Devlet Bey'in hesabı!

Abone Ol

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'de coşkulu geçen 11. Olağan Büyük Kurultay'ının ardından parti içinde isim tartışmaları da başladı.

Özellikle yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesi içinde mevcut 7 milletvekilinin yer almaması “Üzerleri silindi” olarak algılandı.

“Devlet Bey 7 ismi sildi” ifadeleri partililer tarafından da kullanıldı.

Peki, Sayın Devlet Bahçeli, yeni dönemde MYK'ya almadığı milletvekillerini iddia edildiği gibi sildi mi?

Sayın Bahçeli, ülkücü camianın içinde MHP'nin haysiyet ve şerefiyle oynayan, ahlaksız ilişkiler içinde olan, ülkücülüğü çıkar ve şahsi hesapları için kullanan, milletin değerlerine aykırı harekette bulunan kişiler dışında kimseyi silmemiştir.

Tabii ki her kurultayda MYK'ya yeni isimler girecek. Yeni isimler girerken bir öncekilerde değişiklik olacak.

Bu durum ortadayken, “7 ismin üzeri silindi. Milletvekili listesine giremeyecekler. Partide görevleri bitiyor” açıklamasında bulunmak ve bundan şahsi beklenti ve menfaatler çıkarmaya çalışmak kara propaganda ve siyasi ahlaksızlıktan başka bir şey değildir!

MYK dışı kalan Konya Milletvekili Faruk Bal'ı ele alalım.

MYK'nın parti açısından önemini tartışılmakla birlikte Sayın Bal'ın görevleri de yok sayılamaz.

Rahmetli Başbuğ Türkeş'in vefatından sonra sürekli Devlet Bahçeli'nin yanında bulunmuş, 1998'deki koalisyon döneminde Devlet Bakanı olarak görev almış, 2002 seçiminde parti baraj altında kaldığında Sayın Bahçeli'nin yanında olan isimlerden biri olmuş, kader ve dava birlikteliği yapmıştır.

Vaziyet-i Umumiye böyleyken sırf MYK'ya girmediği diye, "üzeri çizildi" açıklaması yapılması yanlıştır, siyasi olarak laf-ı güzaftır.

Öncelikle kendisi Anayasa Uzlaşma Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Üyesi. Uzun yıllardır da görevini sürdürmekte. Mevcut MHP milletvekilleri içinde anayasa noktasında donanımı yüksek kişi diyebiliriz. Yeni anayasa noktasında ne tür tekliflerin geldiğini, yeni anayasanın 7 Haziran'dan sonra hangi şartlarda hazırlanacağını bilen bir insan.  Seçimden sonra da Türkiye'nin tartışmasını sivil Anayasa oluşturacak; AK Parti 400 milletvekilini bulsa da bulmasa da durum değişmeyecek.

Dolayısıyla Devlet Bey'in Sayın Bal'ın bu donanımı göz ardı etmeyeceğini düşündüğüm gibi MYK'da görev vermeyerek yoğun iş yükünü azaltmayı düşünmüş olabilir. Milletvekili sıralamasına konulmasa bile başka bir görevle bilgi ve birikiminden yararlanılacağı da açıktır!

Aynı şekilde geçmiş kurultaylarda da Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, MYK'ya girememişti. MYK'da olmadığı için de milletvekili sıralamasına konulmazlık yapılmadı. İyi ki de yapılmamış yoksa Konya başarılı bir milletvekilinden mahrum kalırdı!

MYK'ya giremeyen bir diğer isim ise MHP Konya Milletvekili Aday Adayı Bulduk Özdemir. Başarılı bir insan olan Bulduk Özdemir, parti içinde sevilen ve takdir gören bir isim. MYK'ya giremediği için Sayın Bahçeli tarafından dışlandı mı diyeceğiz?...

Her üç isim de MHP içinde Konya'yı en iyi şekilde temsil eden şahsiyetler.

Şartlar ne yönde değişirse değişsin üçünün de milletvekili adayı olma şansı yüksek.

Vaziyet böyleyken üçü hakkında söylenen ifadeler de oldukça tutarsız;

Sayın Bal, MYK dışı kaldı milletvekili listesine girmeyecek,

Sayın Kalaycı, MYK'ya girdi, milletvekili yapmazlar,

Sayın Özdemir, MYK dışı kaldı milletvekili sıralamasına girer!

Şeklindeki ifadelerin inanırlığı nedir?

Tüm bunlardan öte 'MYK' milletvekili olup olmama kriteri olarak mı değerlendirilmeli?...

MHP, kuruluş felsefesiyle Türk devlet geleneğini esas alır. Burada şahsi hesaplardan ziyade milletin ve vatanın selameti esastır. Bu esas için de birilerine ihtiyaç varsa o isimlere sahip çıkılır. Görevi bitse dahi saygıda kusur edilmez. 

Sayın Bahçeli de Genel Merkez'in temellerini, çatısını bu temel felsefe üzerine oluşturmuş ve oluşturmaktadır.

Dolayısıyla Kurultay üzerinden yola çıkıp, “silindiler, artık yoklar” gibi ifadeler kullanarak şahsi menfaatler çıkarmak, birilerinin gazını almak MHP'nin yapısına aykırı olduğu kadar, çeşitli araştırma şirketlerinin anketlerinde oyları yükselen MHP'yi yıpratma girişimlerine de pirim verilmektedir.

Parti içinde isim tartışmaları başlatmak veya başlatılmasına fırsat vermek bugün iktidar partisi içinde yaşananlarda olduğu gibi kalenin içten fethedilmesinin yolunu açar.

Onun için MHP'lilerin içe dönük tartışmalardan çıkıp, yükselen oyları düşürmemek için ne yapabilirim gayreti içinde olmalıdır.

Nitekim 24 Nisan'da herkes Hanya'yı da Konya'yı da görecektir.

Şüphesiz ki herkesin bir hesabı olduğu gibi Sayın Devlet Bahçeli'nin de bir hesabı vardır.

Sayın Bahçeli'nin iktisatçı olduğunu düşündüğümüzde hesabının da kuvvetli olacağı unutulmamalı!