Aynı ortamlarda birlikte yaşayan Azeri ve Ermeniler arasında geçmişten bu yana mücadele sürmektedir. Azerbaycan-Ermenistan Savaşı, 1917'de Ekim Devrimi yani Bolşevik Devrimi'nden sonra başlamıştır. Çoğu Ermenilerin saldırısı şeklinde olmuş olup çoğu zaman düzenli ordu biçiminde olmamıştır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun Erivan'ı boşaltıp Iğdır Ovası'na çekilmesi ile Mart 2018 tarihinde savaş başlamış ve Azebaycan’ın galibiyeti ile son bulmuştur. Rusya’nın hâkimiyetinde olan bu iki ülke arasında Nahçıvan ve Karabağ meselesinden dolayı sıcak savaşlar olmuştur.
Birinci Dağlık Karabağ Savaşı, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Dağlık Karabağ Özerk Bölgesinin Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasını isteyen Ermeniler ile bunu kabul etmeyen Azeriler arasında başlamıştır.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaya dönüşen Şubat 1988-Mayıs 1994 tarihleri arasında süren savaştır. Savaş öncesinde birçok yerleşim yerinde çatışma ve katliamlar yaşanmıştır. 25 Şubat 1992'de Hocalı kentinde, Ermeniler tarafından yüzlerce Azeri ve Ahıska Türkü öldürülmüştür. Zaman zaman iki ülke asker ve sivillerinin çatışması ve Rusya’nın müdahalesi ve kontrolüyle bazı olaylar görüldü ise de 10 Kasım 2020’de Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmalar sonucunda Ermenistan'ın yenilgisiyle Rus barış güçleri kontrolünde bu bölge Azerbaycan’a bırakılmıştır.
Azerbaycan Karabağ sorununu canlı tutmak ve bu milli şuuru yaşatmak için Bakü’de Hürriyet (Azadlık) meydanı yakınında büyük bir alanda “Ganimetler Müzesi” kurmuştur. Bu alanda savaşta ele geçirilen hasar görmüş askeri araçların bazıları, askeri sığınaklar, siperler ve savaş ganimetleri sergilenmektedir.
Savaşta ele geçirilen askeri araçların plakaları bir duvar üzerine monte edilmiş “Karabağ Azerbaycandır” yazısı altında ziyaretçilere açılmıştır.
Azerbaycan Ordusu'nun Karabağ'da kazandığı zafer ile Ermeni işgali altındaki topraklarını alması dünyada ses getirmiştir.
Karabağ’daki arazilerin ülke ekonomisine katkı sağlaması için bir an önce tarımsal yönden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu güzel ülke, Azerbaycan; Kafkas dağları, ovaları, nehirleri, gölleri, Hazar Denizi sahil şeridi (825 km), zengin mineral suları, birçok iklim tipinin bir arada yaşanması ve zengin tarih hazinesi ile tarihi ve turizm açısından da önemli potansiyele sahiptir. Farklı topografya ve iklim özelliklerinden dolayı turizm açısından cazip bir ülkedir.
Azerbaycan'da turizm etkinlikleri daha çok dinlenmeye ve sağlığa yönelik olup Hazar Denizi kıyıları ile Kaplıcaların bulunduğu yerleri içine almaktadır. Kaplıcalar ve dağlık mekânlar sağlık turizmini canlandırmaktadır.
Azerbaycan’da çok fazla şifalı su kaynağının, volkan çamurlarının, tuzlu göl tedavi çamurlarının, şifalı çamur petrollerinin bulunması ülkenin sağlık turizmi açısından elverişli olduğu görülmektedir.
Öte yandan, Azerbaycan’ın Büyük Kafkas, Küçük Kafkas ve Talış Dağları gibi yüksek rölyef alanlarına sahip olması, dağ ve av turizmi yönünden yüksek potansiyel de taşımasını sağlamıştır. Kafkaslardaki farklı yön ve yükseklilere çıkan teleferik ve otellerin bulunduğu Tufan dağı, Yedigözel ve Nohur gölü gibi çok sayıda tabiat güzellikleri görülmeye değer yerlerdir.
Bakü; tarihi eserleri, Türk şehitliği, farklı yapıdaki mezarlığı, küçük kitap müzesi ve modern yapıları ile oldukça güzel bir şehir olup başlı başına görülmeye değer bir şehirdir.
Farklı turizm etkinliklerine sahip olan Azerbaycan'da bu çeşitliliğin etkin bir şekilde kullanılarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlayabilen bir sektör haline getirilmesidir.
Son yıllarda ülkeye gelen turist sayısında önemli artışlar olduğu görülmektedir. Türkiye ve Arap ülkeleri vatandaşları başta olmak üzere birçok ülke vatandaşı tarafından ziyaret edilmektedir. Bu ziyaretler turizmin yanında ülkenin kalkınması için bilgi alış verişi ve yatırım yönünden de bir an önce değerlendirilmelidir.
Kuzeyinde Gürcistan ile Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti, güneyinde İran İslam Cumhuriyeti, batısında Ermenistan (1.007 km), Türkiye Cumhuriyeti (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti) ile 17 km uzunluğunda ortak sınırı bulunmaktadır. Ülkenin doğusunda ise Hazar Denizi 713 km kıyı uzunluğu olan bu ülkenin komşuları ile Ermenistan hariç sıcak savaş içinde değildir, bu çok sakin bir ülke olduğu anlamına gelmemektedir. Ülkenin bazı komşuları ile geçmişe dayalı nüfus ve inanç yönünde problem oluşturacak nedenleri vardır.
Türkiye olarak ülkemizde yetişmiş alanında uzman tecrübeli emekli olmuş veya emekliliği yakın bürokrat ve akademisyenlerin gönüllülük esasına dayanan bir üst kuruluş vasıtasıyla Azerbaycan’ın talebi doğrultusunda sanayi, turizm ve tarımda işbirliği ve yardımcı olunması sağlanmalıdır. Azerbaycan’a tarımda veya ülke tarımına tecrübelerini aktararak bitkisel üretim toprak ve mera kullanımında yardımcı olması gerektiği kanaatindeyim.
Azerbaycan Türkiye için, Türkiye’de Azerbaycan için vazgeçilmelerdendir. Türkçe anlaşılabilen bu güzel ülkeyi hep söylenilen “anlatılmaz yaşanmalıdır” sözünde olduğu gibi imkânı olanlar mutlaka gidip görmelidir.
Azerbaycan’ın Nahçıvan ile kara yoluyla bir an önce bağlantısının sağlanması, hür, huzurlu ve daha gelişmiş olduğunu görmek dileklerimle hoşça kalınız.