DÜNYA

Beyaz Saray'dan gece yarısı sürprizi: Askeri harekat son anda durduruldu

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerde anlaşmanın son aşamaya geldiğini belirterek dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Diplomatik sürecin olumlu ilerlediğini ifade eden Trump, bugün gerçekleştirilmesi planlanan saldırıların bu nedenle iptal edildiğini duyurdu.

Abone Ol

Orta Doğu’da savaş çanlarının en yüksek sesle çaldığı bir dönemde, Washington’dan tüm dünyanın nefesini tutarak takip ettiği tarihi bir geri adım kararı geldi. Amerika Birleşik Devletleri ordusunun Tahran'a yönelik kapsamlı bir askeri operasyon başlatmasına saatler kala, krizin seyri masada sağlanan diplomatik uzlaşıyla tamamen değişti. ABD Başkanı Donald Trump, askeri seçeneğin rafa kaldırıldığını ve taraflar arasında yürütülen barış müzakerelerinde nihai onay aşamasına geçildiğini duyurarak dünya kamuoyunu ters köşe yaptı.

Gece yarısı resmi sosyal medya hesabı üzerinden stratejik bir bildiri yayınlayan Trump, Orta Doğu politikasında yeni bir dönemin kapısını aralayan gelişmeleri tüm detaylarıyla paylaştı. Tahran yönetimiyle diplomatik arka kapı diplomasisinde yürütülen müzakerelerin başarıyla sonuçlandığını aktaran ABD Başkanı, hazırlıkları tamamlanan dev bombardıman planının neden askıya alındığına dair net mesajlar verdi. Bu gelişme, küresel piyasalarda ve uluslararası ilişkilerde jeopolitik risk algısını bir anda tersine çevirdi.

Tahran ile kritik mutabakat: En üst düzey onay geldi

Beyaz Saray’ın askeri operasyonu son saniyede iptal etme kararının arkasında, Tahran’daki siyasi otoritenin sunduğu tavizler ve uzlaşmacı tavır yatıyor. Trump, İran İslam Cumhuriyeti ile uzun süredir gizlilik içinde yürütülen müzakere metninin, İran liderliğinin en tepe kademesi tarafından incelendiğini ve eksiksiz bir şekilde onaylandığını duyurdu. Bu üst düzey kabulün ardından, bir devlet başkanı olarak yetkisini kullandığını belirten Trump, bu gece gerçekleştirilmesi planlanan yıkıcı hava harekatlarını ve geniş çaplı bombardıman emirlerini tamamen yürürlükten kaldırdığını ifade etti.

Savaşın eşiğinden dönülmesini sağlayan bu diplomatik zafer, bölgedeki askeri hareketliliğin de yönünü değiştirdi. Askeri uzmanlar, ABD’nin bu hamlesinin bölgede uzun vadeli bir istikrar arayışının parçası olduğunu belirtirken, Tahran cephesinden gelen bu ani yeşil ışığın batı yaptırımları karşısında sıkışan ülke ekonomisi için bir nefes borusu olabileceği yorumları yapılıyor. Diplomasinin askeri güce karşı kazandığı bu zafer, Orta Doğu'daki güç dengelerini de kaçınılmaz olarak yeniden inşa edecek.

Dev anlaşmada Türkiye dahil çok uluslu ortaklık dikkat çekti

Washington ve Tahran arasında sağlanan bu tarihi mutabakat, sadece iki ülkenin sınırları içinde kalmayan, küresel ve bölgesel ortakları da içine alan çok katmanlı bir diplomasi trafiğinin ürünü olarak öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump, hazırlanan barış ve uzlaşı metninin son rötuşlarının bölge aktörleriyle paylaşıldığını ve geniş bir onay mekanizmasından geçtiğini aktardı. Metnin olgunlaşma sürecinde başta İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi bölgeni ana aktörlerinin yanı sıra Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Mısır gibi stratejik ülkelerin de onay ve değerlendirmelerinin alındığı vurgulandı.

Çok uluslu bu onay mekanizması, anlaşmanın bölgedeki kalıcılığı ve meşruiyeti açısından hayati bir önem taşıyor. Trump, geniş bir ittifak ağı tarafından desteklenen bu tarihi anlaşmanın resmiyet kazanacağı imza töreni için de hazırlıkların başladığı müjdesini verdi. Dünya liderlerinin bir araya geleceği bu büyük imza töreninin tam olarak hangi tarihte ve hangi diplomatik merkezde gerçekleştirileceği konusundaki takvimin, Beyaz Saray tarafından çok kısa bir süre içinde tüm dünyaya ilan edileceği belirtildi.

İmza atılana kadar deniz ablukası tavizsiz sürecek

Diplomatik kanallarda sağlanan bu büyük başarıya rağmen, Washington yönetimi sahadaki askeri baskıyı ve denetimi tamamen elden bırakmıyor. ABD Başkanı, masada uzlaşı sağlanmış olsa dahi süreç tamamen resmiyete dökülüp ıslak imzalar atılana kadar askeri ihtiyatın elden bırakılmayacağının altını çizdi. Bu kapsamda, ABD Deniz Kuvvetleri tarafından İran limanlarına ve Basra Körfezi’ndeki stratejik ticaret rotalarına yönelik uygulanan deniz ablukasının hiçbir esneme payı olmaksızın tam kapasiteyle yürürlükte kalacağı net bir dille ifade edildi.

Beyaz Saray, bu kararlı tutumuyla diplomatik süreç boyunca Tahran üzerindeki ekonomik ve lojistik baskıyı bir koz olarak elinde tutmaya devam ediyor. Askeri gemilerin körfezdeki varlığı ve denizden yürütülen ambargo faaliyetleri, anlaşmanın şartlarının eksiksiz uygulanması adına bir nevi garanti mekanizması olarak işlev görecek. Bölgedeki donanma unsurlarının teyakkuz durumu sürerken, tüm gözler önümüzdeki günlerde açıklanacak olan imza töreninin detaylarına çevrilmiş durumda.