haftada 7 puan..2011'de küme düştüğümüzde ilk 6 haftada 5 puan..Geçen sene kümede kalma mücadelesi verdiğimizde şu anki kadromuzdan daha zayıf bir kadroyla ilk 6 haftada 6 puan ve bu sene ilk 6 haftada 6 puan..Yendiğimiz tek takım sahamızda ligin en zayıf halkası konumundaki Balıkesirspor. Attığımız gol sayısı 6! Biri penaltıdan Rangelov. Diğeri Balıkesirspor'lu Abdülhamit'in kendi kalesine attığı gol. En golcü futbolcumuz 2 golle sağ açık mevkiinde oynayan Torje... 0 averaj... Ligde maç fazlasıyla 10.sıradayız. Sonunca Balıkesirspor'la aramızda sadece 3 puan var. Ve en önemlisi bundan sonra ligde milli maç arası yok ve biz bu zamana kadar ligin etkili takımlarından sadece Fenerbahçe ve Sivasspor'la oynadık. Esas maraton şimdi başlıyor.

Tüm bunlara rağmen Mesut Hoca maç sonucu çıkıp "Vasat futbolcuların bulunduğu bir takım" diyerek suçu futbolculara atıyor. Tıpkı daha önceki haftalarda sürekli bir şeyleri bahane edip taraftarı avuttuğu gibi hedef şaşırtıyor. Kendi hatalarını kabul etmiyor. Bu işi beceremeyeceğini söyleyemiyor. Ama biz artık durumu çok net görüyoruz ve takıma kan değişikliği gerektiğini düşünüyoruz. Mesut hoca yapamadın. Kendi kurduğun takıma sahip çıkamadın. Eline geçmiş büyük fırsatı iyi değerlendiremedin. Sana tavsiyem artık yapamıyorsun bırak git!

Evet.Mesut Hoca duydun.Yapamıyorsun bırak git.Tadı varsa kaçıyor.Daha fazla uzatmadan iyice tadını kaçırmadan git..Ardında açık kapı bırakarak git...Bir "Ziya Doğan" olmadan git!