İŞ DÜNYASINDA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR
İş hayatında milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren ve bazı işverenler tarafından uzun süredir göz ardı edilen kritik bir hak ihlali, yargının en üst mercisinden dönerek kesin bir karara bağlandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında görev yapan tüm işçilerin yasal güvencesini pekiştirecek nitelikte emsal bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, işçinin yıllık ücretli izin kullandığı dönemlere rastlayan hafta tatili günlerinin, hiçbir şekilde yıllık izin süresine dahil edilemeyeceğine hükmederek çalışanların hak kaybına uğramasının önüne geçti.
ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRDİ
Büyük yankı uyandıran bu hukuki süreç, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminde bulunmasıyla Yargıtay gündemine taşındı. Davaya konu olan somut olay incelendiğinde, bir işçinin toplamda 28 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu saptandı. İşverenin mahkemeye sunduğu resmi belgelerde işçinin iki farklı dönemde toplam 28 gün izin kullandığı iddia edilse de, Yargıtay’ın detaylı incelemesi gerçeği ortaya çıkardı. İzin tarih aralıklarını titizlikle inceleyen Yüksek Mahkeme, bu süre zarfında toplam 4 gün hafta tatili bulunduğunu tespit etti.
HAFTALIK İZİN HESABI NETLEŞTİ
Söz konusu işyerinde haftada altı gün çalışma düzeninin uygulandığını dikkate alan Yargıtay, haftalık izin hesabını her hafta için bir gün olarak gerçekleştirdi. Kanun gereği bu 4 günlük hafta tatilinin yıllık izinden sayılamayacağı vurgulanarak, işçinin aslında sadece 24 gün izin kullandığı, dolayısıyla işverenden hâlâ 4 günlük bakiye yıllık ücretli izin alacağı olduğu kesinleşti. Ayrıca mahkeme, yıllık izin hakkının paraya, yani ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin feshedilmiş olmasının temel şart olduğunun altını çizdi.
YASAL SINIRLAR ÇİZİLDİ VE İSPAT YÜKÜ İŞVERENE VERİLDİ
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararının hukuki dayanağını açıklarken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56'ncı maddesinin 5'inci fıkrasına atıfta bulundu. İlgili kanun maddesinde açıkça belirtildiği üzere, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılamıyor. Bu yasal sınırları net bir şekilde çizen Yüksek Mahkeme, işçinin yıllık izinlerini eksiksiz ve usulüne uygun şekilde kullandığını ispat etme yükümlülüğünün tamamen işverene ait olduğunu bir kez daha tüm iş dünyasına hatırlatmış oldu.