Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa düzenlediği dev turnuvada eleme heyecanı nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. Futbol dünyasının gözünü çevirdiği dev şampiyonada, kupanın en büyük favorilerinden biri olarak gösterilen İngiltere, beklenmedik bir dirençle karşılaştığı kritik eşikte kelimenin tam anlamıyla ölümden döndü. Mercedes-Benz Stadyumu'nun büyüleyici atmosferinde oynanan son 32 turu müsabakası, turnuva tarihine geçecek cinsten bir geri dönüş hikayesine ev sahipliği yaptı. Afrika kıtasının güçlü temsilcisi Demokratik Kongo Cumhuriyeti karşısında maça adeta şok bir golle başlayan İngilizler, uzun süre bozamadıkları kilidi son bölümlerde dünya klasındaki golcüsünün bireysel yeteneği ve liderlik karakteri sayesinde kırmayı başardı. Tüm dünyadaki futbolseverleri ekran başına kilitleyen bu 90 dakika, favori takımların bile artık hiçbir maçta rahat nefes alamayacağını bir kez daha kanıtladı.

Mercedes-Benz Stadyumu'nda Erken Şok ve Kongo Direnişi
Mücadelenin başlama düdüğüyle birlikte sahada son derece agresif ve ne yaptığını bilen bir Demokratik Kongo Cumhuriyeti vardı. Karşılaşmayı yöneten Ürdünlü hakem Adham Makhadmeh'in kontrolünde başlayan oyunun henüz yedinci dakikasında, İngiliz savunmasının yerleşim hatasını çok iyi değerlendiren Brian Kibambe Cipenga sahneye çıktı. Cipenga, yakaladığı fırsatı soğukkanlı bir vuruşla ağlara göndererek takımını öne geçirirken, stadyumdaki binlerce taraftarı ve ekran başındaki milyonları derin bir şoka uğrattı. Bu golle birlikte oyun planını tamamen savunma güvenliği ve hızlı hücumlar üzerine kuran Demokratik Kongo Cumhuriyeti, güçlü rakibine isabetli şanslar tanımamak adına adeta etten bir duvar ördü. İngiltere'nin orta sahadaki yaratıcılık sorunları ve organize olmakta zorlanması, Afrika temsilcisinin öz güvenini daha da artırdı. İlk yarının kalan bölümünde aradığı beraberlik golünü bir türlü bulamayan Avrupa devi, soyunma odasına mağlup durumda girerken turnuvaya erken veda etme kabusuyla yüzleşmek zorunda kaldı.

Kaptan Harry Kane Sorumluluk Aldı ve Turu Getirdi
İkinci yarıya çok daha baskılı ve risk alan bir anlayışla çıkan İngiltere, aradığı net pozisyonları üretmekte uzun süre zorlanmaya devam etti. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin katı savunma anlayışı dakikalar ilerledikçe İngiliz oyuncuların üzerindeki baskıyı iyice artırdı. Ancak böylesine büyük turnuvalarda ve kriz anlarında sahneye çıkması beklenen büyük yıldızlar, maçın kaderini değiştirmek için pusuya yatmıştı. Takımın gol yollarındaki en büyük güvencesi olan deneyimli santrfor Harry Kane, takımının elenme eşiğine geldiği dakikalarda tam bir lider gibi sorumluluk üstlendi. Mücadelenin yetmiş beşinci dakikasında ceza sahası içinde topla buluşan kaptan, şık bir dokunuşla kaleciyi mağlup ederek skora dengeyi getirdi ve takımına adeta hayat öpücüğü verdi.

Beraberlik golünün ardından moral olarak tamamen çöken rakibinin üzerine daha da kararlı giden İngiltere, galibiyet için baskısını iyice yoğunlaştırdı. Maçın uzatmalara gitme ihtimalinin yüksek sesle konuşulmaya başlandığı seksen altıncı dakikada Harry Kane bir kez daha klasını konuşturdu. Ceza alanındaki karmaşada doğru zamanda doğru yerde durmayı başaran yıldız oyuncu, kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydederek tribünleri coşkuya boğdu. Kalan kısa sürede skoru korumayı başaran İngilizler, sahadan iki birlik üstünlükle ayrılarak derin bir nefes aldı. Bu zorlu zaferle adını son 16 turuna yazdırmayı başaran İngiltere, bir sonraki aşamada şampiyonanın ev sahiplerinden Meksika ile kozlarını paylaşacak.



