11 ili derinden etkileyen 6 Şubat depreminde Malatya’da gassallık yaparak cenazeleri yıkadığını anlatan Psikolog Melike Esra, en çok bebek ve çocuk cenazelerinden etkilendiğini ifade etti. Esra, “Gece gündüz cenaze yıkıyorduk” dedi. Türkiye, 6 Şubat 2023 tarihinde büyük bir depremle sarsıldı. Zaman geçse de deprem hafızalardan silinmiyor ve her sarsıntı, geçmişte yaşanan acıları hatırlatıyor. Yaşanan bu ‘asrın felaketi’nden sonra Konya’da deprem riskinin ne kadar olduğu ve binaların sağlamlığıyla ilgili düşünceler bir dönem gündemde yer aldı. Ancak depremle ilgili yeterince bilinç ve tedbirin olmaması dikkat çekti. Deprem bölgesinde gassallık yapan Psikolog Melike Esra ise, Malatya’da bulunduğu dönemde yürekleri dağlayan görüntülere şahit olduğunu belirterek ülkemizin birlik beraberlik içinde hareket ederek sorunları çözmesi gerektiğinin altını çizdi.

K H J F K H F K

KADIN GASSAL OLMAYI TERCİH ETTİ

Melike Esra, deprem bölgesine aslında kendi alanıyla alakalı bir şeyler yapabilmek için gittiğini söyleyerek depremden etkilenen çocuklarla ve ailelerle ilgilenebilmek, onlarla konuşabilmek adına çabaladığını dile getirdi. Deprem bölgesine gittiğinde niyetini gerçekleştirdiğini aktaran Melike Esra, “Ancak bize oradayken, gassalların çok yorulduğu ve çok fazla cenazenin olduğu haberi geldi. Durumun içerisinde depremin büyüklüğünü anlamıyorduk. Cenazelerin sayısı arttıkça depremin büyüklüğünü ve genişliğini anladık. Durum böyle olunca şehir mezarlığına geldim. Aslında alanım psikoloji ama cenazeler çok olunca yardım etmek istedim ve ‘kadın gassal’ oldum. Ancak o ortama girince insan ciddi bir korkuya kapılıyor. Nasıl manzaralarla karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Şehrin mezarlığına girene kadar duyduklarımız, gördüklerimiz bizi daha çok endişelendirdi. Yıkılan binaların içinden geçip mezarlığa gittiğimiz için o enkazlardan çıkan cenazelerin nasıl bir görüntüye sahip olduğunu bilmediğimizden korkuya kapılmıştık. Ancak vazifemizin başına geldiğimizde Allah’ın güç kuvvet verdiğini hissetim. Tecrübe sahibi gassallar da yükümüzü hafiflettiler. Biz de onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık” diye konuştu.

“GECE GÜNDÜZ CESET YIKIYORDUK”

Deprem bölgesinde gece-gündüz ceset yıkadıklarını ve sürekli cenaze namazı kılındığını anlatan Melike Esra, cenazelerin yıkanmadan gömüldüğüne dair söylentilerin de yanlış olduğuna dikkat çekti. Deprem bölgesindeki gassalların gayet büyük bir titizlikle bu işi yaptıklarını ifade eden Esra, “Bir yandan kefenler kesiliyor, hazır bir şekilde gassallara veriliyor diğer yandan da cenazeler yıkanıp kefenleniyordu. Yıkanmama veya kefenlenmeme gibi bir durum hiç olmadı. Elimizden geldiğince hepsini yıkamaya çalıştık” dedi.

ELİNDE KUR’AN-I KERİM’LE ENKAZDAN ÇIKARILDI

Bir gün Ermeni kökenli bir teyzenin elinde Kur’an ile vefat ettiğini söyleyen Esra, bu durumdan çok etkilendiğini dile getirdi. Cenazesini güzelce yıkadıklarını kaydeden Esra, “Ermeni bir abla vardı. Kimsesi yoktu. Komşusu getirmişti. Komşusunu biz aslında kız kardeşi ya da yakın akrabası zannettik. Çünkü çok fazla üzülüyordu. Bir gönüllümüz de kendisini sakinleştirmeye çalışıyordu. Komşusu olduğunu duyunca çok şaşırmıştık. Ermeni teyze de Kur’an-ı Kerim ile enkazdan çıkarılmış. Cenazesi geldiğinde bu görüntü bizi çok etkilemişti. Zaten İslam dinini çok severmiş. Ama Ermeni olduğu için yıkanabileceğine dair fetva aldık ve öyle yıkadık. Elinde Kur’an ile çıkmış birisinin Müslüman olduğu apaçık belli olduğu için biz de gönül rahatlığıyla yıkadık ve kefenledik” diye anlattı.

J G H D J G D J

BEBEK VE ÇOCUK CENAZELERİ DERİNDEN ÜZÜYORDU

Bu bayram masraf çok! Bu bayram masraf çok!

Bebek ve çocuk cenazelerinin kendisini en çok etkileyen manzaralardan bir tanesi olduğunu vurgulayan Esra, özellikle çok fazla bebek cenazesinin geldiğini ifade etti. Onları yıkadıktan ve kefenledikten sonra kendisini kötü hissettiğini belirten Esra, “Kendimi sakinleştirmem gereken zamanlar oluyordu. Çünkü çoğu zaman dışarı çıkıp ağlıyordum. Onları yıkarken sanki canlıydılar ve ben onlara duş aldırıyormuşum gibiydi. Bu his beni çok etkiliyordu. Bebek ve çocukları yıkayıp kendime geldikten sonra içeri girip diğer cenazeleri yıkamaya devam ediyordum. Bunun yanında annelerin, vefat eden çocuklarından ayrılışı da beni çok etkilemişti. Bir gün sarışın bebek vefat etmişti ve biz onu yıkadık. O sırada dışarıdan annesinin feryat sesleri duyuluyordu. Gönüllü arkadaşımız annenin yanında sakinleştirmek için duruyordu. Sonrasında anne bebeğini yıkadı, kefenlerken yanımızda bulundu ve bebeği kucağını aldı. Hepimiz çok etkilendik, ağladık. Hatta birbirlerine kenetlenmiş cenazelere bile şahit oldum. Bir anneyi çocuğundan ayırıp getirmişler ve annenin kolları birisine sarılır vaziyetteydi. Açmaya çalıştık ama olmadı. O şekilde yıkadık ve kefenledik. Bu görüntü bizi derinden üzdü” ifadelerine yer verdi.

GELİNLİKLE GELDİ, KEFENLE GİTTİ

Psikolog Gassal Esra, kendilerine gelen cenazeler hakkında karşısına gelen görüntüleri şu şekilde aktarmaya devam etti: “Genç kız gelmişti. Yeni evlenmiş. Depremin cereyan ettiği akşam düğünleri olmuş. Eşi ve kendisi vefat etti. Gelinin beyaz gelinlikle gelip, beyaz kefenle çıkması beni mahvetti. Bunun yanında 17 yaşında bir genç kız vardı. Çok güzel yaratılmış. Gözleri, kirpikleri, kaşları çok güzeldi. Biz bunları görünce güzellik operasyonlarıyla böyle olduğunu düşünmüştük. Ama yanılmışız. Daha sonrasında bu genç kızı yıkadık, kefenledik ve gönderdik. Genç kızın kardeşi de vefat etmişti. Baktık ki aynı güzellikte.”

L G L K G J

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

Psikolog Esra, son olarak şunları dile getirdi: “Deprem gibi felaketler yaşandığında birlik ve beraberliğin ciddi anlamda bizde kuvvet bulması gerekiyor. Çünkü biz millet olarak birbirimizi iyileştirme gücüne sahibiz. Depremde buna şahit oldum. Hiç tanımadığım insanların yanına geldiğimde birbirimize olan bakışımız veya sözümüzün bile şifa olduğunu gördüm. Halbuki hiçbir şekilde akrabalık bağımız yoktu. Ama yardım etmenin ve beraberliğin gücü böyle zamanlarda ortaya çıkıyor.”

Muhabir: TUBA KAYA