Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, iç ve dış politikaya yön verecek tarihi bir Kabine Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde toplanan devletin zirvesi, savunma sanayiinden uzay teknolojilerine, diplomasiden ulaşıma kadar devasa bir gündem maddesini masaya yatırdı. Yaklaşan büyük uluslararası temaslar öncesinde stratejik kararların alındığı toplantının ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin küresel arenadaki yerini sağlamlaştıracak çok kritik mesajlar verdi. Ankara'da gerçekleştirilecek dev organizasyonlar ve diplomasi trafiğinin yanı sıra, Türkiye'nin son yıllarda yazdığı bağımsızlık hikayesi verilerle ortaya konuldu.
Geleceğe yönelik stratejik hamlelerin ele alındığı bu kritik buluşmada, Türkiye’nin teknolojik egemenliği ve sınır ötesi ilişkileri ön plana çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her türlü ambargo ve engelleme girişimine rağmen yerli ve milli imkanlarla inşa edilen vizyon projelerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Küresel sistemde söz sahibi bir aktör olmanın yolunun üretim, teknoloji ve dik duruştan geçtiğini belirten Erdoğan, kabine sonrasında yaptığı millete sesleniş konuşmasında adeta yeni bir dönemin yol haritasını çizdi.
Uzayda Egemenlik Yarışı: Kendi Uydusunu Üreten Dünyadaki 11 Ülkeden Biriyiz
Türkiye’nin teknoloji liginde sınıf atladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte vizyonsuz eleştirilere maruz kalan uydu projelerinin bugün ülkenin kaderini tayin ettiğini belirtti. Geçmişte Türksat 3A projesini küçümseyen zihniyete uzaydan yanıt verildiğini ifade eden Erdoğan, bugün yörüngedeki aktif güç unsurlarımızın sayısının katlanarak arttığını aktardı. Ardı ardına uzaya gönderilen Türksat serileriyle gökyüzündeki yerimizi sağlamlaştırdığımızı, yerli haberleşme uydumuz Türksat 6A ile birlikte uzaydaki toplam uydu mevcudumuzun 10’a yükseldiğini açıkladı. Görüntüleme ve istihbarat kapasitemizi zirveye taşıyan İMECE ve Göktürk projelerinin ardından, yeni nesil İMECE-2, İMECE-3 ve Türksat 7A için de çalışmaların son sürat devam ettiği müjdelendi.
Enformasyon çağında bağımsız kalabilmenin yegane yolunun uzay teknolojilerinden geçtiğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 elit ülkeden biri konumuna yükseldiğini ifade etti. Savunmadan haritalamaya, istihbarattan haberleşmeye kadar her alanda uyduların çarpan etkisi yarattığına dikkat çekilen konuşmada, "Uzayda izi olmayanın dünyada sözü olmaz" ilkesiyle hareket edildiği ve dijital egemenliğin tam anlamıyla tahkim edileceği aktarıldı.
Megakentte Ulaşım Devrimi: Dünyanın En Uzun Metro Hatlarından Biri Tamamlandı
Yerel yönetim vizyonuna ve şehirlerin altyapı hamlelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, megakent İstanbul’u hiçbir zaman kendi kaderine terk etmeyeceklerinin altını çizdi. Şehrin en büyük kronik sorunu olan ulaşım çilesini hafifletmek amacıyla devasa bir raylı sistem ağını devreye aldıklarını belirten Erdoğan, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’nin son etabının da tamamlanarak hizmete açıldığını duyurdu. Toplamda 16 istasyonu barındıran ve 69 kilometre uzunluğa sahip olan bu hat, modern mühendislik harikası olarak ulaşıma kazandırıldı.
Açılışı yapılan bu devasa hattın ülke ekonomisine ve sosyal yaşama doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, projenin önümüzdeki çeyrek asırda zamandan 117 million saat tasarruf sağlayacağını ve makroekonomiye 953 milyon avro tutarında net katkı sunacağını ifade etti. Ulaştırma Bakanlığı tarafından İstanbul’da yürütülen diğer iki farklı hattın da tamamlanmasıyla birlikte, bakanlık eliyle kente kazandırılan raylı sistem uzunluğunun 191 kilometreye ulaşacağı ve modern şehircilik anlayışının en güzel örneğinin sergilenmeye devam edeceği kaydedildi.
Donanmada Tarihi İhracat Başarısı: İlk Kez Bir NATO Ülkesine Savaş Gemisi Teslim Edildi
Savunma sanayiinde Türkiye’nin yakaladığı muazzam küresel ivme, Kabine Toplantısı’nın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Küresel arenada savunma ihracatında dünyanın en büyük 11 ülkesi arasına girmeyi başardığımızı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tersanelerinde şu anda 50’den fazla askeri geminin yapımının sürdüğünü ve bugüne kadar küresel pazara 140’tan fazla deniz platformu ihraç edildiğini açıkladı.
Bu alandaki en stratejik başarılardan birinin geçtiğimiz günlerde yaşandığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin kendi askeri kabiliyetleriyle sıfırdan geliştirdiği Hisar sınıfı korvetin Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim edildiğini duyurdu. Bu hamleyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç edilmiş oldu. Aynı süreçte Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi’nin de donanma envanterine katılarak mavi vatandaki gücümüzü perçinlediği ifade edildi.
Gazze Çıkışı ve Toplumsal Birlik Mesajı: Alevi-Bektaşi Kültürüne Dev Finansal Destek
Uluslararası diplomasideki dik duruşa vurgu yapan Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirilen en üst düzey temaslara değinerek, iki ülke arasındaki ticaret hedefinin 15 milyar dolara çıkarıldığını belirtti. Filistin davasına ve küresel vicdana dair çok sert mesajlar veren Cumhurbaşkanı, ellerinde masum çocukların kanı olanların Türkiye'ye yönelik iftiralarını asla kabul etmediklerini, Türk tarihinin hiçbir döneminde soykırım, katliam veya sömürgecilik lekesinin bulunmadığını, aksine sadece adalet ve sığınanları koruma erdeminin yer aldığını haykırdı.
İç politikada birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bireyin eşit haklara sahip olduğunu ve nifak siyasetine asla geçit verilmeyeceğini söyledi. Özellikle Alevi vatandaşların hakları konusunda Cumhuriyet tarihinin en büyük kurumsal ve reformist adımlarının atıldığını hatırlatan Erdoğan, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla bugüne kadar 1134 cemevinin elektrik ve aydınlatma giderlerinin devlet tarafından karşılandığını belirtti. Son üç yılda 695 cemevinin restorasyon ve tefrişat işleri için 800 milyon liralık dev bir bütçe aktarıldığı, deprem bölgesindeki tüm cemevi hasarlarının giderildiği ve bu hassas inançsal meselelerin ana muhalefet tarafından parti içi güç savaşlarına alet edilerek istismar edilmesine asla izin verilmeyeceği kararlılıkla ifade edildi.