Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Çiğil Mahallesi'nin yüksek kesimleri, sonbaharın gelmesiyle birlikte eşsiz bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Sarı ve kahverengi tonlarının hakim olmaya başladığı dağlarda, mor ve pembe tonlarıyla açan güz çiğdemleri doğaya adeta can veriyor. Kartpostallık görüntülerin oluştuğu bölge, hem doğaseverlerin hem de fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı haline geldi.
SONBAHARIN HABERCİSİ ZARAFETİYLE BÜYÜLÜYOR
Halk arasında "acıbadem", "acı çiğdem" veya "vargit çiçeği" olarak da bilinen güz çiğdemi, ilkbaharda açan türlerin aksine havaların soğumasıyla birlikte topraktan süzülerek yüzünü gösteriyor. Çiğil Dağları'nın yüksek rakımlı kayalıklarında ve nemli toprak dokusunda kendiliğinden yetişen bu özel bitki, ince ve borumsu sapının üzerinde açan yapraksız çiçekleriyle büyüleyici bir manzara oluşturuyor. Zarif görünümüyle kış mevsiminin yaklaştığını haber veren güz çiğdemleri, bölgedeki doğal ekosistemin de en dikkat çekici unsurları arasında yer alıyor.

TIPTA İLAÇ DOĞADA BÜYÜLEYİCİ BİR GÖRSELLİK
Eylül ve ekim aylarında çiçeklenen güz çiğdemi (Colchicum), toprak altında bulunan güçlü soğan yumruları sayesinde zorlu hava şartlarına karşı direnç gösteriyor. Tıbbi açıdan da oldukça önemli bileşenler içeren bitki, içerisinde bulunan "kolşisin" maddesi sebebiyle modern tıp ve eczacılıkta geniş bir kullanım alanına sahip. Ancak doğada katı bir savunma mekanizmasına sahip olan bu çiçek, bilinçsizce tüketildiğinde yüksek düzeyde zehirli etki gösterebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, bu zarif çiçeğin doğada sadece seyredilerek ve fotoğraflanarak keyfinin çıkarılması gerektiğini vurguluyor.
Çiğil Dağları’nda sonbaharın kendine özgü renk paletiyle bütünleşen güz çiğdemleri, bölgedeki kartpostallık manzaraları ölümsüzleştirmek isteyen fotoğrafçıları ve huzurlu bir yürüyüş yapmak isteyen doğaseverleri bekliyor.







