BIÇAK KENDİ SAPINI YONTABİLİR Mİ? YARANI GİT BİR CERRAHA GÖSTER
Allah'ın kaza ve kaderi icabı zincire bağlanması aslan için ar değildir. Biz Hak'tan bize gelenden şikâyet etmeyiz. Aslan boynunda zincirle bütün zincir yapanlardan kuvvetlidir.
Dostların kapısına eli boş gitmek değirmene buğdaysız gitmek gibidir.
Cenab-ı Hak mahşerde: Hani hediyeniz? Bu gün için ne getirdiniz? Diye soracak. Sonra: Bize yalnız başına, muhtaç bir halde ilk yarattığımız gibi mi geldiniz? Buyuracak.
Dünyadan ahirete dönüleceğini, Allah'ın huzuruna çıkılacağını ümit etmiyor muydunuz? Yoksa Kur'an'ın kıyamet ve ahireti anlatışı batıl mı geliyordu? Kıyameti ve ölümden sonra dirilmeği inkâr etmiyorsan o dostun kapısına böyle eli boş nasıl adım atıyorsun?
Uyku ve yemekten biraz tasarruf yap da Hakk'ı göreceğin vakit takdim etmek üzere hediye götür.(Şerh-i Mesnevi c.5,s.1170-1172)
(Hazret-i Yusuf hikâyesinde:) Bir tane altını altın madenine, bir damla suyu denize nasıl götüreyim? Sana hediye olarak kalbimi takdim etsem ne kıymeti var? Senin yanında ve mülkünde bulunmayan yok, her şey var ve bol. Yalnız güzelliğin müstesna onun eşi bulunmaz. Sonunda nurlu bir kalb gibi parlak bir aynayı getirmeği münasip gördüm. O aynada güzel yüzünü gör ve gördükçe beni hatırla dedi. Ayna bir güzelin meşgul olacağı şeydir. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1480)
Kırık saran çıkıkçı, ayağı kırık adamın yanına gider. Hasta ve illetli olmasa hekimlik mesleğinin güzelliği nasıl anlaşılır? (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1484)
Kendi hata ve kusurlarını görüp tanıyan biri nefsini olgunlaştırmak için adeta on yedek atlı gibi süratle koşar. Kendini tam, kusursuz görenler tamamlama yönünde Hakk'a doğru uçamaz. Bilsen kendini kusursuz görmekten kötü illet yoktur. Şeytan Ben daha hayırlıyım deyip şaştı. Bu dert herkeste mevcut! Kendini tam ve kusursuz sanan adamın durumu dibinde pislik olduğu halde berrak görünen derenin suyuna benzer. Biri kızdırır veya bulandırırsa pisliği derhal meydana çıkar. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1488)
Bıçak kendi sapını yontabilir mi? Yaranı git bir cerraha göster. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1170-1530)
Ey sırtı yaralı, sakın merhemi bırakma. İyileşmeni kendiliğinden değil merhemin etkisinden bil. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1491)
İlahi bir menba olsan kapkara bir küfür suyu fışkırmazsın. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1170-1530)
Ey kaza ve kader tarafından önüne sed çekilen. Senin sevgilin, gerçek sevgili olan Allah'ın güzelliğini görmeğe, önder ve rehber sandıkların da Hakk'ı söyleyenleri dinleyip anlamana engel oluyor. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1500)
Sakın ümitsizliğe düşme, gönlünü hoş tut, her sesi işiten ve imdadına yetişen Allah'a seslen: Ey afvetmeği seven, onulmaz yaraların tabibi olan yüce Rabbim, bizi affet. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1503)
Peygamber Efendimiz: Ya Rabbi, sen afv edicisin, afv etmeği seversin, biz kullarını afv et, diye dua ederdi. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1503)
Pencere veya evin aydınlığını güneşten bil. Kapı ve duvar bende aydınlık var, bu bana ait derse güneş onlara: Ey idraksizler, ben batınca aydınlığın kimden olduğu meydana çıkar, der. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1509)
Beden güzellik ve parlaklığından gururla nazlanınca ruh ona: Hey süprüntülük sen ne oluyorsun? Benim sayemde nurumla bir kaç gün yaşıyorsun onda da gurur ve nazın dünyalara sığmıyor. Az sabret ben senden ayrılayım da gör; en samimi dostların senin için mezar kazıp yılanlarla çıyanlara gıda olmak üzere toprağa gömerler. Sana ölürcesine sevgi gösterenler kokundan burnunu tıkar. Bedenin görmesi, işitmesi ve konuşması ruhun ışığıdır. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1511)
Sahte (kalp) altınla, gerçek altın karanlıkta boy ölçüşürlerken gerçek altın (hakikatin anlaşılması için) sabahın olmasını bekler. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1523)
Hak katında senden makbul ve iyi birine çatıp gönlünü incitirsen bu seni yerin dibine sokar. (Hazret-i Musa'yı üzen Karun gibi.)
İnsanların yardımcısı olan eşekleri öldürmek caiz değildir. Ama o vahşileşerek önüne geleni kapacak ardına geleni tepecek olursa kanı mübah olur. Eşek akılsız olduğu halde Allah özrünü kabul etmiyor. Öyleyse ey yüce dost, Allah ve Peygamberine karşı vahşileşen onu dinlemez ve dinletmez olan nasıl mazur görülür?(Şerh-i Mesnevi c.5,s.1531)
Rüzgâr, kasırga halinde esince ağaçları kökleyip devirir de taze ve zayıf otları okşayıp geçer. Ey gönül kasırga onun aczine acıyarak ona bir şey yapmaz. Sen de güç ve kuvvet gösterisine kapılma. (Şerh-i Mesnevi c.5,s.1535)
Öküz boynuzlarıyla kendini yüzlerce tehlikeden korursa da aslanın parçalamasından kurtaramaz.(Şerh-i Mesnevi c.5,s.1535)