Geçmiş Tarihî

Abone Ol

Geçmiş Tarihî Oluşumların Tekerrürü

Tarih tekerrür eder derler de pek inanasımız olmaz

 Hatta Büyük şairimiz rahmetli Mehmet Akif Ersoy “Hiç ders alınsa tarih tekerrür eder mi?” demesi hiçte boşa çıkmıyor.

Bilgisayarda yılların yazımlarını bir düzene koymak için aktarma yapıyordum.

2002 ağustosunda ki 2002 seçimlerinden evvel yazdığım yazı dikkatimi çekti.

Hayret o kadar ki. Tarihi tekerrür ettirebilecek bir oluşumu yazmışım ama bu günler de bile ana prensip doğruluğunda değişik şekillerde tekerrür edebilecek gibi!

Yıllar evveli çoktan unutmuş olduğumuz oluşumlardan ders alanlar olmamış ki yine aynı yollarda taban sürtmekte olduklarını görebiliriz diye düşündüm okudukça.

O zamanın seçim arifesinde ki bir fantezi. Yine gelmekte olan seçimin arifesinde az bir değişimle ele alabilir miyiz diye düşündüm.

Ne yazmışım gelin sizde bir gözden geçirip kanaatinizi yorumlayın.

***

EKONOMİ, SİYASET VE DEVŞİRME FANTEZİSİ... 

 19.08.2002                                       

Üç buçuk yıl evvel başlamış bu fantezinin konusu.

Genel seçim başlamış. Çeşitli siyasi partiler kendilerini, “Ben daha iyi idare ederim” savı içinde tanıtmaya çalışmışlar seçmenlerine.

“Ben Sosyalistim, ben Milliyetçiyim, ben İnanca da önem veririm, ben muhafazakârım, ben İdeoloji taraftarıyım” vb. gibi sloganları meydanlarda, TV'ler de, Basında, İlan ve broşürlerde duyurmuşlar.

Dikkat edilecek bir slogan da araya sıkıştırılmakta imiş hepsince.

Bazıları, kendi program ve yönlerinde karşıt olmalarına rağmen; İnanç özgürlüğünden yana olduklarını üstüne basa, basa vurgulamaktan geri kalmamışlar. Hatta seçim sonrası bir Sosyalist yönlü parti Genel Başkanının “Ben Kur'an öğretilmesine karşıyım...” ifadesini ortaya atmasına rağmen!.

Seçim sona ermiş. Tıraşlar öne düşmüş. Sosyalist olan partinin birisi tepe çıkışında ileriye geçerken, diğeri aşağılarda kaybolmuş. Milliyetçi görünümünde olan ikinci, inanç üzerinde duran üçüncü, muhafazakârlar ise evvelki yıllara göre haylice gerilerde kalmış. Hatta birisinin Genel Başkanı, Sosyal partinin kaybolanı bir adım daha atıp yukarılara çıkabilse imiş, meclis dışı kalı verecekmiş. Sosyalistlere hep dua edermiş.

Seçim arenalarından Meclis çatısı altına girenlerin ilk ön sırada olanları, birden unutuvermişler nedense, arenada söyledikleri Demokrasiyi, inanç ve fikir özgürlüğünü. Genel Başkanları Mecliste kendisini Kral veya Çar sanmış ki, daha ilk gün mini etekle değil de tesettürle gelen, Milletin seçtiği bir hanım Milletvekilini parmakla gösterirken hışımla “...Çıkarın dışarıya bu hanımı...” demekle kalmamış Meclis Başkanına da yetkisizce emir vermeye kalkmış.

Hükumet kurabilmek için yardımcılar lazım olunca, Kendisi ve yardımcısının içlerine bir türlü sindiremedikleri Bozkurtlarla asla beraber olmam dese de maalesef koşmak mecburiyetinde kalmış bozkurtları temsil edenlere. Yanında taşıdığı Arıyı da alıp, Güvercin, Bozkurt ve Arı'dan teşekkül eden bir hükumet ortaya çıkartarak kaynaşıvermişler.

***

Yazı burada bitiyor.

Ne düşünürsünüz bilemem ama ulusal medya ya bakarsanız AKP %45 alır deseler de!

Kalan %55 bu gün muhalefette olan siyasilerin bu durumda AKP pek de “Ben iktidardayım” diyemez gibi geliyor bendenizce.

O zaman yapıldığı gibi. Birbirlerini sevmeseler bile yan cebime koyuverin hesabı!

Birleşip İktidar olarak hükumet kuramazlar mı?

Yoksa tarihten ders alıp ona göre mi hareket edebilirler.

Seçim sonu görelim Mevlâ ne eyler?

Eylerse güzel eyler!

***

Hoşça kalınız