3. SAYFA

Fatma Nur Öğretmen davasında karar çıktı: Katil zanlısı liseli için uygulanan ceza belli oldu

Anadolu 2. Çocuk Ağır Mahkemesi salonunda görülen davanın karar celsesinde, tutuklu bulunan lise öğrencisi sanık F.S.B., duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Duruşma salonunda mağdur ve sanık tarafının müdafiileri hazır bulunurken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da davacı sıralarındaki yerini aldı.

Abone Ol

AYLAR ÖNCESİNDE PLANLAMIŞTI

İstanbul’un huzurunu kaçıran ve eğitim camiasını derin bir yasa boğan vahşetin hukuki sürecinde son perde kapandı. Bir eğitim kurumunda ders esnasında gerçekleştirilen, bir öğretmenin yaşamını yitirmesi ve diğer eğitimcilerin yaralanmasıyla sonuçlanan korkunç saldırının davasında adalet tecelli etti. Toplumun ortak vicdanını derinden yaralayan, akıllara durgunluk veren okul baskınına dair yürütülen yargılamada, mahkeme heyeti sanık hakkında emsal teşkil edecek nitelikte ağır bir yaptırıma hükmetti. Genç yaştaki saldırganın aylar öncesinden planladığı anlaşılan bu dehşet gecesinin bedeli, adliye koridorlarında net bir şekilde tescillenmiş oldu. Milli Eğitim Bakanlığı adına görevlendirilen hukukçu ise yaşanan bu elim hadisenin duruşmasını izleyici sıralarından hassasiyetle takip etti. Celse arasında esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunan cumhuriyet savcısı, toplanan deliller ışığında sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını ve demir parmaklıklar arkasındaki tutukluluk halinin kesintisiz olarak devam etmesini talep etti.

YAŞ SINIRI NEDENİYLE CEZA 24 YILA DÜŞÜRÜLDÜ

Savunmaların ardından kararını tabelaya yazdıran mahkeme heyeti, hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik gerçekleştirilen hunharca eylemin niteliğini net bir şekilde ortaya koydu. Juri ve mahkeme kurulu, sanığı "kadına karşı canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ilk etapta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Ancak, fail F.S.B.'nin cinayetin işlendiği tarihte 17 yaşında, yani yasal olarak çocuk statüsünde olması sebebiyle, mevzuat gereği bu ceza 24 yıl hapis cezasına esnetildi. Mahkeme, kamuoyunda infial yaratan bu cinayette sanığın duruşmadaki tavırları da dahil olmak üzere hiçbir aşamada takdiri indirim sebebi görmedi ve cezada indirime gitmedi.

Adalet mekanizması, sadece hayatını kaybeden eğitimcinin haklarını aramakla kalmadı; aynı koridorda ölümle burun buruna gelen diğer mağdurların da hakkını gözetti. Mahkeme heyeti, sanık F.S.B.'yi okul içerisindeki diğer öğretmen ve öğrencilere yönelik gerçekleştirdiği yaralama, tehdit ve saldırı girişimleri gibi çeşitli suç kategorilerinden ötürü de ayrıca 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Böylece toplamda 37 yıl 6 ay hapis cezası alan lise öğrencisinin tutukluluk durumunun aynen devam etmesine karar verilerek dosya karara bağlandı.

ÖFKE PATLAMASI DEĞİL DİJİTAL OYUNLARIN TETİKLEDİĞİ PLANLI KATLİAM

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde hazırlanan kapsamlı iddianame, olayın anlık bir cinnet hali olmadığını, aksine soğukkanlı bir planlamanın ürünü olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermişti. Tarihler 2 Mart’ı gösterdiğinde meydana gelen hadisede, F.S.B.'nin öğretmen Fatma Nur Çelik'in ders anlatmakta olduğu 206 numaralı dersliğe aniden girdiği belirtilmişti. Sınıfta hiçbir sözlü münakaşa veya uyarı yaşanmaksızın doğrudan kürsüde oturan Çelik’e yönelen saldırganın, talihsiz kadını sırt bölgesinden 4-5 kez haince bıçakladıktan sonra olay yerinden kaçtığı aktarılmıştı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Çelik, doktorların tüm çabalarına rağmen aynı gün hayata gözlerini yummuştu. Savcılık, bu saldırının ani bir refleks olmadığını, süreklilik arz eden kararlı bir icra hareketi olduğunu vurgulamıştı.

Katil zanlısının zihinsel arka planını inceleyen adli tıp ve siber suçlar uzmanları, dehşet verici bulgulara erişmişti. Zanlının eyleminin anlık bir sinir krizi olmadığı, aksine aylar öncesine yalan, zihinsel olarak beslenen ve adım adım somutlaştırılan bir sürecin sonucu olduğu anlaşıldı. Okul rehberlik servisinin 2025 yılının başlarından itibaren tuttuğu gözlem formları ile İstanbul Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen sağlık kurulu raporları dosyaya eklendi. Tıbbi tedavisi olaydan kısa süre önce kesilen F.S.B.'nin bilgisayar ve cep telefonunda yapılan incelemelerde, kitlesel katliam temalı "Hatred Mass Murderer Mode" isimli oyun içerikleri ile okullarda şiddeti özendiren "Once Once a Time in High School" adlı film videolarını defalarca izlediği saptandı. İddianamede, sanığın insan hayatını hiçe sayarak öldürmeyi tamamen bir amaç haline getirdiğinin altı çizilmişti.

126 YILA KADAR HAPİS İSTEMİYLE YARGILANIYORDU

Gözü dönmüş saldırganın sınıftan çıktıktan sonra da dehşet saçmaya devam ettiği adli kayıtlara geçmişti. İddianamede, F.S.B.'nin okul koridorlarında karşılaştığı öğretmenler Z.A. ve B.A.'yı da bıçak darbeleriyle hafif şekilde yaraladığı bilgisine yer verilmişti. Hızını alamayan liseli saldırganın, okulda bulunan öğrenciler S.K, K.A, B.R.A, M.A, A.D, M.B. ile öğretmen Ş.G.'ye de elindeki suç aletiyle saldırmaya yeltendiği, dehşet içinde kaçışan kurbanlardan bazılarını ise koridor boyunca bıçakla kovaladığı ifade edilmişti.

Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan sevk maddelerinde sanık hakkında; "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürme", "çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs" ve "kamu görevlisini tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suç zincirlerinden toplamda 126 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu. Ağır ceza mahkemesinin yaş sınırını gözeterek verdiği bu son karar, eğitim dünyasındaki güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.