Konya dendiğinde akla gelen ilk şeylerden biri uçsuz bucaksız bir ovadır. Ama o ovanın ortasında, sadece pancar değil, bir şehrin özgüveni ve geleceği yeşeriyor. Bugün sofralarımızdaki şekerden, bisküviye; tarladaki tohumdan, çiftçinin mazotuna kadar her yerde imzası olan Konya Şeker, bir fabrikadan çok daha fazlasını temsil ediyor. Bir Konyalı olarak geriye dönüp baktığımda, bu kurumun şehrimize kattığı değerin sadece ekonomik verilerle ölçülemeyecek kadar derin olduğunu görüyorum.
Yıllar önce sadece bir şeker üreticisi olarak yola çıkan bu yapı, bugün Torku markasıyla rafları süsleyen, "güven" kelimesiyle eş anlamlı hale gelen bir dev. Biz Konyalılar için Konya Şeker, sadece istihdam kapısı değil; aynı zamanda Anadolu sermayesinin, köylüsünün ve işçisinin birleştiğinde neler başarabileceğinin canlı kanıtıdır. Üreticinin alın terini sanayi ile buluşturan bu model, Türkiye’nin dört bir yanına "Birlikten kuvvet doğar" mesajını en gür sesle ulaştırıyor.
Markalaşma sürecinde attıkları adımlar, Torku çatısı altında toplanan o eşsiz lezzetler, aslında bu toprakların özünün paketlenmiş halidir. Konya’nın bereketini, Anadolu’nun saflığını tüm dünyaya taşıyorlar. Kendi enerjisini üreten, çevreye duyarlı, çiftçisinin her daim yanında duran bu vizyon, Konya’nın yüz akı olmayı fazlasıyla hak ediyor. Şehrimizin adını gururla tabelalarda, paketlerde ve uluslararası arenalarda görmemizi sağladıkları için her bir çalışanına ve bu vizyonu ayakta tutanlara teşekkürü bir borç biliyoruz.
Konya Şeker, bu şehrin sadece bir sanayi kuruluşu değil, aynı zamanda umududur. Toprağa sadakatin, emeğe saygının ve yerli üretimin bu kalesine sahip çıkmak, aslında geleceğimize sahip çıkmaktır. İyi ki varsın Konya Şeker, iyi ki bu toprakların bereketini bizlerle paylaşıyorsun!