'Gezi'yi bırakın yatırımları konuşun

Abone Ol

 1 Haziran'da başlayan ve kısa sürede çok sayıda ile yayılan 'Gezi Parkı' olayları neredeyse sona erdi. 'Duran Adam” eylemlerini saymazsak olayların yatıştığını söyleyebiliriz.

Toplum da artık Gezi Parkı'nı unutmuş durumda, ne konuşuyor ne tartışıyor. Bir anlamda yükselen Gezi Parkı sendorumu bitmiş diyebiliriz...

Ancak iktidar bu sendromu devam ettirmekte kararlı gözüküyor. 2002'den itibaren mağdur rolüyle oylarını arttıran AK Parti iktidarı, önemli bir fırsat yakalamış gibi bir türlü gezi Parkı'nı dilinden düşürmüyor. Teşkilatlar Gezi Parkı'yla yatıyor, Gezi Parkı'yla kalkıyor. Böyle giderse seçim öncesi vaadlerin yerini Gezi Parkı alacak gibi...

Konya'da da durum aynı. İktidar milletvekilleri gündem değerlendirmesi yapıyor; konu Gezi Parkı. Yerel yöneticiler açıklama yapıyor; konu Gezi Parkı. AK Parti Konya İl Başkanlığı İl Danışma Meclisi'ni gerçekleştiriyor: konu Gezi Parkı...

“Gezi Parkı Olayları planlı ve büyük bir oyunun parçası. Amaç istikrarı bozmak. Biten terör olaylarını yeniden başlatmak. Milletin iradesine el koymaya çalıştılar” şeklinde sözler ağızlardan düşmüyor...

Olaylar, AK Parti'nin mağduriyet propagandası açısından işe yarayıp yaramayacağı şu an için meçhul, fakat ya Konya'nın sorunları... Danışma Meclisi'nde Gezi Parkı mı konuşulmalı, yoksa Konya'nın sıkıntılarını mı, yerel yöneticiler projelerinden mi bahsetmeli yoksa Gezi Parkı'ndan mı?

Seçim yaklaşırken artık projelere odaklanılması gerekmiyor mu?

Konya halkı;

Eylül ayında yeni tramvayların rayların üstün olup olmayacağını (10 yıldır bekliyor)

Alaeddin-Adliye arası tramvayın gelip gelmeyeceğini (10 yıldır bekliyor)

Metroya ne zaman kavuşacağını (10 yıldır bekliyor),

Lojistik tesisin ne zaman kurulacağını (10 yıldır bekliyor),

Organize hayvancılık bölgesinin ne zaman faaliyete geçeceğini (4 yıldır bekliyor)

Askeri havaalanının Karapınar'a taşınıp taşınmayacağını (10 yıldır bekliyor),

Dış çevre yolunun akibetini (10 yıldır bekliyor),

Serbest bölgenin neden kurulmadığını (sürekli dillendiriliyor),

Teknik Üniversite'ye ne zaman kuvuşacağını... merak ediyor.

Danışma meclislerinde AK Parti teşkilatı, Gezi Parkı'nı konuşacağına Konya halkının merak ettiği bu sorulara net cevap vermesi gerekir. Halkın gözünde Gezi Parkı'nın bir önemi yoktur, yatırımların önemi vardır. İktidara en fazla oy veren illerden biri olan Konya, Gezi Parkı söylemleriyle avutulmamalıdır...

YENİGÜN'E BİR ÖDÜL DAHA

Yenigün Gazetesi'ne bir ödül de Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nden geldi. Anadolu Basınını Özendirme Yarışması'nda mizanpaj dalında 3.'ncü olan Yenigün, ödülünü Kars'ta düzenlenen törenle aldı.

Aldığımız ödül Konya basınında farkımızı bir kez daha ortaya koydu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden 1.'lik ödülü aldığımızda yazdığım bir yazıda, “İş kaç yıllık olduğun değil, kalitendir. Kalite varsa başarı gelir, kalite yoksa şu kadar yıllık gazete veya gazeteci olman hiçbir anlam ifade etmez” demiştim.

İşte aldığımız bu ödül de söylemimde haklı olduğumu gösterdi. 2 bine yakın yerel gazetenin olduğu Türkiye'de 1.'lik ve 3.'lük ödülleri almak, başarının bir sonucudur...

Tabii bu başarıyı elde ederken, tek düsturumuz ekip ruhudur. Devamlı olarak, “bir elin nesi var iki sesi var” mantığı ile hareket ettik. Ekip ruhunu gazetecilik aşkı ile birleştirdik.

Böyle olduğu için de, Yenigün'de çalışan arkadaşlarımızın büyük bölümü ödül alma başarısını yakaladı.

Her arkadaşımızın yarışmaya katılması için önünü açtık.

Kalbimizi temiz tuttuğumuz için de ödüllerin sahibi olduk. İnşallah olmaya da devam edeceğiz.

Okurlarımızın desteği, Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan'ın verdiği özgüven olduğu sürece, Konya basının parlayan yıldızı olmayı sürdüreceğiz.

KÖŞE YAZISINA YORUM YAZAN BASIN KOORDİNATÖRÜ

Bundan önceki yazımda Teknik Üniversite'nin kurulması gerektiğiyle ilgili bir yazı yazmıştım. Söz konusu yazımda, Konya'daki Ar-Ge merkezlerinin ve Selçuk Üniversitesi bünyesindeki Teknokent'in büyüyen Konya'ya hizmet edebilecek kapasitede olmadığını belirtmiştim. Yani Teknokent'in başarılı olup olmadığını değil, kapasite olarak gelişen Konya'ya küçük geldiğini anlatmaya çalışmıştım. Ancak üniversitenin Basın Koordinatörü, yorum yazarak Teknokent'in başarısını anlatmış. İlk defa Teknokent'in kapasitesinin yetersiz olduğunu benden duymuş. Valla ben de ilk defa bir basın sorumlusunun köşe yazısına yorum yazarak, cevap verdiğini gördüm. Yazdığım yazıyı anlamadığı gibi mesleki açıdanda önemli bir hataya düşmüş. Keşke, telefon açma nezaketini gösterseydi, kendisine yazıda ne demek istediğimi anlatırdım...