DÖRT İŞLEM Mİ DEDİNİZ?

Abone Ol

Bizim ilkokullu yıllarımızda matematik dersinde öncelikle bizden öncekilerin “Kerrat Cetvelli” dedikleri bizim de “Çarpım Tablosu” dediğimiz
1936’lı yıllarda İlkokul Programı'nda da 2. sınıfta kerrat cetvelinin ezberlenmesi planlanmıştır. Öğrenciler başta parmaklar olmak üzere çeşitli yöntemlerle kerrat cetvellerini ezberlermişlerdir.
Ayrıca öğrencilere yardımcı olmak üzere genellikle defterlerin arkasında bu cetvel basılı olurdu. Daha sonraları çarpım tablosu olarak eğitim sistemimizde yer alan kerrat cetveli ilkokulda matematik dersinde öğrencilerin öğrenmesi gereken konuların başında gelmiştir.
2018Milli Eğitim Bakanlığı Matematik Dersi Öğretim Programı'nda da çarpım tablosuna ilkokul 2 ve 3. sınıfta yer verilmiştir.
Sonrasında burdan nereye mi geleceğim? Tabii ki, dört işleme, Dört İşlemin Sihiri; tüm bireylerin doğumundan ölünceye kadar, hayatının her alanında kullandığı Toplama, Çıkarma, Çarpma ve Bölme işlemleridir.
İnsanlığın yok olmaya başlaması bu dört işlemi eş zamanda yapma becerisini göstermemesinden kaynaklanmakta.
Toplama ve çarpma işlemini çok iyi yapan insanların, mutsuzların ve ümitsizlerin çoğalmasının temel dayanağı oluşturduğunu bilmeden yaşamaları, eline fırsat geçenin hak-hukuk dinlemeden, toplama ve çarpma yöntemiyle buldozer gibi duygusuzca, empati (duygudaşlık) kurmadan yerle bir etmesi, geçtiği yerler de ağır enkazlar altında kalan milyonlarca insanın ezilmesine aldırış etmeden, sadece daha fazla kazanma da, çıkarma ve bölme işlemini kullanması, tabiri caiz ise kaz gelen yerden tavuk esirgememek mantığıyla yapmasıdır.
Tanımını yapana hak vermemek olur mu?
*
Evet, dört işlem, öğrencilere belli sıra içerisinde öğretilir.
Çarpma, Toplama, Çıkarma, Ve bölme!
Hayatta muhakkak matematiğe gereksinim duyarız. Gereksinim yahut ihtiyaç ne derseniz deyin matematik olmazsa olmazımızdır.
Ancak son zamanlarda kullanılan matematiğe kafam yatmıyor.
Hep bölme ve çıkarmayı kullanıyorlar.
Yahu toplama ve çarpmaya ne oldu?
Bunları niye kullanmıyorsunuz?
Geç!……
Geçemem sonucunu almam lazım.
Bunlar mantar o kadar önemli değil. Gelir geçer gider.
Peki, yaptıkları yanına mı kalacak?
Kimsenin yaptığı yanına kalmaz.
Muhakkak hayır veya şer karşısına çıkacaktır.
Not düşmüşler;
“ Dilerim ki; Kim hayata ne katıyorsa, hayat da ona aynısını sunsun!”
Ne dediğinizi duyar gibiyim:
Amanın o zaman yandı gülüm keten helva!
Eğer yanmazsa o zaman Cenabı Allah’ın esmasından Adil ismiyle örtüşür mü?
**
Kulakları çınlasın Evladı Fatihan hemşerim tiyatrocu Mehmet Seviş’in “Ne nehirdi ama” şiirinden bir dem alalım mı?
*
Değişiyor durmadan,
Çağıl çağlıyorken zaman.
Kurumuş işte yatağında bir nehir.
Bir ölü nehir yatıyor bir ölü nehir.
Adı halen de nehir.
Nehir demek olmuş zehir.
İğneden ipliğe her şey değişti.
…….
Ve çilekler gördüm raflarda,
Mavi sarı turuncu yeşil,
Çilek ne ki, kan kırmızıydı kadının saçı.
Maviydi, inanın mavi
İnsan değişti,
İnsandı herşeyi değiştiriren aslında,
İnsan aynı insan insanda maya değişti…..
_--
Mehmet seviş ağabeyi saygıyla selamlıyorum!...
**
Herkesin canı cennet ister ancak, cenneti hak etmen gerekir.
Nasıl olur mu, olmaz mı?
Bataklıklar kurutulmadan sıtma mücadelesi yapmanın manası olamaz.
Cenabı Allah herkese idrak, akıl kursak ve feraset versin.
Ki, gerçekleri görsün.
Gelelim matematik işine. Her ne işi yaparsanız matematiği iyi bilmeniz gerekir. Bilemezseniz o zaman zararda mı yoksa karda mı olduğunuzu bilemezseniz.
Kuru gürültüye gidersiniz. Bedavadan akıntıya kürek sallarsınız.
Değerinden fazla verirseniz zarar edersiniz. Bu insan için de aynıdır.
Adama değerinden fazla değer verirseniz matematik devreye girer;
25-20= 5 kuruşluk adama 25 kuruşluk değer verirseniz eğer o da sizi fazladan verdiğiniz 20 kuruşa satıverir.
Onun için matematiği iyi bilmek lazım.
Dört işlemi de iyi anlamak gerekir.
Yoksa hep aldanan biz oluruz.
İki kere iki her zaman dört eder.
Etmez kılanlar muhakkak aldanacaktır.
Dört işlem ve matematik olmazsa olmazımızdır değil mi?