ÇEVRE

Geleceği atıklarla inşa eden atölye

Araştırmacı Yazar Alaaddin Aladağ, Konya Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan Artcycle İleri Dönüşüm Tasarım Atölyesi'nin kurucularından Prof. Dr. Bilgehan Yılmaz ile atıkların sanata dönüşüm yolculuğunu, sürdürülebilir mimarlık bilincini ve atölyenin şehre sunduğu kültürel katkıları konuştu

Abone Ol

Sürdürülebilirlik kavramının tasarımla buluştuğu günümüzde, klasik geri dönüşümün ötesine geçen "ileri dönüşüm" felsefesi, atıkları ham maddeye indirgemek yerine onlara estetik ve anlamsal bir değer katıyor. Her hafta tonlarca maket malzemesi üreten mimarlık fakültelerinin bu döngüdeki rolü ise çevre bilincinin tam merkezinde yer alıyor. Araştırmacı Yazar Alaaddin Aladağ, Konya Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan ve Türkiye’de öncü bir model olan Artcycle İleri Dönüşüm Tasarım Atölyesi'nin kurucusu Prof. Dr. Bilgehan Yılmaz ile ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kantindeki soda kapaklarından kişisel travmaların sanata dönüşme hikayesine kadar pek çok etkileyici detayın paylaşıldığı bu röportajda, "yeniden görmek ve değer atfetmek" mottosuyla hem öğrencilerin iç dünyasını hem de kentin kültürel hafızasını onaran ilham verici bir yolculuk aktarıldı.

Merhaba, Bilgehan Yılmaz kimdir; öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

''Ben Profesör Doktor Bilgehan Yılmaz Konya Teknik Üniversitesi-Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık bölümü öğretim üyesiyim. 2002 yılında başladım akademik hayatım 24 yıldır mimari proje tasarım alanlarında devam etmektedir. Son 5 yıldır ileri dönüşüm anlamı konsept ve bağlam üzere projeler yapmaktayım. Ayrıca ileri dönüşüm felsefesi ile 4 adet kişisel sanat sergisi açtım. Halen Konya Teknik Üniversitesi bünyesinde yürüttüğüm Artcycle ileri dönüşüm tasarım atölyesinde çalışmalarıma devam etmekteyim.''

Konya Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan İleri Dönüşüm Atölyesi hangi ihtiyaçlardan doğdu? Bu fikrin çıkış noktasını nasıl tarif edersiniz?

''Mimarlık fakültesinde verilen Mimarlık eğitimi, tasarım ağırlıklı çalışmaları yapıldığı çizim ve maket yöntemleri ile devam eden bir eğitim metodudur. Öğrenciler ürettikleri düşünceleri ve mimari çözüm önerilerini, paftalar kartonlar ve çeşitli maket malzemeleri ile tasarlayarak fikirleri geliştirmektedirler. Bu bağlamda yıl içinde sürekli maket ve çizim çalışmaları yapılmaktadır. Mimarlık Fakültesi'nde fazla miktarda kağıt, karton ve mukavva gibi atık malzemeler bulunmaktadır ve farklı tasarımlara dair maketler üretilmektedir. Üretilen tüm materyaller not alındıktan sonra çöpe gitmektedir. Bu noktada geri dönüşüme verilemeyen tüm materyallerin ne olacağı problemi bir mimar olarak beni bu atölyeyi kurmaya iten en önemli faktördür. Çünkü kağıt materyallerin hammaddeye dönüşmesi için bir işlemden geçmesi gerekmektedir üzerlerindeki boya ve kimyasalların temizlenmesi ağır ve masraflı bir işlemdir. Sürdürülebilir bir Dünya için her hafta artık üreten bir eğitim kurumunun bu atıkların ne olacağı noktasında da çözüm üretmesi gerektiğine inandığım için bu atölyeyi kurarak atıklara dönüştürme hedefi ile yola çıktım. Tasarım becerisi yüksek olan Mimarlık öğrencilerinin kendi ürettikleri atıkları az materyal ile yeni ürünlere dönüştürmesi hem Mimarlık Fakültesi'ne, hem içinde bulundukları kente hem de Dünya'ya bir katkı sağlayacağı düşüncesi beni heyecanlandırdı. Atölyenin ana hedefi, bina içinde çıkan atık ürünlerin sanatsal ürünlere dönüştürülmesiyle paha değeri olan eserler ortaya çıkarmaktır. Ana fikrim Dünya'ya birey olarak daha az yük olabilmektir.''

İleri dönüşüm kavramını, klasik geri dönüşüm anlayışından ayıran temel yaklaşım nedir? Atölyeniz bu farkı nasıl görünür kılıyor?

''Geri dönüşüm, ham maddeye dönüştürülebilecek atıkların belirli işlemlerden geçerek ve belirli makinalar kullanılarak yeniden üretilebilecek bir ham materyal haline dönüştürülmesi işlemidir. Geri dönüşüm sürdürülebilir bir gelecek için oldukça önemlidir. Ancak bazı materyallerin karmaşık malzemeler içermesi ve geri dönüşüm için yüksek maliyet gerekmesi sebepleri ile herhangi bir ham maddeye dönüştürülemeyen çöp olarak da tüketilemeyecek miktarda olmasının sebebi ile ne olacağı önerilemeyen yük materyaller olarak dünyada bulunmaktadır. İleri dönüşüm bu noktada malzemeye çok müdahale etmeden sadece basit dokunuşlarla boya ve yapıştırma ile üzerine tasarım becerisi ekleyerek yeni ve tüketilebilir ürüne dönüşme işlemidir. İleri dönüşümde esas kriter malzemenin yeni bir ürüne dönüşmesi ve bir değere erişmesidir. Bu değer bazen anlamsal bazense maddi değer olarak kabul edilmektedir. İleri dönüşüm geleceğin değer dönüşümünde önemli bir yöntem olarak kabul edilmektedir.''

Atölyede yürütülen çalışmaların üniversitenin mimarlık, tasarım ve mühendislik disiplinleriyle ilişkisi nasıl kuruluyor?

''Konya Teknik Üniversitesi'nde atık materyallerin kompost ürüne dönüşmesini sağlayan EKO Kazanım ve Dönüşüm Atölyesi yer almaktadır. Çevre Mühendisi Profesör Doktor Esra Yel Hoca'nın öncülüğünde kurulan Eko Kazanım ve Geri Dönüşüm Atölyesi'nde yapılan çalışmaların devamı olarak geri dönüştürülemeyen materyallerin ileri dönüşüm yöntemi ile yeniden kazanımı Artcycle İleri Dönüşüm Atölyesi'nde yapılmaktadır. Bu bağlamda Mühendislik Fakültesi'nin tüm bölümleri ile iş birliği yapılabilecek olup, ortak çalışmalar daha da geliştirilecektir. Aynı zamanda Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ve üniversitenin tüm genelinde yapılan çalışmalar ile atölyenin iş birlikleri mümkündür.''

Öğrenciler bu atölyede yalnızca üretim mi yapıyor, yoksa düşünme ve tasarlama biçimlerinde de bir dönüşüm yaşıyorlar mı?

''Mimarlık öğrencisi, sahip olduğu tasarım becerisi ile Dünya'yı ve insanları dönüştürme becerisine sahip olan bir bakış açısıyla eğitim almaktadırlar. Bu bağlamda atölye sadece bir atık tüketim ve dönüşüm merkezi değil, bir karakter inşa alanıdır. Öğrenciler ürettikleri tasarım ürünlerinin sadece biçimsel ve estetik özellikleri ile değil aynı zamanda anlamsal ve değer özellikleriyle de öne çıkmasını sağlamaktadırlar. Atölyenin üretimi olan eserlerin sergilerinde bu hikayeleri anlatarak eserin sadece materyal hafızası değil kişisel kentsel ve sosyolojik hafızaya da katkı verdiği üzerine durulmaktadır. Atölyede çalışan öğrenciler için bir atık materyalden eser üretmek kişisel bir onarım ve değişim sürecini de beraberinde getirmektedir. Öğrenciler; kırıkları, parçalı nesneleri ve tek başına anlamı olmayan materyalleri alarak o malzemelerle bir bağ kurarak hem eski değerini yeniden kazanmasını hem de başka bir bağlamda kat kat daha fazla anlam elde etmesini sağlayacak dokunuşları yapmaktadırlar. Yaptıkları bu çalışmalar hem eserlere hem de kendi içsel dünyalarına zenginlik katmaktadır.''

İleri Dönüşüm Atölyesi’nin eğitim sürecine kattığı en önemli kazanımı tek bir başlık altında toplamanız gerekse bu ne olurdu?

''Yeniden görmek ve değer atfetmek olarak tanımlayabilirim. Mimarlık eğitiminde malzemeyi iyi anlamak insanı ve ihtiyaçlarını doğru kavramak, kente ve insanlığa mimar bilinci ile yaklaşmak en önemli kavramlardır. Eğitimin her aşamasında bu kavramsal altyapı verilmeye çalışılmaktadır. İleri dönüşüm atölyesi ise bir başka yöntem ile aynı kavramları Mimarlık öğrencisine göstermek ve öğretmek hedefiyle fakültenin bir parçası olarak yer almaktadır. En önemli kazanımı dersler dışında sanatsal etkinlikler ile mimarlık bilincini öğrencilere yerleştirmek için yeni bir yöntem sunmasıdır.''

Atölyede kullanılan malzemelerin seçiminde nelere dikkat ediliyor? Atölyenin “etik” bir malzeme dili var mı?

''Atölyeye hem öğrenciler tarafından hem de Konya Teknik Üniversitesi idari ve teknik personeli tarafından farklı materyaller getirilmektedir. Böyle bir atölyenin varlığı o buraya temas eden her bir kişide bir atık toplama bilinci oluşturmuştur. Kantinde toplanan soda kapakları, kantin personeli tarafından organize olup atölyeye ham madde olarak gönderilmektedir. Üniversite idari birimlerinde kullanılan kağıtlar, kağıt kırpma makinesinde kırpılarak çuvallarda toplanarak atölyede sanatsal ham madde olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Mimarlık öğrencileri yaptıkları maketlerin artan kartonlarını atölye için toplayıp ayrıştırarak yaratıcı ürünler için kategorize etmektedirler. Genel olarak atölyeye gelen malzemeler atık tabiriyle nitelendirilse de özenle seçilmiş belli bir anlamı olan materyallerden oluşmaktadır. Atölyede sadece çöplerin dönüşümü olmayıp, kişilerin özenle ayrıştırıp biriktirdiği arşivlediği ve kategorize ettiği değerini kaybetmiş ancak fiziksel obje olarak niteliğini korumuş nesnelerin getirildiği görülmektedir. Bu anlamda atölyeye gelen nesneler kendi değerleri ve onları toplayan sahiplerinin yüklediği anlamlar ile gelmektedirler.''

Bugüne kadar sizi en çok etkileyen ya da atölyenin ruhunu en iyi yansıttığını düşündüğünüz bir üretim oldu mu?

''Sergilerinde üretilen eserler benim için anlam değeri yüksek ve kendi kişisel gelişiminde önemli rolü olan eserlerdir. Ancak beni en çok etkileyen çalışmalardan bir tanesi bisiklet sürücüsü bir genç kızın geçirdiği bir kaza sonucu omurgasında yer alan kırığı bana anlatması ve iyileştikten sonra omurgasından çıkan çivi ve vida gibi enstrümanlarla bir sanat eseri yapmak istemesi ve bu bağlamda atölyeme gelmesi olmuştur. Kendisi ile önce bir hikaye dinleme çalışması daha sonra dinlenen bu gerçek hikayenin çizgisel karşılığını bulmak amacıyla bir eskiz çalışması gerçekleştirdik. Yapılan ilk tasarımdan sonra yaşadığı derin travmanın güzel bir anıya dönüşmesi yolculuğuna eşlik ettim ve bu süreç beni oldukça geliştirdi. Eseri birlikte tamamladık ve onunla geçirdiğim her zaman ürettiğimiz eserin üzerinde bir anlam pırıltısı olarak yer aldı. Kendisine hediye ettiğimiz eser şu an onun evinde bisikletinin arkasında bir fon olarak duvarda yer almaktadır. Esere her baktığında yaşadığı travmayı nasıl onardığını hayata nasıl tutunduğunu ve derin acının ve kaybolmuş hayallerin, yaratıcı bir üretim süreci ile nasıl görünür hale geldiğini gözlemlediğini dile getirmektedir.''

İleri dönüşümün, mimarlık ve tasarım alanında sürdürülebilirlik tartışmalarına nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz?

''Sürdürülebilirlik, ortaya çıkan atıkların dönüştürülmesi ile sınırlı değildir. Atığı üretmemek ve karbon ayak izine azaltmakla daha çok ilgili bir kavramdır. Bu noktada özellikle Mimarlık öğrencileri ileri dönüşümü atık çıkarmadan mevcut materyali dikkatli ve planlı kullanmak üzerine odaklanmaktadır. Bu bakış açısına sahip mimarlar, işlevini kaybeden ve kısa sürede anlamını yitiren binalar tasarlamak yerine uzun süre ayakta kalabilecek farklı işlevlere dönüşmesinde sorun çıkarmayan esnek tasarıma sahip yapılar tasarlamayı önemsemektedirler. Bu bağlamda atölye; sürdürülebilirlik tartışmalarının bir atık meselesi değil, bir bilinç meselesi olduğu noktasına odaklanmaktadır.''

Atölyenin üniversite–şehir ilişkisi açısından Konya’ya sunduğu bir kültürel veya çevresel katkıdan söz edebilir miyiz?

''Konya Teknik Üniversitesi kente yenilik, teknoloji ve dinamik bir düşünce altyapısı sunan önemli bir kurumdur. Bu bağlamda üniversiteler içinde ilk ve tek ileri dönüşüm atölyesi ile öncü bir yaklaşım sergilemektedir. Yerel yönetimler ile iş birliği içinde çalışan atölyede kente katkı veren birçok çalışma planlanmış yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bu bağlamda Konya kenti içinde yer alan birçok alanda ileri dönüşüm felsefesi ile proje çalışmaları yapılmış ve yapılacaktır. Yine kentliye sunulan atölye çalışmaları ve farkındalık etkinlikleri ile atık bilinci ve sürdürülebilir gelecek noktasında geliştirici çalışmalar yapılmaktadır. Atölye, düzenli olarak sunduğu sergiler, toplumsal farkındalık çalışmaları, gösteriler, atölyeye çalışmaları ve Konya'daki diğer üniversitelerle yapılan iş birlikleri ile toplumsal, kültürel ve sosyal dönüşüme de destek vermektedir.''

Uluslararası akademik çevrelerin ve konukların atölyeye ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ilgi size ne söylüyor?

''Yapılan lisans projeleri ve lisansüstü tez çalışmaları ile atölye çalışmalarının bilim evrenine de önemli katkılar yapılması planlanmaktadır. Akademik anlamda üretilen bilgi ile atölyenin kavramsal altyapısı zenginleştirilmiştir. Türk devletler ile iş birliği çalışmaları yürütülmüş Bakü'de bir sergide atölye ürünleri tanıtılmıştır. Rusya'daki bir teknik üniversitenin rektör yardımcısının ziyareti ile bir sergi iş birliği girişimi yapılmıştır. Ayrıca Sıfır Atık Vakfı'nın organize ettiği 'Sürdürülebilir gelecek için sıfır atık' külliyatında da atölye çalışmalarının yer alacağı bir çalışma aktif olarak sürdürülmektedir. Dernekler ve kentteki özel eğitim kurumları ile ortak çalışmalar da yine devam etmektedir. Atölyeye hem kentlilerin hem de kamu kurum ve kuruluşların ilgisi yüksek olup uluslararası düzeyde de takdir toplayan iş birlikleri yapılmaya devam etmektedir. Emek harcadığım, kurduğum ileriden üstün fikrini doğru bir bakış açısı olduğunu bir kez daha vurgulamıştır.''

İleri Dönüşüm Atölyesi’nin geleceğine dair kısa ve uzun vadeli hedefleriniz neler?

''Atölyenin düzenli üretim ve satış imkanlarının kurgulanması web sayfası ve tanıtım anlamında daha profesyonel seviyeye geçmesi öncelikli hedeflerim arasındadır. Ulusal ve uluslararası arenada ileri dönüşüm atölyesinin kendi yerini alabilmesi için farklı üniversitelerle iş birliği ve kültürel link kurulması adına görüşmeler devam etmektedir. Kısa vadede Mimarlık öğrencilerinin atıklarını bilinçli değerlendirdiği ve eser ürettiği, düzenli ve sistematik bir kurgu planlanmaktadır. Uzun vadede ise Türkiye'deki diğer teknik üniversitelerle birlikte uygulamaya geçecek olan öncü ve örnek modelin Konya Teknik Üniversitesi'nden çıkması hedeflenmektedir. Bu yönüyle alanında öncü ve ilk olma gücünü geliştirmeyi planlamaktayım.''

Son olarak, genç tasarımcılara ve öğrencilere ileri dönüşüm perspektifinden vermek istediğiniz en temel mesaj ne olurdu?

''Bir tasarımcı, bir mimarlık öğrencisi öncelikle var olan değeri görünür hale getirmeyi becerebilmelidir. Dünya'nın var olan potansiyeli, yüksek bilinçte ve yaratıcı tasarım potansiyeline sahip mimarların elinde daha görünür olacak ve insanlığa hizmet edecektir. Bu noktada ileri dönüşüm en mikro düzenlemeden, en makro dönüşüme kadar her alanda başarılı sonuçlar veren yaratıcı bir yöntemdir. Bu yöntemi keşfeden bir mimarlık öğrencisi için, öğrendiği yöntemi her alanda uygulamak onu diğerlerinden farklı kılacak ve yaratıcılığını besleyen bir ilham kaynağı olacaktır. Bu kaynağı iyi kullanmak, önce kendini sonra çevresini ve daha sonra Dünya'yı dönüştürme hedefinde olan mimarlar için önemli bir yetenektir.''