"SON 30 YILIN EN İYİ YAĞIŞINI ALDIK"
Konya ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde yer alan, bir dönemin devasa su kaynağı Akşehir Gölü, bu yıl doğanın sunduğu bereketle adeta küllerinden doğdu. Nasreddin Hoca'nın maya çalmasıyla dünyaya nam salan 354 kilometrekarelik alana sahip gölde, sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Yaşanan bu dönüşü değerlendiren Akşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Nuri Bozoğlu, bu yıl bölgenin son 30 yılın en iyi yağışını aldığını ve bu sayede derelerin coşkuyla akmaya başladığını belirtti. Geçmişte gölün 20 bin nüfusa hitap eden dev bir ekosistem olduğunu hatırlatan Bozoğlu, "Ne yazık ki yıllar süren kuraklıklar, çayların önüne yapılan setler, barajlar, gölü kuruma seviyesine getirdi. 1999-2000'li yıllardan bu tarafa da su periyodik olarak çekildi. Bu yıl sevindirici bir şey, son 30 yılın en iyi yağışını aldık. Göl şu anda 1,5 metre seviyesinde; ama ne yazık ki bu durumu bir yıl koruyabiliyoruz. Gölün tabanı düz bir araziye sahip olduğu için çabuk da buharlaşıyor ve tekrar su çekiliyor" ifadelerini kullandı.
"GÖLÜN TABANI ÇANAK HALİNE GETİRİLMELİ"
Gölün eski canlılığına tamamen dönebilmesi ve mevcut suyun buharlaşarak kaybolmaması için bilimsel adımların atılması gerektiğini vurgulayan Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Nuri Bozoğlu, devlet kademelerine çağrıda bulundu. Akşehir Gölü’nün bölge tarımı için bir mikro klima görevi gördüğünü belirten Bozoğlu, "Su yönetimi bilimlerinin, devletimizin, o gölü bir çanak haline getirilmesi gerekiyor. Gölün korunması gerekiyor. Çayların sürekli akmasının sağlanması gerekiyor. Burada devletimize büyük iş düşmekte ve tabandaki torfun alınıp, derinleştirilmesi gerekiyor ki suyun göl oluşturup, buharlaşmanın daha az olması gerekiyor. Bu yüzden de bizler devletimize burada olacak her türlü şeyde yardıma hazırız" diyerek bu coğrafi mirasın korunmasının Akşehir kirazından buğdaya kadar tüm tarım ürünlerine doğrudan olumlu yansıyacağını ifade etti.
"CENNET OLDU, SULARIMIZ GELDİ DEDİK AMA MAALESEF GİTTİ"
Gölün kıyısında büyüyen ve tarihsel döngüsüne bizzat şahitlik eden bölge sakinleri de suların yükselmesiyle büyük bir umut dalgası yaşıyor. Gölçayır Mahallesi'nde yaşayan çiftçi Zekeriya Gök, dedelerinden miras kalan tarihi hafızayı paylaşarak gölün geçmişte de kuruyup periyodik olarak canlandığını anlattı. 2006 yılındaki kurumanın ardından yaşadıkları sevinç ve hüzünleri dile getiren Gök, "2006'da göl tamamen yeniden kurudu. 6 sene kuru kaldı. Tekrar bir yeşerme oldu. Biz dedik ki, 'Cennet oldu, sularımız geldi' dedik. Maalesef o su tekrar gitti. 2018'de göl 1,5 metre yükseldi. Balıklarımız oldu, kuşlarımız oldu. Daha sevindik, mutlu olduk. İklim nedeniyle gölde su çekiliyor. Bu sene çok güzel bir yağış oldu. Çok güzel, gölümüz de canlandı. Biz gölümüzün de arazilerimizin de olmasını istiyoruz" diyerek içindeki göl sevdasını kelimelere döktü.
"5-6 MİLYON YABAN KAZININ OLDUĞU GÜNLERE DÖNMEK İSTİYORUZ"
Akşehir Gölü'nün sadece doğa için değil, bölgedeki 18 köyün ekonomisi için de can damarı olduğunu vurgulayan çiftçi Zekeriya Gök, gençliğindeki o zengin habitatın hayalini kuruyor. Eskiden köylülerin yüzde 30'unun geçimini göldeki avcılık ve kamışçılıkla sağladığını aktaran Gök, "Gölün etrafında 18 tane köy var. Her köyün yüzde 30'u gölde çalışıyordu. Benim gençliğimde gölde kerevit avlarlardı. Turna balıklarımız vardı, 10 kilo, 12 kilo ağırlığında. Sazan balıklarımız olurdu. Ördek ve kaz olurdu. 1980'li, 1986'lı yıllarda 5-6 milyon yaban kazı vardı. Bu kadar canlıydı. Dileğimiz gölün o durumlara, günlere geri dönmesidir" şeklinde konuşarak yetkililerden gölün derinleştirilmesi adına adım atılmasını talep etti.