Fırsatmıdır? Sömestri Tehditmidir? Eğitimci - Yazar

Abone Ol

Öğrencilerin dört gözle bekledikleri sömestr tatili 20 Ocak Cuma günü başlıyor. Ancak iki hafta boyunca servis koşuşturması, sınav stresi ve zil sesinden uzak kalacak olan öğrencilerin tatil rehavetine kapılmamaları gerekiyor. Gelecek dönemi iyi karşılamak isteyen öğrencilere mutlaka bir tatil programı hazırlamalarını, ders çalışmayı ihmal etmemelerini, konu tekrarı yapmalarını, yeni konulara çalışmalarını ve bol bol kitap okumalarını tavsiye ediyorum.

Öğrencilerin iple çektikleri yarıyıl tatili ile ilgili her öğrencinin beklentisi farklı... Kimi öğrenci 15 günlük tatilini, eksiklerini gidermek için ders çalışarak değerlendirirken kimi öğrenci günlerini televizyon veya bilgisayar başında geçirmeyi tercih ediyor. Televizyon veya bilgisayar başında geçirilen boş zamanın dinlenmekten çok yorgunluk oluşturur. “Birçok öğrenci bu fırsatı, kitap ve defter kapağı açmadan, okullar açılana kadar televizyon seyrederek, geceleri geç saatlerde yatarak ya da odasına kapanıp bilgisayar başında saatlerini harcayarak değerlendirme eğilimindedir. Bu düzene alışık olmayan fizyolojik yapı önceleri zorlanır, daha sonrasında da yavaş yavaş tembellik ortaya çıkar. Tatil boyunca tembelliğe alışan bünye okul açıldığında eski düzenine dönebilmek için zorlanacağı gibi uzun bir süre kendini toparlayamaz. Bunun sonucunda ikinci döneme iyi bir başlangıç yapmak amacıyla verilen tatil tam tersi bir durumla sonuçlanır. Onun için her öğrencinin kendi durumuna göre bir çalışma stratejisi belirlemesi gerekiyor. Kısa ve uzun vadeli hedeflerin, öğrencilerin çalışma isteklerini kamçılayacaktır.

 

İnsanlar öğrendiklerinin yüzde 66'sını bir günde unutuyor

İnsanlar öğrendiklerinin yüzde 75'ini bir haftada, yüzde 66'sını bir günde, yüzde 54'ünü de bir saat içerisinde unutuyor. Unutmayı önlemenin yoluysa yapılanları tekrar etmekten geçiyor. Özellikle geçmiş konularla ilgili çalışmalarda çok fazla hata yapan öğrencilerin mutlaka genel tekrara ağırlık vermeleri gerekiyor. “Konu eksiği fazla olan, konuları sınava kadar yetiştirememe korkusu yaşayan öğrenciler bu tatilde önceliği, eksik konularını tamamlamaya vermeli. Çünkü ikinci dönem hem zamanın daha kısa olması hem de bahar mevsiminin gelmesi ve sıcakların başlaması nedeniyle öğrenci için güçlük olabilir. Konu eksikleri olmayan ve çalıştığı konularda az hata yapan öğrenciler ise yeni konulara çalışabilirler. Kitap okumaya karşı ilgisi olmayan öğrencilerin kalıcı başarılar yakalaması çok güç. Böyle bir alışkanlığa sahip olmayan öğrenciler için tatil bulunmaz bir fırsat. Bundan dolayı kitap okumak, iyi bir tatil programının olmazsa olmazlarındandır.” Ayrıca sadece öğrencilere değil velilere de tatil tavsiyelerinde bulunmak uygun olacaktır.

Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesinde “koşulsuz sevgi” ve “güven” duygusunun önemli etkileri olduğu bilinen bir gerçek. Onun için sayın veliler: “Çocuklarınızın düşük not alma nedenlerini birlikte tartışıp çözüm üretin, karar alma süreçlerinize çocuğunuzu da dahil ederek sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlayın, okul zamanında kalkış saati, çalışma saati gibi belli rutinlere alışmış çocuklarınızın tatil döneminde vakitlerini eğlendirici ve eğitici geçirmelerine yardımcı olun, çocuğunuzla mümkün olduğunca çok zaman geçirin, tatili birbirinizi daha iyi tanımak, anlamak ve birbirinizin arkadaşlığından zevk almak için değerlendirin. Yetenek, ilgi ve beceri bakımından her çocuğun kendine özgü özellikleri olduğunu unutmayın. Bu nedenle çocuğunuzun dönem boyunca sergilediği performansı başka çocuklarla asla kıyaslamayın.”

Çocukları ikinci döneme motive ederken kullanılacak en yanlış yöntemlerinse “kaygı yaratmak” ve “tehdit etmek” olduğunu söylemek doğru olacaktır. “Sen bu gidişle ikinci dönemde de sınıfı geçemezsin, bu kadar çalışmayla başarılı olamazsın türünden ifadeler kaygıyı arttırır, çocuğun özgüvenini azaltır. ”Başarısız karne getirdiği için sevgi göstermemek ve ilgisiz davranmak gibi yanlış tutumlarla karşılaşan gençlerin genellikle güven kaybı yaşadıkları ve ebeveynlerin olumsuz tepkilerinin üzücü sonuçlara da yol açabileceğini de unutmamak gerek.

Tatilde ilk dönemin yorgunluğunu atmak, bedeni dinlendirmek ve zihni bir nebze olsun rahatlatmak da çalışmak kadar önem taşır. Onun için;

1. Mutlaka bir tatil programı hazırlayın.
2. Ailenizle birlikte tatil yapın.
3. Tatilde ders çalışmayı ihmal etmeyin.
4. Günün, haftanın ve yarıyıl tatilinin sonunda ulaşmayı düşündüğünüz yeni hedefler belirleyin.
5. Konu tekrarı yapın.
6. Eksik kalan konuları tamamlayın.
7. Yeni konulara çalışın.
8. Bolca kitap okuyun.
9. Dinlenmeye ve gezmeye vakit ayırın.
10. Sosyal faaliyetlere zaman ayırın.

Son Olarak Ebeveynlere Tatil Tavsiyeleri

1. Çocuklarınızın düşük not alma nedenlerini birlikte tartışıp çözüm üretin, karar alma süreçlerinize çocuğunuzu da dâhil ederek sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlayın.
2. Okul zamanında kalkış saati, çalışma saati gibi belli rutinlere alışmış çocuklarınızın tatil döneminde vakitlerini eğlendirici ve eğitici geçirmelerine yardımcı olun.
3. Ara dönem, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirmeleri için çok iyi bir fırsattır. Bu zaman diliminde mümkün olduğu kadar çok birlikte zaman geçirin. Tatili birbirinizi daha iyi tanımak, anlamak ve birbirinizin arkadaşlığından zevk almak için değerlendirin.
4. Yetenek, ilgi ve beceri bakımından her çocuğun kendine özgü özellikleri olduğunu unutmayın. Bu nedenle çocuğunuzun dönem boyunca sergilediği performansı başka çocuklarla asla kıyaslamayın.
5. Çocukları ikinci döneme motive etmek için kaygı ve tehdit yolunu kullanmayın.
6. Çocuğunuza her şeye rağmen koşulsuz sevdiğinizi ve ona güvendiğinizi hissettirin. Son tahlilde okumanızı tavsiye edeceğim belki de tatilde okumayı bu kitapla seveceğinizi düşündüğüm “Yaşama Yerleşmek” kitabının şu bölümünü paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyorum; "Bazılarımız bazen -ve sanırım çok azımız da her zaman- dört elle yapışırız yaşama. Fark ederek, hissederek, ânı yaşayarak yaşarız; bazılarımız ise âdeta parmak ucuyla tutar yaşamı. Bir sandalyeye, koltuğa veya bir sedire, kendimizi bırakarak, yayılarak yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde oturmak da... Benzer şekilde, yaşama bütün varlığımızla, varoluşumuzla yerleşmek de mümkündür, eğreti bir şekilde ucundan ilişmek de... Bir at, üstüne tam yerleşmeyen süvariyi nasıl üstünden atarsa, yaşam da kendine tam yerleşmeyenleri, bir anlamda yeterince uyum sağlayamayanları üstünden atar, devre dışı bırakır “Üstün Dökmen, bu kitabında, kaliteli yaşamanın vazgeçilmez koşulu olan "Yaşama Yerleşmek"i anlatıyor.

Yaşama Yerleşmek Küçük Şeyler 3 - s41“Her şey olsaydı da bir tek yerçekimi olmasaydı, ayaklarımız yere basmazdı, dik duramazdık. Yerle gök arasında, yere,göğe dik, diğer insanla paralel yaşayabilmek için yerçekimigereklidir. Bu durumun çağrıştırdığı bir gerçek var: Yaşamdadik durabilmek için, hayatta kalabilmek için sizi bir şeyler çekmeli; en az bir şey sizi kendine çekmeli, sizin için çekici olmalı. Sizi çeken şey, motivasyon kaynağınız, yaşama amacınızhaline gelebilir.” Vesselam. Kalın sağlıcakla ve kaliteli bir sömestr geçirmeniz dileğiyle Allaha emanet olun.