DECCAL'İN GEZEN AYAKLARI

Abone Ol

İslam tarihinde, Hz. Muhammed öncesi döneme Cahiliyye dönemi dendiğini hepimiz biliriz. Güçlü olanın haklı sayıldığı, zorba olana boyun eğildiği, zengin olanın çıkarlarının gözetildiği Allah tanımaz, laik bir düzenin adıdır cahiliyye. Sahte Tanrılar işe karışsa bile güçlüden yana olurlar. Dünyayı kana bulama pahasına, seçtikleri bir kısmına, bir yerleri vaad eder, oraya her ne pahasına olursa olsun gir, otur derler. Şeytanın küresel hegomanyası demek olan, bir ayağı doğuda bir ayağı batıda Deccal; Cahiliyenin çağdaş formu küresel bir dünya düzeni şeklinde, gerçekleri örtbas eden kafirlere kanlı ayaklarıyla kıta kıta, ülke ülke gezme, istediği tasarrufu yapma hakkı veriyor .Bu iki yüzlü, hakikati örtbas eden kafir dünya sisteminin, güce değil hakka dayalı örneği olmasından korkulan, küçücük Gazze, çağdaş cahilî dünya sisteminin acımasızlığını gözler önüne seriyor:
"Kabul etmeyen, boyun eğmeyen hapsedilir, aç susuz bırakılır, üstüne bomba yağdırılır, her türlü haktan mahrum edilir, yaşama hakkından bile." Yüzbinlerce masumun kanını akıtmış şeytanın çağdaş çocukları, ellerinin, ayaklarının kanıyla ülke ülke, kıtalararası hava, deniz, kara... istediği yolla seyahat edebildiği gibi istediği yolla ticaret yapabiliyor. Dünyanın en eli kanlıları, Birleşmiş milletler toplantısına girebiliyor, İsrail parlamentosunda ayakta alkışlandıktan sonra, Mısır'da da ayakta alkışlanabiliyor. Uluslararası bir spor müsabakasından, şarkı yarışmasından bile men edilmiyor. Sabah hava yoluyla Gazze'de katliam yapmaya, gece yatmaya Türkiye'deki, Azerbaycan'daki evine dönebiliyor. Kafirlerin irtikap ettikleri cürümleri karşısında eli kolu bağlı oturup kalamayan şehir şehir dolaşıp, yapılan zulümleri anlatan, kendisi gibi bu uğurda ayakta duranlara şehir şehir gezip destek veren, ikiyüzlülüklere dikkat çekenler ise ayaklarına pranga vurulup, oturtuluyor.
İsmet Yüzügüler örneğindeki gibi. 7 Ekim Aksa Tufanından sonra, gözüne uyku girmemiş, Tatvan'daki evinden çıkmış, şehir şehir dolaşmış, nerde Gazze ile ilgili sadra şifa bir amel varsa koşmuş, Lübnan'a varana kadar yol aramış kimsenin burnunu kanatmamış bir Gazze sevdalısı İsmet Yüzügüler. Sözü havada kalmasın, ABD'ye, İsrail'e varana kadar, en yakın muhatabına ulaşsın istemiş. Ankara'da, İstanbul'da, ABD, İsrail, Mısır Büyükelçilikleri'nin, Beştepe'nin, AKP'nin önünde, Mersin Limanı'nda eylemlere katılmış... Gazze katliamına lojistik sağlayan İncirliği, Küreciği kapatın, Azerbaycan petrolünü Terör devletine taşıyan Botaş'ın vanalarını kapatın demiş. Türkiye-İsrail çifte vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarın, yargılayın demiş. Limanlarımızdan Gazze'ye yol bulamadığı halde, Hayfa'yı Aşdot'u tozlu yol eden gemi ticaretini durdurun demiş... Onun bu sorumlu hali sorunlu görülmüş. 3 günü nezarette olmak üzere, 17 gün hapsedilmiş. Şimdi ayağından elektronik bir kelepçe ile prangalı olarak ev hapsinde tutuluyor. Bir yanda Gazze dostlarından, mahpus olan, yurttaşı seyahat yasağı ile pasaportuna el konulan, ev hapsi cezası alanlar ve ayağına pranga vurulmuş mahpus Gazze, -mahpus Doğu Türkistan Ve Uygur Türkü kardeşlerimiz de farklı değil -öte yanda kanlı ellerini kollarını sallaya sallaya ülke ülke gezen çifte vatandaş Yahudiler ve elebaşı bebek katilleri...
Ama;
"Kafirlerin ülke ülke gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların barınağı cehennemdir. O ne kötü duraktır!"
(Âl-i imran, 196-197)

Selam ve dua ile...