Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez'i, Selçuklu Yayın Grubu olarak ağırladık.
Konya TV ekranlarında canlı yayında çalışma ve sosyal güvenlikle ilgili toplumun merak ettiklerini sorduk.
En merak edilen konu şüphesiz; “erken emeklilikti.” Sayın Etyemez'e öncelikle bu soruyu yönelttik.
Açıklamalarıyla emeklilik bekleyenleri düş kırıklığına uğrattı.
Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik için erken emeklilik gibi bir durumun olmadığına dikkat çekti. Fakat, “tartışılabilir” sözüyle de kapıları tam olarak kapatmadı. Bir anlamda fısıltı gazetesinin “hükümet bu düzenlemeyi seçim odaklı düşünüyor” söylentilerine de cevap vermiş oldu.
“Şu an için böyle bir düşüncemiz yok ama tartışılmasında da bir mahsur görmüyoruz, ileride ne olur bilemeyiz” mesajı verdi.
Bu açıdan bu konunun gündemde kalması önemli. Toplumdan büyük ölçüde bir istek gelirse bu yönde adımlar atılır mı? Bilemeyiz ancak önümüz seçim, Türkiye'de toplumu doğrudan ilgilendiren düzenlemelerin de seçim döneminde yapıldığını dikkate alırsak, “erken emeklilik” talebinde sesler daha da yükselmelidir...
Çalışan kesiminin merakla takip ettiği sözleşmelilere kadro ve taşeron işçilerin sosyal güvenlik haklarının verilmesi konularını da Sayın Etyemez'e sorduk.
Sözleşmelilere kadro verilmesinin şu an için mümkün olamayacağını ancak bazı haklarının iyileştirilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Böylece belediyelerde çalışan 18-20 bin, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 80 bin sözleşmeli çalışanın kadro beklentisi de hayal oldu.
Başbakan Erdoğan'ın, “belediyelerde sözleşmeli çalışanlara kadro verilmesi yönünde çalışıyoruz” söylentileri de bir kez daha sözleşmeliler üzerinde hayal kırıklığı oluşturdu, “kadro alacağım umudu” başka bahara kaldı...
Sayın Etyemez, işçilerle ilgili konuda önemli bir itirafta da bulundu. Taşeronların gerçekten mağdur durumda olduğunu ifade etti. Bu aslında bilinen bir gerçeğin dile getirilmesinin yanında, hükümetin bir bürokratından böyle bir açıklama gelmesini taşeron işçilerin zor şartlarda çalıştığının da bir itirafı olarak ele alabiliriz.
Bu yönde çalışmaların da sürdüğünü, taşeron işçilerin de sosyal haklar edinmesi ve daha iyi koşullarda çalışmalarının sağlanması için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. Umarım çalışmalar en kısa zamanda neticelendirir.
Sayın Etyemez'in de ifade ettiği gibi günde ortalama 190 iş kazası oluyor. Ne yazıkki iş kazasına uğrayanların büyük bir bölümü de taşeron işçiler. Çünkü müteahhitler tarafından güvenliksiz ortamlarda, sosyal güvenceleri olmadan, kişi hak ve hürriyetleri verilmeden, işten çıkarılma korkusuyla en ağır işlerde çalıştırılıyorlar. Verilen işi, “yapamam” diyemiyor. Diyememesinin en önemli nedeni mesleğinin olmamasından öte evine ekmek götürme düşüncesidir.
Sayın Etyemez, “Toplumun tüm kesiminin sosyal güvenlik içine aldık” diyor ama taşeron işçiler yıllardır sosyal hakları olmadan çalışıyor. Onun için Bakanlığın masasında bekleyen bu düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi, binlerce işçi için hayati önem arz etmektedir. Müteahhitlerin elinde işçiler köle olmaktan kurtarılmalıdır.
Aksi takdirde Türkiye'nin Uzakdoğu ülkelerinin yaptığı gibi insan sömürmekten hiçbir farkı kalmaz...
TERÖRİSTLER EMEKLİ OLAMAZ!
Açılım süreciyle ilgili eleştirilere de değinen Sayın Bakan Yardımcısı, özellikle açılım süreciyle birlikte BDP'nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun da savaş tazminatı önermesinin ardından terörist örgüt PKK militanlarının emekli edileceği yönündeki iddiaları abesle iştigal olarak niteledi. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, bu tür iddiaların açılım sürecini baltalamak isteyenler tarafından ortaya atıldığını, BDP teklif etse bile karşılığının olamayacağını söyledi.
Bugüne kadar AK Parti iktidarının, “bu tartışılmaz, yapılmaz” dediği birçok konunun, tartışıldığını ve yapıldığını düşündüğümüzde, ortaya atılan iddiaların gerçek olup olmadığını zaman gösterecektir...
Teröristlerin emekli olmayacağını ifade eden Sayın Etyemez, korucuların emekliliği noktasında çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Ancak çalışmaların ne konumda olduğunu belirtmedi.
Sanırım verilecek haklar, PKK'nın silahlı eylemde bulunup bulunmayacağına bağlı olacak. İleriki aşamada süreç tıkanır ve PKK yine silahlı eyleme başlarsa korucular görevlerinin başında kalmaya devam edeceği açık. İşte bu nedenle hükümet korucuları erkenden emekli etmeyi düşünmüyor olabilir. Onun için korucuların emekli olması PKK'nın ortadan kalkmasıyla mümkün olacak gibi...