Bursa'da engelli ve otizmli çocukları olan ailelerin yaşadığı dramı Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Başkanı Tülay Gürel, hazırladıkları dosyaların valilikte kaybolduğunu ve bürokratik engeller yüzünden çözümlerin sürekli ertelendiğini belirterek isyan etti: "Çalıştaylar yapılıyor, raporlar isteniyor ama somut hiçbir adım atılmıyor. Biz kurumlar arasında bir futbol topu gibi döndürülmekten yorulduk."
UMUTLA BAŞLAYAN PROJE, ACI GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARDI
Bursa Valiliği oluru, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında yürütülen proje kapsamında eğitimci eğitimi ve aile ziyaretleri gerçekleştirildi. Proje kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkut Tutkun'un liderliğinde dört gün süren eğitimci eğitimi düzenlendi. Yaklaşık 500 katılımcının yer aldığı programda alanında uzman eğitmenler görev aldı. Eğitimlerin ardından öğretmenlerden gelen talepler doğrultusunda uygulama eğitimlerinin sürdürülmesi yönünde raporlar hazırlandı. Ancak proje kapsamında gerçekleştirilen 10 aile ziyareti, özel gereksinimli bireylerin yaşadığı sorunların yalnızca eğitimle sınırlı olmadığını, sağlık, bakım, ekonomik yetersizlikler ve sosyal destek eksikliğiyle iç içe geçmiş ağır yaşam mücadelelerini ortaya koydu.
EVLERDE YAŞANAN DRAMLAR RAPORLARA YANSIDI
Ziyaret edilen ailelerden birinde annesi vefat etmiş özel gereksinimli bir çocuk ile kardeşinin bakım yükü yaşlı anneanne ve dedenin omuzlarına bırakılmış durumda. Bir başka ailede ise özel gereksinimli bir kız çocuğu, sağlık kuruluşlarının desteği ve yapılan girişimlere rağmen yaklaşık iki yıldır gerekli ameliyatını olamıyor. Ailenin iddiasına göre yoğun bakım yatağı bulunamaması nedeniyle süreç sürekli erteleniyor. Sahada karşılaşılan en ağır örneklerden biri ise üç otizmli çocuğuyla yaşam mücadelesi veren bir anne oldu.
Çocuklardan biri skolyoz hastası, biri nedeni tam olarak belirlenemeyen bayılmalar geçiriyor, diğeri ise sürekli bakım ve bez desteğine ihtiyaç duyuyor. Ayrıca ciddi obezite problemiyle mücadele ediyor. Ailenin 20 yaşındaki diğer çocuğu ise yıllardır omuzlarında taşıdığı sorumluluk nedeniyle tükenmişlik noktasına gelmiş durumda.
Gürel, "Bu anne tek başına hangisine yetişsin? Bir çocuğunu hastaneye götürse diğerlerini kime bırakacak? Bu ailelerin yaşadığı sorunlar artık bireysel değil, toplumsal bir sorundur" ifadelerini kullandı.
‘SAĞLIK HİZMETİ HASTANEYE DEĞİL, ÇOCUĞUN BULUNDUĞU YERE GİTMELİ’
Dernek tarafından geliştirilen çözüm önerilerinden biri de sağlık hizmetlerinin okul ortamına taşınması oldu. Hazırlanan sağlık protokolüne göre özel gereksinimli bireylerin rutin değerlendirmeleri ve bazı sağlık kontrollerinin okul ortamında yapılması planlandı. Böylece ailelerin çocuklarını toplu taşıma araçlarıyla hastanelere götürmek zorunda kalmasının önüne geçilmesi hedeflendi. Gürel, "Annenin çocuğunu sırtlayıp otobüsle, dolmuşla veya metroyla hastaneye taşıması yerine kurumlar çocukların bulunduğu okullara gelsin. Gerekli analizler yerinde yapılsın. Randevu günü belli olsun. Anne gidemiyorsa sosyal sorumluluk projeleriyle destek sağlansın" dedi. Ancak hazırlanan protokoller ve çözüm önerileri uygulama aşamasına geçemedi!
KAYBOLAN DOSYALAR, SONUÇSUZ GÖRÜŞMELER…
Aile ziyaretlerinde elde edilen tüm veriler detaylı raporlar halinde ilgili kurumlara ve valiliğe sunuldu. Ancak ailelerin yaşadığı sorunları içeren dosyaların süreç içerisinde kaybolduğu, çözüm bekleyen birçok konunun ise sonuçlandırılamadığı ifade edildi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında ulusal medyada sorunları gündeme taşıyan Gürel, 2023 yılından bu yana sayısız görüşme, ziyaret ve yazışma yaptıklarını belirterek şunları söyledi: "İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve diğer kurumlarla birçok görüşme gerçekleştirdik. Ancak sahada değişen bir şey olmadı. Sürekli aynı konuları konuşuyor, aynı raporları hazırlıyoruz. Biz futbol topu gibi sürekli kurumlar arasında dönmekten yorulduk."
‘EĞİTİMDEKİ İSTİKRARSIZLIK ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR’
Sorunların yalnızca sağlık ve sosyal destek alanında olmadığını belirten Gürel, eğitim sistemindeki istikrarsızlığın da özel gereksinimli çocukların gelişimine zarar verdiğini söyledi. Kendi çocuğunun yaşadığı süreci örnek gösteren Gürel, "2023 ile 2026 yılları arasında çocuğum 24 öğretmen değiştirdi. Otizmli çocuklar için güven, rutin ve süreklilik hayati önem taşır. Sürekli değişen öğretmenler çocuklarımızın gelişimini olumsuz etkiliyor" dedi. Ayrıca bazı öğrencilerin haftada beş gün eğitim hakkı bulunmasına rağmen uygulamada bu sürenin azaltıldığı, bazı öğrencilerin ise okula düzenli devam etmemelerine rağmen sistem üzerinde eğitim alıyormuş gibi göründüğü yönünde ailelerden gelen şikâyetlerin bulunduğu belirtildi.
‘TÜRKİYE'DE BAŞARILI ÖRNEKLER VAR’
Gürel'e göre yaşanan sorunlar çözümsüz değil. Konya, Eskişehir, Ankara ve Türkiye'nin farklı şehirlerinde özel gereksinimli bireylerin eğitim, sağlık ve sosyal yaşama katılımlarını kolaylaştıran başarılı uygulamaların bulunduğunu belirten Gürel, sivil toplum kuruluşlarının bu örnekleri yıllardır ilgili kurumlara sunduğunu ifade ederek, "Biz sadece sorunları anlatmıyoruz. Çözüm üreten kurumları ve başarılı uygulamaları da gösteriyoruz. Türkiye'nin bazı şehirlerinde çocuklarımızın tanılama süreçleri hızlanıyor, eğitim hizmetlerine erişimleri kolaylaşıyor ve aileler daha güçlü destek alabiliyor. Aynı uygulamalar ülke genelinde yaygınlaştırıldığında binlerce aile rahat bir nefes alacaktır" dedi.
MEVZUAT VAR, KAYNAK VAR, UYGULAMA EKSİK!
Türkiye'de özel eğitim alanında önemli imkânlar bulunduğunu belirten Gürel, asıl sorunun uygulamada yaşandığını söyledi. Devlet okullarında haftada beş gün eğitim hakkı, rehabilitasyon merkezlerinde ücretsiz destek eğitimleri ve kapsamlı mevzuat düzenlemeleri bulunduğunu hatırlatan Gürel, "Sorun kaynak eksikliği değil, mevcut kaynakların etkin şekilde yönetilememesidir. Okullarımızda öğretmen var, uzman var, bina var, materyal var. Ancak koordinasyon eksikliği nedeniyle hem aileler mağdur oluyor hem de devletimizin yaptığı maddi ve manevi yatırımlar istenilen sonucu vermiyor." diye konuştu.
ÇÖZÜM UZAKTA DEĞİL!
Özel Gereksinimli Bireyler Derneği; mahalle bazlı saha taramalarının yapılmasını, muhtarların sürece dâhil edilmesini, sağlık hizmetlerinin okul ortamına taşınmasını, eğitimde sürekliliğin sağlanmasını ve çoklu sorun yaşayan ailelerin öncelikli olarak desteklenmesini öneriyor. Gürel, çağrısını ise şu sözlerle tamamladı: "Yıllardır aynı masalarda aynı sorunları konuşuyoruz. Artık rapor hazırlama dönemi değil, uygulama dönemidir. Türkiye'nin dört bir yanında çözüm üreten örnekler varken özel gereksinimli bireyler ve aileleri yeni raporlar değil, mevcut çözümlerin hayata geçirilmesini bekliyor. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. Kaybedecek bir günümüz değil bir dakikamız bile yok! Annelerim tükendi."