Konya’nın önemli medreselerinden biri olan İrfaniye Medresesi, bugün Şerafeddin Camii doğu karşısındaki Vakıf İşhanı’nın bulunduğu yere uzanıyordu. İrfaniye Medresesi’nin 1848’de 30 odası vardır. Dershanesi çok büyüktür. Devrinde Konya’daki mevcut medreselerin oda ve öğrenci sayısı yönünden en büyüğüdür. Elbette İrfaniye’nin de talebe odası ve dershane dışında bölümleri var olduğu tahmin ediliyor. Medresenin ilk müderrisi de olan Hacı Ahmed Efendi aslen Hadim’lidir. Meşhur Ebu Said Mehmed Hadim’inin torunu Hacı Abdullah Efendi’nin küçük oğludur. Hadim’de İstanbul’da okumuş, iyi bir eğitim görmüştür. Tahsil hayatından sonra Konya’ya gelerek Ziyaiye, Kadızade, İrfaniye Medreselerinde dersler vermiş, müderrislik yapmıştır.
İRFANİYE MEDRESESİ
YERİ:
Devle Mahallesi’nde Şerafeddin Camii’nin kuzey tarafında ve Mahkeme bitişiğinde idi. Bugün Şerafeddin Camii doğu karşısındaki Vakıf İşhanı’nın bulunduğu yere uzanmaktadır. 1922’lerde arsa haline gelen önündeki boşlukta Karamanoğlu İbrahim Bey’in Hazinedan Yusuf Ağa’nın Darü’l –Huffaz’ı vardır. Medresenin kuzey ve batı tarafları yoldur.
YAPTIRAN- YAPIM TARİHİ:
İrfaniye Medresesi’ni yaptıran Hacı Ahmet Efendi’dir. Konya Müftüsü olduğu 1225/1810-1238/1822 yılları arasında yaptırılmıştır.
MİMARİSİ VE MÜŞTEMİLATI:
İrfaniye Medresesi’nin 1848’de 30 odası vardır. Dershanesi çok büyüktür. Devrinde Konya’daki mevcut medreselerin oda ve öğrenci sayısı yönünden en büyüğüdür. Elbette İrfaniye’nin de talebe odası ve dershane dışında bölümleri var olmalıdır.
MÜDERRİSLERİ:
HACI AHMET EFENDİ:
Medresenin aynı zamanda ilk müderrisi de olan Hacı Ahmed Efendi aslen Hadim’lidir. Meşhur Ebu Said Mehmed Hadim’inin torunu Hacı Abdullah Efendi’nin küçük oğludur. Hadim’de İstanbul’da okumuş, iyi bir eğitim görmüştür. Tahsil hayatından sonra Konya’ya gelerek Ziyaiye, Kadızade, İrfaniye Medreselerinde dersler vermiş, müderrislik yapmıştır. Aynı zamanda 12 yıl Konya Müftülüğü de yapan Ahmet Efendi’nin hattatlığı vardır. Hat sanatını İstanbul’da öğrenen Hacı Ahmed Efendi sülüs, nesih ve talik türünde yazılar yazmıştır. Hidayet-i İlmü’l Hikme (Kazımir) adlı 31 sayfalık bir hat eserini kaleme almıştır.
Hadim müftüsü olan kardeşi Mehmet Efendi’nin ölümü üzerine Hadim müftülüğü ’ne gitmiştir. Hadim’de aynı zamanda müderrisliğe de devam eden Ahmet Efendi’nin iki bin kadar talebe yetiştirdiği söylenmektedir. “Şehid Ahmed Efendi” diye de anılan bu zat, bir fesat olayında 1832’de şehit edilerek Hadim’de kardeşinin ve büyük babası Hadimi Hazretlerinin yanında toprağa verilmiştir.
DEDEZADE MUSTAFA EFENDİ:
1848’de talebe miktarı 45’tir. 1882’de ise talebe sayısı 70’tir. Bu sıra müderris Dedezade Mustafa Efendi’dir. Tasavvurat, Molla Cami ve Mülteka’yı okutmaktadır.
DERSİAM MUSTAFA EFENDİ:
İrfaniye Medresesinde müderrisliğe 30 Nisan 1873’te başlamıştır. Hasbi olarak bu vakıf müessesede müderrislik yapmıştır. 28 Yıl İrfaniye’de çalışan Mustafa Efendi vefatı üzerine yerine tayin, 1901’de yapıldığına göre; bu yıl veya önce ölmüş olmalıdır.
NURİ EFENDİ:
Maarif Nezareti Salnamesi’ne göre aynı yıl (1901) İrfaniye Medresesi’nin Müderrisi Nuri Efendi’dir ve 65 talebesi bulunmaktadır. Nuri Efendi 1903 yılında da 65 talebeyi okutmaya devam etmiştir.
YALVAÇLI ÖMER VEHBİ EFENDİ:
11 Aralık 1901 tarihinde dersiamdan Yalvaçlı Ömer Vehbi Efendi “irade-i aliyye” ile tayin edilir. Ömer Vehbi Efendi, 1286 H. 1870 Miladi yılında Yalvaç’da dünyaya geldi. Babası Çolak Hafızzade Mustafa Efendi’dir.
Bizzat el yazıları ile doldurmuş oldukları İstiklal Madalyası ile ilgili belgede tahsil ve ilim hayatlarını şöyle anlatır:
“Kasaba-i mezkûrenin (Yalvac) sibyan mektebinde mukaddime-i ulum-i aliyye (Kelâm mantık, sarf, nahiv, belagat gibi âlet ilimleri) ve âliye (İlm-i Kur’ân, ilm-i hadis, ilm-i fıkıh gibi yüksek din bilgileri) istihsal ile kaza-i mezkure (Yalvaç) müftüsü bulunan Hacı Ahmet Rıza Efendi Hoca’dan, ahiran Dersaadet’e (İstanbul) azimetle orada dahi tevsi-i malumat (Bilgisini genişletmek) eyledikten sonra, Konya’ya gelerek Konya müftüsü esbakı (eski) Kadınhanlı Merhum, Hacı Hüseyin Hoca’dan icazetname ahzeyledim (aldım). Türkçe, Arapça ve Farsça kitabet ile iştigalle yüzü mütecaviz (geçkin) icazetname (diploma) itasına (vermeye) muvafak oldum. Talebelerden üçünün elyevm (şu anda) resmen iftaya memur (müftü) olduğunu tahdis-i nimet (şükranla anma) olmak üzere arze-derim.”
Ömer Vehbi Efendi, 1901 tarihinden itibaren dört yıl 250 kuruş maaşla Konya Bidayet Mahkemesi Hukuk bölümü üyeliği ile 1904 yılından itibaren de dört yıl 400 kuruş maaşla istinaf mahkemesi üyeliğinde bulundu.
Konya’da Hukuk Mektebi’nin açılmasından sonra 600 kuruş maaşla Mecelle müderrisliği ve bir süre sonra maaşı 1200 kuruşa çıkartılarak aynı anda Usul-i Hukuk Müderrisliği de yaptı.
Osmanlı Meclisi’nde iki defa da milletvekilliği yapan Ömer Vehbi Efendi, birinci milletvekilliği döneminden sonra, tekrar Hukuk Mektebi ile Dârü’l-Hilâfe’de Ahlâk-ı Muhammediye ve Arapça nahiv öğretmenliğinde bulundu.
1336/1920 yılında yeniden milletvekili seçilen Ömer Vehbi Efendi, İstanbul’un işgali üzerine Büyük Millet Meclisi’ne katıldı.
Halkın arzusu üzerine milletvekilliğinden ayrılarak 1922 yılında Konya Müftülüğü’nü kabul etti. Bu arada Dârü’l-Hilâfe’de Mecelle Muallimliği ile Alâeddin Camii vaizliğini birlikte yürüttü.
Milli Mücadele’de aktif görevler yüklenen Yalvaçlı Ömer Vehbi Efendi, bir ara Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Muvakkatesi Reisliği’nde de bulundu. Milli Mücadele’de geçen hizmetleri sebebiyle kendisi İstiklal Madalyası ile taltif edildi.
Ender yetişen bu değerli müftümüz 13 Mayıs 1927 tarihinde müftü iken vefat etti. Cumhuriyetin ilk müftüsüdür. Musalla Kabristanı’nda metfundur.
Ermenekli Mustafa Safet Efendi, Seydişehir Müftüsü İsmail Hakkı Efendi, Damadı Ka-raviranlı İbrahim Efendi, Alâeddin Camii İmamı Hafız Hacı Emin Efendi, Müsevvit Mehmet Efendi (Bülbül Hoca), Kaşıkçı Ali Rıza Efendi, Parlakzade Halis Rıza Efendi ve Dülgerzade Mevlüt Efendi, Ömer Vehbi Efendi’den icazet alan talebelerinden bazılarıdır.
Ömer Vehbi Efendi’nin dokuz kızı olmuştur. Karaviranlı İbrahim Efendi ile Ramazan Efendi hem talebe, hem de damatları olup, bunlar da müderrislerdendir. Prof. Mustafa Bayram, Dr. Mehmet Ortayalvaç ve Ömer Vehbi Uğur alp merhumun torunları olur.
ALADDİN ALADAĞ