Güzel ülkemin sorunlarından bir tanesi hatta belki de en büyüğü hiç şüphesiz; eğitim. Acilen çözülmesini istediğimiz sorunun ismi de yine eğitimdir.
Türkiye'de herkes üniversite mezunu olacak. Tüm şehirlere üniversite açtık, hatta bazılarına birkaç tane. Ne güzel. Dışarıdan bakıldığında güzel ancak olayın içine girdiğimizde dezavantajlarını rahatlıkla görüyoruz. Öğretmenlik alanından baktığımızda mevzuya, yakın tarihe kadar en popüler meslekti. Eğitim fakültelerinin puanı 2'ye katlandı. Öğrenciler öğretmen olacağız sevinciyle okumaya başladılar. Çok değil birkaç sene sonra öğretmen atamaları zorlaşmaya başladı. 'Öğretmen olacağız' diye sevinen bu yüksek puanlı zeki öğrenciler üniversiteyi bitirdikten sonra işsiz kaldılar. Şanslı olanları özel dershanelerde iş buldu. Şu sıralar özel dershanelerin kapanması da gündemde. Eğer bu gerçekleşirse dershane bünyesinde çalışan öğretmenler ne olacak? Bu konuya girersek geri çıkamayacağımızı düşünüyorum. Öğretmenlerin başına gelen bu olay şimdi de sağlık sektöründe özellikle hemşirelerin başına gelmekte. Eğitim politikaların tıkanması üzerine bu sefer öğrencileri sağlık bölümüne yönlendirmeye çalıştılar. Ülkemizde hemşire açığı oldukça fazla. Mevcut mezunlarla 2020'li yıllara kadar açığı kapatamayız. 'Böyle giderse ithal sağlıkçı getireceğiz' diyerek sağlık sektörünü gündeme getirdiler. Öğrencilerde normal olarak sağlık alanlarını tercih etmeye başladı. Hatta bir de özel sağlık meslek liseleri açarak ilerleyen süreçte yaşanacak sıkıntılara tuz bastılar. Mevcut öğrencilerin iş bulacağı kesinleşmeden bir de özel sağlık meslek lisesi öğrencilerinin ilerde iş sıkıntısı çekmelerine önayak oldular. Bu kadar gelişmeden sonra bazı yetkililerin arka arkaya açıklamalarına şahit olduk. Hemşire açığını dolduruyoruz, 50 bin hemşire açığı 3 yıla kadar kapanacak vs. Ne oldu şimdi? Hemşirelik okuyan binlerce öğrencinin hayalleri suya düştü. Çocuklarını özel sağlık meslek lisesinde okutan veliler, asıl amacı eğitim olmayan ticarethane mantığı varlık sürdüren o yerlere boş yere para döktü, halen de dökmekte. Bu sadece hemşirelik alanında mı? Tabii ki hayır. Sağlık meslek lisesi bünyesinde bulunan tüm bölümlerde aynı sıkıntı baş gösteriyor. Peki bundan sonra ne yapılmalı? Bir çıkış yolu var mı yoksa bir bardak soğuk su mu her şeyin çözümü? Bunca şeyi yaparken akıl hocalarınız, profesörleriniz hiç mi hesaplamadı işlerin böyle sarpa saracağını? Her şehre üniversite açtınız başınız göğe mi erdi? Zaten bu her şehre üniversite işini sadece oy amaçlı kullandınız hepsi bu. Herkes üniversite mezunu oldu ya da olacak. Olacakta ne olacak? Okulu bitirdikten sonra işsiz kalıyorsa o diplomayı alsa ne almasa ne? Bu projelerinizin sahibi akıl hocalarınız bu soruları kendilerine soramadılar mı? Her vatandaşın üniversite mezunu olmasını amaçlayacağınıza, iş sahibi olmasını amaçlasaydınız bu kadar sorunla karşılaşmayacağınız aşikar. Hangi meslek grubunda ne kadar açık olduğu, bu açığı kapatmak için şu kadar üniversiteye bu bölüm açılmalı, şu kadar öğrenci alınmalı hesaplamasını yapmak çokta zor olmamalı diye düşünüyorum. Hatalar yapıldı bundan sonra önümüze bakmalıyız diye düşünenlerde var. O zaman bundan sonra yapılacak politikalar düzeltilmeli. Öğretmenlik, hemşirelik veya herhangi bir meslek grubunda açık sayısı ne kadar bu sorunun cevabı bulunmalı. Üniversiteler bu sayıya göre öğrenci alımı yapmalı. Meslek kurslarına, meslek liselerine, meslek yüksekokullarına ağırlık verilmeli, vatandaşın meslek sahibi olması sağlanmalı. Tabii her şeyden önce her meslek kutsaldır ilkesiyle yola çıkılmalı. Her mesleğe önem ve değer verilmeli. Her meslek için iş istihdamları sağlanmalı. Bu dediklerin bu kadar kolay değil diye yorum yapanlar da elbet olacaktır. Bunlar gerçekten kolay şeyler değil aylarca hatta belki yıllarca çalışma isteyecek işler. Ancak bunlar o kadar da zor şeyler değil. Yapılamaz diye bir şey de yok. Yetkililer bu sorunu gerçekten dert edinip üstüne düşerse adım adım tüm sıkıntılar yola sokulacaktır, kuşku yok. Velilerin de bir konuyu iyi düşünmeleri gerekmekte. Unutmayın, bu ülkenin her mesleğe ihtiyacı vardır. Alın teri ile çalışılan hiçbir meslek kötü değildir. Evlatlarınızı, Türkiye'mizin geleceklerini göndereceğiniz okulu düşünürken lütfen hassas davranın. Büyük meslek sahibi olmasını değil, helal para kazanmasını düşünün. Çocuklarınızın makam, mevkileriyle değil, hayırlı evlat olmasıyla, hayırlı işlerde çalışmalarıyla kazanacaksınız.
Ülkemizin sorunlarından biri olan bu eğitim meselesinin en büyük çözümü kadın-erkek, genç-yaşlı, öğrenci-veli tüm vatandaşların başlarını iki ellerinin arasına alarak 'bu sorunu nasıl çözeriz' diye kendilerine sorarak fikir üretmesiyle, çözüm yolları bulmasıyla olacaktır. Buna hiç kimsenin şüphesi olmasın.