'Ceza' Gerçeği

Abone Ol

İstenmeyen davranışları azaltmada cezayı kullanabilmek için önce hangi davranışların istenmediği ve istenmeyen davranışlara nasıl karar verileceği bilinmelidir.

Sonrada hangi uygulamaların ceza olduğu bilinmelidir.

İstenmeyen davranışları açıklama ve sınıflamada en çok yaşanılan toplum içindeki normlar dikkate alınılarak bir belirleme yapılır.

Normlar dikkate alındığında yaşanılan çevrede kabul gören davranışlarla kişinin davranışları karşılaştırılarak davranışların sorunlu olup olmadığına karar verilmektedir.

İstenmeyen  bir başka adıyla sorunlu davranışlar yaşanılan çevrenin normlarına göre oluşum sıklığı ya da sürekliliği aşırı düzeyde olan davranışlar olarak tanımlanabilir.

Her zaman bir normal dışılık ve aşırılık söz konusu olan bu davranışların azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılması gerekir.

İstenmeyen davranışların varlığı bireyin yaşadığı çevreye kabulünü ya da uyumunu ciddi anlamda etkilemektedir. 

Hiçbirimiz yetişkin olarak bile çevremizde tüküren, küfür eden, kendine ya da başkalarına vuran, çevresindeki eşyaları kıran, verilen sorumlulukları yerine getirmek istemeyen vs..vs!bireyler görmek istemeyiz.

Ayrıca çocuğun yapmasını istediğimiz ancak davranışı sergilemede aşırıya kaçtığı bazı durumlarda vardır. Çocuk giyinme becerilerini öğrenmeli ancak üst üste ve duruma uygun olmayan giysiler giymemeli ve çok sık giysi değiştirmemelidir. 

Çünkü bu müdahale gerektiren, çevre tarafından onaylanmayan bir dururumdur.

Örneğin;  çocuğun konuşması aslında istenen bir davranıştır. Eğer çocuk günlük yaşam içerisinde olması gerekenden çok fazla konuşuyor ve anlamsız konuşmaları fazla ise bu durumda konuşma müdahale edilmesi gereken istenmeyen davranış olarak kabul edilir.

Bir başka örnek verecek olursak; çocuğun eşya kırma alışkanlığı ya da çevresindekilere vurma alışkanlığı ciddi bir davranış sorunu olarak algılanabilir. Özellikle çocuğun kendisine ve çevresine can yakacak davranışlarda bulunması en hızlı şekilde önlem alınması gereken sorunlu davranışlardır.

CEZA NEDİR?

Günlük dilde ceza deyince hepimizin aklına istenmeyen bir davranışın yapılmasından sonra çocuğa vurma, aşağılama, azarlama, odaya kapatma, değerli bir eşyasını elinden alma ya da  sevdiği  bir şeyi yapmasını engelleme gelmektedir.

Anne ve babalar en kestirme çözüm olarak yukarıda sayılan ceza yöntemlerine oldukça sık başvurmakta ve verilen cezadan sonra istenmeyen davranışın hızlı bir şekilde ortadan kalktığını gözlemlemektedirler. Ancak zaman içinde verilen bu cezaların aslında davranışı kısa bir süreyle ortadan kaldırdığını ve tam tersi istenmeyen davranışı arttırdığını gözden kaçırmaktadırlar.

Şimdi sizlere sormak istiyorum. İlk bakışta istenmeyen davranışı hızla ortadan kaldırdığı gözlenen; kızma, bağırma, aşağılama, odaya kapatma, sevdiği bir şeyi elinden alma, sevdiği bir şeyi yapmasını engelleme gibi ceza yöntemleri gerçekten ceza mıdır? 

Örnek verecek olursak; çocuk yatma saati geldiğinde ısrarlı bir şekilde uyumak istemediğinde anne ve babalar bazı tepkiler verirler. Bunları sıralayacak olursak, aşağıdaki gibi olabilir;

1-  ilk olarak çocuğu yatmak için ikna etme yoluna gitmektedirler 

2- Çocuk uyumamak için direnmeye    başladığında ya da ağladığında ise anne ve babalar önce ses tonlarını yükseltirler ya da çeşitli tehtidlerde bulunarak çocuğu ikna etme yoluna giderler.

3- Çocuk  direnmeye devam ettiğinde ise  zorla çocuğu yatağa sokma, kulak çekme ya da tokat atma şeklinde ceza yöntemleri uygulanan cezalar arasında sayılabilmektedir ya da çocuğun direnci karşısında anne ve babalar çocuğun bir süre daha uyanık kalmasına izin vererek gergin bir ortamın olmasını engellemeye çalışmaktadırlar.

 Aslında anne ve babaların kullandığı bu ceza uygulamalarının ceza olmaktan çok, istenmeyen davranışların pekiştireci, şiddet uygulama, istenmeyen davranışa yenilme olduğu ortaya çıkmaktadır.

   PEKİ CEZA NASIL ETKİN KULLANILIR?

 Davranış biliminde ceza; 1.tür ceza ve 2.tür ceza....... olarak 2' ye ayrılmıştır.

Anne-babalar tarafında kullanılan ceza yöntemleri davranış biliminde çoğunlukla 1. tür ceza olarak algılanan cezaları (bağırma, kızma, aşağılama, şiddet ) içermektedir.

Peki neden 1. Tür Cezayı Önermiyoruz?

Çocuk cezadan kaçmak için; hile yapma, okuldan kaçma, yalan söyleme, saklanma, çekinme, inkar etme !!davranışları sergilemeye başlayacaktır.

Eğer çocukta istenmeyen davranışların ortadan kaldırılması için ceza uygulamasına karar verilmiş ise ceza yöntemi olarak önerilen 2. tür cezalardır.

Peki 2.tür ceza nedir?

 İstenmeyen davranışların azaltılmasında ya da ortadan kaldırılmasında pekiştireçlerin çeşitli şekillerde kullanıldığı bir ceza türüdür. Pekiştireçlerin kullanıldığı 2 ayrı davranış azaltma tekniği vardır.

1- SÖNME: İstenmeyen davranışı sürdüren pekiştireçlere son verilmesi ya da oluşumlarının engellenmesi sonucunda davranışın oluşum sıklığının azalmasıdır.

 Örneğin;  Koltukta otururken, çocuk birden bağırır babası, “ne yapıyorsun? Sessiz otursana, bağırma..vb” der. Çocuk bir süre susar, ancak kısa süre sonra yeniden bağırır. Baba bu durumda daha da sinirlenir, yüksek sesle çocuğu uyarır. 

İlerleyen zamanlarda bu davranış daha da şiddetlenir.  Baba, çocuğun  istediği gibi davranmış, onunla ilgilenmiştir. Yani çocuğun bağırma davranışını bilinçsizce artırmıştır.

 Bu durumda, babanın tepkide bulunmaması, çocuk hiç bağırmıyormuş gibi davranması ve çocuğun sessizce oturduğu anlarda “aferin oğluma  vb” sözlerle pekiştirmesi, kısa aralıklarla ona görevler (kumandayı ver, su getir  vb) vermesi, bu davranışın ortadan kalkmasına fırsat verecekti. 

Öyleyse; çocuğunuzdan yapmasını istemediğiniz davranışların olmaması için, sürekli uyarılardan (yapma, etme ..vb) kaçınmak, güzel davrandığı zamanlar onunla ilgilenip övgülerde bulunmak gerekmektedir.

2- TEPKİNİN BEDELİ: İstenmeyen davranışın gösterilmesine bağlı olarak sahip olunan pekiştirecin bir kısmının alıkonulması ya da geri alınması sorunlu davranışın oluşumunu azaltacaktır. El konulan pekiştireç çocuk için çok değerli olmalıdır.

Örneğin; Çocuğa evdeki ders etkinliklerinden  sonra  20 dk bilgisayarla oynama ödülü verilmiştir. Ancak çocuk etkinlik sırasında etkinliği yapmamak için çok konuşur, etkinliğe uygun olmayan davranışlar sergiler ise her defasında bilgisayarla oynama süresinden 1 dk kaybettiği kendisine söylenirse istenmeyen davranışlarda  azalma görülecektir.

Çocuğun istenmeyen davranışı her yaptığında önceden elinde var olan pekiştireci  kaybedeceğini bilmesi ve sürenin kısaldığının söylenmesi istenmeyen davranışı azaltıyorsa tepkinin bedeli başarıyla uygulanıyor demektir. 

Bu arada çocuğun etkinlik sırasında yaptığı olumlu davranışlar mutlaka görülerek çocuk sözel olarak pekiştirilmelidir. 

Ceza kullanımı için de şu hususlara dikkat edilmelidir.

Cezalar, istenilmeyen (olumsuz) davranışların hemen arkasından verilmelidir.

Cezalar, uzun süreli olmamalıdır,

Ceza verildikten hemen sonra, olumlu davranışlar görülmüşse anında ödüllendirilmelidir.

Cezaların neden verildiği çocuğa söylenmelidir.

Cezaların hangi olumsuz davranışlar için kullanılacağı önceden tespit edilmeli ve sadece o davranışlarda kullanılmalıdır.

Cezalar gelişi güzel kullanılmamalı, programlı olmalıdır.

Ceza, her çocuk için farklı olabilir, bu nedenle sizin ceza diye düşündüğünüz davranışlar değil, çocuğunuz için ceza olan davranışlar kullanılmalıdır.

Cezanın bilinçli ve yapılan olumsuz davranışı gidermek için olduğunu unutmamak dileğiyle!

*Bu konuda daha detaylı bilgi almak isteyenler, M. Özyürek' in 1998 yılında yazdığı Sınıfta Davranış Değiştirme (Uygulamalı Davranış Analizi) kitabından faydalanabilirler.