Çumra Çatalhöyük Kültür Merkezinde akşam saat 8.00’da başlayan ve sunuculuğunu Merve Cura ile Zehra Nur Eser’in yaptığı etkinliğin açılış konuşmasını Topluluk Başkanı Sadık Gökce yaptı. Programı Özkan Atik’te öğretmen Merve Cura ve İmam Hatip Lisesi Edebiyat Öğretmeni Keramet Öngel hazırladı. Bilgisayar başında Elif Sena Güçlü ve Ervagül Çiçek, canlı yayında Beyza Nur Avara bulundu. Toplantıya Çumralı sanatseverler ve Konya’dan sanata âşık misafirler katıldı.

Sadık Gökce, mayıs ayının çok önemli olaylara sahne olduğunu ifade etti. “Biliyorsunuz 29 Mayıs İstanbul’un Fethi yıldönümü. Bu Türk tarihinde çok önemli bir olaydır. Bu ayda çağ açıp çağ kapandı. Yine 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Atatürk, toprakları işgal edilmiş esir bir milleti kurtarmak için bir avuç vatanseverle Samsun’a çıkarak Milli Mücadeleyi başlattı. 6 Mayıs Hıdırellez’dir. Hıdırellez’in bizim kültürümüzde hem dini hem de milli anlamı vardır. İnanca göre Hızır ile İlyas Peygamber 6 Mayıs Cuma günü buluşmuşlar; fakir ve zorda kalan insanlara yardım etmek için anlaşmışlardır. 6 Mayıs bir bayram gibi kutlanan bir doğa bayramıdır. Herkes o gün kırlarda koşar, eğlenir. Yani toprakların ısınıp, fide ve tohumların toprakla buluştuğu zamandır.”

Sadık Gökce gecede sürpriz programların olduğunu belirterek iyi eğlenceler diledi.

Programın birinci kısmında İstanbul’u fetheden Hükümdar Fatih Sultan Mehmet’in şairlik ve sanatkârlık yönünü Çumra İmam hatip Lisesi Edebiyat Öğretmeni Keramet Öngel anlattı. Öngel, “Fatih’in hep sultan yönü ön plâna çıkmıştır. O aynı zamanda hem şair, hem mühendis hem de dilcidir. Başta Türkçe olmak üzere Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İtalyanca, Fransızca ve Slavca dillerini çok iyi biliyordu. Çok iyi bir matematikçiydi.”

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alarak çağ açıp çağ kapattığını İfade eden Keramet Öngel, “O, İtalya ve İspanya’dan kovulan sanatçıları ve ilim adamlarını İstanbul’da toplayarak çalışmalarına yardımcı olmuş, Rönesans’ın hazırlanmasına zemin hazırlamıştır. Ayrıca medreseler açarak İstanbul Üniversitesinin de temelini atmıştır.” dedi.

9E0C6Cab 2540 4Cbe B0B2 6440A4B9Cfa0

Fatih Sultan Mehmet’in daha çocukluğundan itibaren sanatkâr olduğunun beyan eden Öngel,  Süheyl Ünver’in 1944 ‘te Topkapı Sarayı Müzesinde Fatih Sultan Mehmet’e ait tuğra ve çizimlerinin bulunduğu bir not defterini 1961’de Fatih’in Çocukluk Defteri üzerinde bir değerlendirme yaptığını şöyle aktardı. “Fatih’in kimi yarım kimi tamamlanmış tuğraları ve tuğra çalışmaları vardır. Sultan II. Murat ve Fatih devri yapılarında görülen çiçek ve süslemeler, baykuş, at başları, kartal, leylek, balık çizimleri, Doğulu ve Batılı özellikleri bulunan portre çalışmaları, o döneme özgü Türk alfabesi, Yunanca alfabe, Farsça iyi okunamayan yazılar ihtiva etmektedir.”

Öngel, Fatih’in hükümdarlığının yanı sıra resim, dil ve edebiyat gibi birçok sanat dallarında faaliyet gösterdiğini ifade etti

Fatih Sultan Mehmet’in Osmanlı sultanları içinde kendi portresini çizdiren ilk hükümdar olduğunun altını çizen Keramet Öngel,  Ahmet Paşa, Zeynep Hatun, Necati Bey, Melihî, Aşıkî vs. şairleri ve ilim adamlarını sarayında sohbetler düzenleyerek onlara iltifat ettiğini, onlara hediyeler vererek sanatlarını desteklediğini vurguladı. O dönemin Tezkirecilerinden Sehi Bey’e istinaden Fatih Sultan Mehmet’in sanatçıları en çok koruyan ve destekleyen hükümdar olduğunu belirten Öngel: “Her cins latifeye kabil, her çeşit hünere mail, özellikle ilim ehline son derece rağbet ve iltifat ederdi ki hiçbir padişah etmemiştir. Onun şairler zümresine ettiği itibar ve verdiği şöhreti hiçbir padişah vermemiştir. Onun devrinde toplanan şairler hiçbir padişah zamanında bir araya gelmemiştir.”

Keramet Öngel, Fatih Sultan Mehmet’in “Avni” mahlasıyla şiirler yazdığını belirterek “gönül” redifli muhammesinden iki bendini okudu.

Özkan Atik İlkokulu Öğretmeni Merve Cura’da Atatürk’ün Samsuna çıktığı gün olan 19 Mayıs ile ilgili bir konuşma yaptı. Cura “ 19 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde dönüm noktalarından birdir.  Türk milleti, Birinci dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Samsun’da ortaya çıktı ve ‘kurtuluş’ yolunu açtı.” diyerek Milli Mücadelenin fitilini ateşlediğini ifade etti.

89Cfde97 1D12 497D 87Ca 66187469Ef80

Öğretmen Merve Cura, Samsun’un işgal kuvvetleri ve milli mücadele için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Cura, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı zaman gördüğü manzarayı şöyle nakletti: “Mustafa Kemal, Samsun’a çıktığında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Mustafa Kemal, bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldığı süre içinde hep bunları düşündü. Yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti. Şimdi burada uykusuz geceler başlamıştı. Onda ve onun gibi düşünenlerde bu azim oldukça engeller aşılmaz değildi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe sık sık vurgu yaptığını belirten Merve Cura, gençliğin gelecek için bir ümit olduğunu, Cumhuriyeti ve inkılâplarını yaşatacak olanların gençler olduğunu belirtti. Cura, “ Atatürk, Milli Mücadele sırasında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştür. Bu nedenle gençlik ‘kavramı’ Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken yaş sınır dışında fikri olarak gençliği; yani fikirde yeniliği ifade etmiştir. Onun şu sözü çok önemlidir: ‘Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir. Onun için 19 Mayıs 1919 Gençlik ve Spor Bayramını, gençlere hediye etmiştir.” Dedi.

Merve Cura, Atatürk’ün şu sözleriyle konuşmasını tamamladı: “Gençler, benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleket sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağından dolayı çok memnun ve mesudum.”

987A2C11 3F88 4148 B842 3Ed86F4472Ba

Programın ikinci bölümünde şairler şiirlerini okudu.

Prof. Dr. Temizel: 'Firagî Türkmenlerin milli şairidir' Prof. Dr. Temizel: 'Firagî Türkmenlerin milli şairidir'

Mevlüt Mülayim, “Gel Bu Dünyaya Küsme”, Anuş Gökce “Bayram”, Dilek Karataş, “Geri Gelen Mektup”, M.Ali Karataş, Arif Nihat Asya’nın “Fetih Marşı”nı, Elife Mısral “Kaç Yıl Biçerdin Be Nazım”, Halime Doğru, “İşte Gelmiş Gidiyorum”,  Ahmet Gök “Sebebi Çok”,  Uğur Köfe, “Gölgede Soru”, Ahmet Yavuz, Abülvahap Kocaman’ın “Fetih Destanı”nı,  Nermin Şahin, “Seda Yükselir Kubbelerinden” şiirlerini okudular.

Neyde Mustafa Enes Sezen, darbukada Tahir Küçükvan, kanunda Muhammed Emin Parlaktürk’ten ibaret olan saz ekibi de “Akşam Akşam Güneşi”, “Fikrimin İnce Gülü”, “Bir Kızıl Gonca”, “İstanbul Sokakları”, “Nazende Sevgili”, “Çanakkale Türküsü”, “İki Keklik”, “Yolcu” parçalarını çaldılar.

Program 10.30’da sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ