YEREL

Dünyanın nazar boncuğu kendini yeniliyor!

Konya'nın Karapınar ilçesinde yer alan ve sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla meydana gelen bu eşsiz ekosistem, geçirdiği hidrolojik değişimlere rağmen gizemli atmosferini ve çekim merkezi olma özelliğini kaybetmedi. Bölgenin sahip olduğu mistik hava ve krater konisinin büyüleyici yapısı, doğaseverlerin ve seyahat tutkunlarının rotasındaki yerini korumasını sağlıyor.

Abone Ol

Mevsimsel döngülerin getirdiği yeniliklerle birlikte alanın genel çehresinde dikkat çekici bir görsel hareketlilik gözleniyor. Bu yıl ülke genelinde etkili olan ve tarım arazilerine can suyu veren bereketli yağış dalgası, krater çevresindeki toprak yapısını adeta yeniden canlandırdı. Havzanın etrafını saran geniş düzlüklerde açan binlerce sarı papatya, çölü andıran bu volkanik araziye muazzam bir estetik canlılık kazandırdı. Bahar ve yaz aylarının enerjisini yansıtan bu rengarenk çiçek örtüsü, tamamen kurumuş olan göl tabanının beyaz ve çorak yapısıyla bir araya gelerek, tabiatın tezatlıklarını gözler önüne seren nadide bir manzara ortaya çıkarıyor.

BEREKETLİ YAĞMURLAR BİLE ÇARE OLMADI: KRATER HAVZASINDA BEKLENEN TABLO OLUŞMADI

Son dönemde Türkiye'nin pek çok bölgesinde iklim normallerinin üzerinde seyreden yağış miktarı, özellikle kuraklıkla mücadele eden iç bölgelerdeki sulak alanlar için umut ışığı olmuştu. Karapınar ve çevre ilçelerde de etkisini gösteren yoğun yağışların ardından pek çok kişi coğrafyanın sembolü niteliğindeki bu alanın eski günlerine dönebileceği yönünde büyük bir beklenti içerisine girdi. Ancak yeraltı su seviyelerindeki kronik düşüş ve bölgenin kendine has jeolojik tabiatı, yağan onca yağmura rağmen makûs talihi değiştirmeye yetmedi.

Çiçeklerin sunduğu görsel şölene rağmen devasa çukurun tabanında su birikintisinin dahi meydana gelmemesi, burayı yakından takip edenleri derinden etkiliyor. Yağış haberlerini duyduktan sonra gölün yeniden su tuttuğu düşüncesi ve ümidiyle kilometrelerce uzaktan yola çıkan çok sayıda yerli turist, alana ulaştıklarında beklemedikleri bir manzara ile karşı karşıya kalıyor. Doğanın uyanışına şahitlik ederken hemen yanı başlarındaki kurak krater yatağını gören insanlar, şaşkınlık ve burukluğu aynı anda tecrübe ediyor.

ÇEVRE HAVZALAR SUYLA DOLARKEN DÜNYACA ÜNLÜ KRATER NEDEN SESSİZ?

Umutla çıktığı yolculuğun sonunda buradaki susuzluk gerçeğiyle yüzleşen ziyaretçilerden Mustafa Çelik, bu sene yaşanan iklimsel hareketliliğin ve yağışların tarım açısından sevindirici olduğunu aktardı. Gökyüzünden düşen bereketin toprakla buluşmasına rağmen bu özel alanda tek bir damla su birikmemesinin insanı hüzünlendirdiğini dile getiren Çelik, bu doğal mirasın korunması adına içten bir temennide bulunarak sürecin üzüntü verici boyutuna dikkat çekti.

Aynı dönemde farklı bölgelerdeki göllerin su seviyelerinde yaşanan ciddi artışlar ise buradaki kuraklığın ne denli derin bir yeraltı problemine dayandığını kanıtlar nitelikte. Konya'nın Yunak ilçesinden bu özel alanı görmek amacıyla yola çıkan İzzet Gündoğdu, kendi yaşadıkları bölgeye yakın konumda bulunan Çavuşçu Göl’ün bu yılki yoğun yağışlar sayesinde ciddi manada su topladığını ifade etti. Benzer şekilde komşu havzada yer alan Akşehir Gölü’nün bile uzun aradan sonra yeniden su seviyesini yükselttiğini belirten Gündoğdu, buradaki durumu tamamen farklı bir beklentiyle ziyaret ettiklerini söyledi. Yağmurların ardından kraterin de suyla dolduğunu tahmin ederek yola çıktıklarını ancak karşılaştıkları tablonun kendilerinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan konuk, çevre göller canlanırken bu muazzam kraterin neden hala susuz kaldığının nedenini tam olarak anlayamadıklarını sözlerine ekledi.