Ebruli

Abone Ol

Hayatta her şeyin bir rengi var. Bize verilen göz nimeti sayesinde nesnelerin şekilleri ile birlikte renklerini de görürüz. Gözümüz zamanla renkleri ayırt etmeyi öğrenir. Bu yaşadığımız çevreye ve genetik mirasa göre şekillenen bir yetenektir. Dil sayesinde beynimiz gözün gördüğü renkleri kodlar. Çevremizde ne kadar çok renk ismi kullanılıyorsa renk bilgimiz o derece derinleşir. Türkçemiz bu konuda oldukça zengin olduğundan bizler şanslıyız. Zira bir rengin farklı tonları için farklı isimler kullanıyoruz.

Tüm renklerin orijinalleri doğada mevcuttur. Özellikle baharın yaza döndüğü şu günlerde henüz bina yapılmamış boş arazilerde, park, orman ve bahçelerde bu renklerin çoğuna rastlayabilirsiniz. Sırf yeşilin bile onlarca tonu var.

Renklerin psikolojimiz üzerinde de pek çok etkileri olduğu biliniyor. Örneğin; derinliği, sonsuzluğu, berraklığı temsil eden mavi renk insana huzur ve rahatlık veriyor, sakinleştiriyor;  Kırmızı renk uyarıcı ve dikkat çekici özelliğiyle reklam sektöründe hayli revaçta.  İnsanların dikkatini çekmek için ondan etkilisi yok gibi. Yeşil tabiata hakim renk olarak gözü ve beyni dinlendiren ferahlık veren ve üretimi artırmakta etkili olan bir renk. Bu nedenle iş yerleri ve mutfak gibi alanlarda verimi artırmaya yönelik sıkça tercih ediliyor. Mor renk gücü asaleti ve zenginliği çağrıştırıyor, hayal gücünü, şevk ve ilhamı artırıyor. Bu nedenle özellikle açık tonları öğrencilerin ve sanatçıların çalışma ortamları için ideal. Turuncu, kırmızıdan sonraki en sıcak renk olarak biliniyor.  İnsana neşe, cesaret, hareket ve heyecan veriyor. Sarı renk dikkat çekici ve geçiciliği temsil ediyor. Bu yüzden taksiler sarı. Ayrıca araç kiralama servislerinin de genellikle sarı rengi kullanmalarının nedeni bu. Kahverengi toprağın ve dolayısıyla doğallığın rengi bu nedenle bulunduğu ortama sakinlik ve güven veriyor. Lacivert sonsuzluğu, güveni ve otoriteyi sağlıyor bu yüzden iş adamları önemli toplantılarda lacivert takım elbise giymeyi tercih ediyor, şirket logoları ve çalışanların kıyafetlerinde lacivertin etkilerinden faydalanılıyor.

Bütün renkleri içinde barındıran beyaz renk tahmin ettiğiniz üzere saflığın ve temizliğin sembolü bunun yanında masumiyet ve çok az hüzün de bulunduruyor. Siyah ise uzmanlara göre bir renk olarak değil renksizlik olarak adlandırılıyor. Çoğu toplumda matemin rengi olan siyah aynı zamanda ağır başlılığı, soyluluğu ve gücü çağrıştırıyor. Siyah giyen insanlar genellikle kendine güvenen, hırslı, azimli ve kararlı bir kişiliğe sahip.

Her konuda olduğu gibi renkler konusunda da dengeli ve isabetli kararlar verebilmek çok önemli. Tek bir renge saplanıp kalmak çeşitli psikolojik sorunlara yol açabiliyor. Yüce Yaratıcı yarattığı her varlığa farklı şekil ve renk vermiş. Demek ki bunda bir hikmet var. Yoksa her şeyi siyah ya da beyaz renkte yaratarak çok renkliliği ortadan kaldırabilirdi.

Doğanın denge ve uyumu bana öyle geliyor ki çok renklilikle sağlanıyor. Her renk ayrı bir değer ve hepsi de varlıklarıyla bizlere bir şeyler anlatmaya çalışır gibi. İnsanın duyguları da tıpkı renkler gibi zaman zaman değişiklik gösteriyor. Bazen neşe bazen hüzün bazen karamsarlık bazen umut hepsi iç içe. Galiba siyah olmadan beyazın değeri anlaşılmadığı gibi olumsuz duygular olmadan da mutluluğun değeri anlaşılamıyor tıpkı hastalık olmadan sağlığın, ihtiyarlık olmadan gençliğin ve ölüm olmadan hayatın bir anlam ifade etmediği gibi.