banner5

GRAFİKLİ- Arap ülkeleri ve İsrail’i karşı karşıya getiren son savaş Yom Kippur’un üzerinden 48 yıl geçti

- Mısır ve Suriye'nin İsrail'e karşı başlattığı savaş geride bıraktığı ağır bilançoyla hatırlanıyor- Savaşta 2 bin 500'den fazla askerini kaybeden İsrail'in 102 savaş uçağı ve 400'den fazla tankı imha edildi- Mısır ve Suriye'ye ait 2 bin 200'e yakın tankın ve 350'den fazla savaş uçağının imha edildiği savaşta, 5 bin Mısır ve 3 bin Suriye askerinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor

05 Ekim 2021 Salı 14:15
GRAFİKLİ- Arap ülkeleri ve İsrail’i karşı karşıya getiren son savaş Yom Kippur’un üzerinden 48 yıl geçti

KAHİRE (AA)- FERDİ BAYAT - Mısır ve Suriye’nin 6 Ekim 1973’te İsrail’e karşı başlattığı ve Arap ülkeleriyle İsrail’in cephede çarpıştığı son savaş olan Yom Kippur, yaklaşık yarım asrı geride bıraktı.

Arap ülkeleri arasında “6 Ekim” olarak bilinen savaş, Yahudiler için kutsal olan kefaret gününde başlaması nedeniyle “Yom Kippur” olarak adlandırılıyor.

-Yom Kippur Savaşı Bedir operasyonu ile başladı

Mısır ve Suriye’nin liderleri İsrail’in savaşa hazırlıksız yakalanması için Yahudilerin en kutsal günü olan Yom Kippur’u seçti. Böylece çoğu askerin izinli olacağı gün, İsrail’in Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri gibi iki cephede varlık gösteremeyeceği düşünülüyordu.

Arap kuvvetleri tarafından 6 Ekim 1973’te başlatılan ilk operasyona Müslümanlar için ayrı bir önem taşıyan Bedir ismi verildi.

Eş zamanlı başlatılan saldırılarda Mısır işgal altındaki Sina’da ilerleme kaydederken Suriye de Golan Tepleri’ne giriş yaptı.

Mısır’ın 6 Ekim’de Sina Yarımadası’nda bulunan İsrail’in askeri hedeflerine düzenlediği hava saldırısında savaşa hazırlıksız yakalanan İsrail, ağır bir darbe aldı.

Mısır’ın 220 savaş uçağıyla başlattığı hava bombardımanında birçok askeri noktası vurulan İsrail, Mısır uçaklarından sadece 8’ini düşürebildi.

Sina’ya giren Mısır askerleri, Sovyetler Birliği’nden aldığı anti tank roketleri sayesinde İsrail’in bölgedeki tanklarının büyük bir kısmını imha etti.

Savaşın başlamasının üzerinden sadece 24 saat geçmesine rağmen Mısır ordusu 100 binden fazla asker, yüzlerce tank ile Sina Yarımadası’na geçmişti. Savaş planlandığı gibi gitmiş ve büyük bir başarı elde edilmişti.

Mısırla eş zamanlı olarak İsrail’e karşı saldırıya geçen Suriye’nin hedefinde ise işgal altındaki Galon Tepeleri vardı.

Suriye, 150 savaş uçağıyla İsrail’in Galon Tepeleri’ndeki askeri hedeflerini vurmaya başladı ve bölgede ilerleme kaydetti.

Yapılan başarılı bombardımanın ardından yaklaşık 40 bin asker ve 600 tankla Galon Tepeleri’ne giren Suriye ordusu ilk büyük başarısını elde etti.

-İsrail’in ateşkes talebi reddedildi

Savaşın ilk haftasında planları istediği gibi ilerleyen Mısır ordusu, işgal altındaki Sina Yarımadası’na 10 kilometre kadar ilerledi. Hem havada hem de karada ağır darbe alan İsrail, Mısır’a ateşkes önerisinde bulunsa da Enver Sedat, İsrail’in Sina’dan tamamen çekilmemesi halinde ateşkesi kabul etmeyeceklerini belirtti.

İsrail’in karşı saldırıya geçmesiyle beraber önce Golan ardından Sina’da işler tersine dönmeye başladı.

9 Ekim’de Galon Tepelerine gelen takviye kuvvetleriyle karşı saldırıya geçen İsrail, Suriye ordusunu geri püskürtmeyi başardı.

İsrail’in Suriye ordusunu geri çekilmeye zorlamasının ardından Mısır’ı savaşta yalnız bırakmak için Şam’daki askeri hedeflere yönelik hava saldırısına başladı.

Bombardımanın ardından İsrail, Suriye topraklarına girerek Şam’a doğru ilerlemeye başladı.

İsrail’in Şam’a doğru ilerleyişini durduramayan Suriye yönetimine dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin yardım eli uzatarak 11 Ekim’de doğu komşusuna asker gönderdi.

Mısır ordusu da Suriye'nin üzerindeki baskıyı azaltmak için 14 Ekim'de İsrail’e karşı tekrar saldırı pozisyonuna geçti. Sina'nın içlerine doğru ilerleyen Mısır tankları, kısa süre içerisinde İsrail ordusu tarafından durduruldu. Mısır’ın bu adımı yaklaşık 250 tankının imha edilmesine neden oldu.

İsrail güçleri, 16 Ekim’de Mısır ordusunun Sina'da oluşturduğu hattı yararak Süveyş Kanalı'nın batısına geçmeyi başardı.

Süveyş'in karşı tarafına geçen İsrail askerleri, kanalın doğusunda kalan Mısır güçlerini arkadan kuşatarak savaşın kaderinde belirleyici olacak bir hamle gerçekleştirdi.

İsrail'in 18 Ekim'de kanalın batı tarafına gönderdiği takviye güçler, Mısır'a ait hava savunma sistemlerinin büyük kısmını yok etti. Bu da İsrail uçaklarının tekrar Sina Yarımadası'nda saldırılarına başlamasına olanak sağladı.

-BM’nin ateşkes çağrıları İsrail tarafından duymazdan gelindi

Savaşta rüzgarın karşı tarafa döndüğünü fark eden Mısır, 21 Ekim’de İsrail ile ateşkese hazır olduğunu beyan etti.

Süveyş Kanalı'nın batısına geçerek savaşı lehine çeviren İsrail ise ateşkes önerisini kabul etmedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) 22 Ekim, 23 Ekim ve 25 Ekim’de olmak üzere taraflara 3 kez ateşkes çağrısı yaptı.

BM’nin çağrısına ilk olumlu cevap Mısır’dan gelirken, cephede yalnız kalan Suriye de 23 Ekim’de ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Ancak İsrail çağrılara ısrarla kulak tıkayarak saldırılarını devam ettirdi.

BMGK’nin 26 Ekim’de bölgeye barış gücü göndermesiyle savaşın Sina cephesinde ateşkes büyük ölçüde sağlansa da nihai anlaşmanın yapılması ABD garantörlüğünde 18 Ocak 1974’ü bulacaktı.

Tel Aviv ile Şam arasında da 5 Haziran 1974'te Kuvvetlerin Çekilme Anlaşması imzalandı. İsrail bu anlaşmayla savaş sırasında işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmeyi kabul ederken, 1967'de işgal ettiği Golan Tepeleri'nde kalmaya devam etti.

-Savaşın bilançosu bütün taraflar için büyük oldu

3 haftaya yakın devam eden savaşta iki taraf da ağır kayıplar verdi.

Savaşta 2 bin 500'den fazla askerini kaybeden İsrail'in 102 savaş uçağı ve 400'den fazla tankı imha edildi.

Mısır ve Suriye'ye ait 2 bin 200'e yakın tankın ve 350'den fazla savaş uçağının imha edildiği savaşta, 5 bin Mısır ve 3 bin Suriye askerinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Anahtar Kelimeler:
MısırYom Kippur Savaşı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50