İzmir Büyükşehir, AK Parti'ye geçti
İzmir Büyükşehir, AK Parti'ye geçti
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Barış Bektaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada cezaevlerindeki koşullu salıverilme süreçlerinde yaşanan ciddi mağduriyetleri ve idari keyfilikleri gündeme taşıdı. Mahkemelerin belirlediği infaz sürelerinin ve şartlı salıverilme haklarının objektif olmayan gerekçelerle engellendiğini belirten Bektaş, infaz rejiminin asli amacının kişiyi topluma yeniden kazandırmak ve ıslah etmek olduğuna dikkati çekti.

"MESELE BİR KİŞİ YA DA BİR CEZAEVİ DEĞİL, HUKUK GÜVENCESİDİR"

Sistemde yaşanan sıkıntıların münferit vakalardan ibaret olmadığını, doğrudan sistemik ve hukuksal bir güvence krizine dönüştüğünü ifade eden CHP’li Barış Bektaş, Anayasa'nın temel ilkelerini hatırlattı. Suç ve cezanın ancak kanunla belirlenebileceğini, yargı yetkisinin tamamen bağımsız mahkemelere ait olduğunu vurgulayan Bektaş, kişi özgürlüğünün kanunda açıkça belirtilen haller dışında idari kurulların keyfi kararlarıyla sınırlandırılamayacağını dile getirdi.

"FAZLA SU KULLANDIN, KİTAP OKUDUN" GEREKÇESİYLE TAHLİYE ENGELİ

Gözlem kurullarının koşullu salıverilme kararlarını ertelerken öne sürdüğü absürt gerekçeleri tek tek sıralayan Bektaş, mahkemenin biçtiği ceza süresinin nesnel ölçütlere dayanmayan uygulamalarla uzatılmasına tepki gösterdi. "Fazla su kullandın, çok kitap okudun, halay çektin, ALES sınavına girmedin" gibi objektiflikten tamamen uzak beyanlarla hükümlülerin şartlı salıverilme haklarının gasp edildiğini belirten Bektaş, bu tür tutumların yargı kararlarını gölgelediğini ifade etti.

UMUDUN BİTTİĞİ YERDE İSLAH DA MÜMKÜN OLMAZ

Cezasının büyük bölümünü çekmiş ve kurallara uymuş bir insanın önüne çıkarılan belirsiz engellerin sadece bireyi değil, tüm toplumu olumsuz etkilediğini vurgulayan CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Cezasını çekmiş bir insanın önündeki kapı belirsiz nedenlerle duvar olursa bu; yalnızca o kişiyi değil, ailesini, çocuklarını ve tüm infaz sistemine duyulan güveni temelden sarsar. Umudun ortadan kalktığı bir ortamda ıslhtan da bahsedilemez. Mahkemelerin verdiği kararlar keyfi gerekçelerle itibarsızlaştırılmamalıdır. İnfaz sisteminin yegane amacı insanları umutsuzluğa mahkûm etmek değil, adalet ve hukuk güvencesi çerçevesinde yeniden topluma kazandırmadır” diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ