Bedenin ötesindeki ölümsüz yolculuk ve üç katı gerçeğimiz

Abone Ol

Ruh, manevi bakış açısıyla ele alındığında, insanın fiziksel bedeninin ötesinde var olan, ölümsüz ve ilahi öz taşıyan yönünü ifade eder. İnsanın bedenlerinden bahsedecek olursak, ilk bedenimiz fiziksel beden (madde) bizim fiziksel bedenimiz gözle görülür, dokunulabilir, insan vücudu organlar, kaslar, sinir sistemi ve kemikten oluşur. Bu bedenin temel nedeni hayatta kalmaktır. Bir sonraki bedenimiz ise enerjik bedendir. Fiziksel bedenin ötesinde yer alır. Genellikle enerji bedeni vibrasyon veya dalga olarak anılır. Çakra sistemi ve aura diye anlatılan beden enerji bedenimizdir. Bir sonraki beden ise ruhsal beden bir diğer adıyla yüksek benlik fiziksel ve enerjetik bedenin ötesinde insanın en saf en doğal halidir. Bu beden tanrısal ya da kişinin ilahi özüdür. Ve evrensel bilince bağlantılıdır. Ruhsal bedenle ilgili bilinen zamana ve mekâna bağlı olmaması ve ölümsüz bir varlık olarak kabul edilir. Her nefs ölümü tadacaktır derken aslında bizim fiziki bedenimizden bahsedilmektedir.

Bedenler arasındaki ilişki çok kıymetlidir. Aynı zamanda karmaşıktır. Her bir bedenin sağlığı diğerini etkiler.

Fiziksel beden enerjetik bedeni etkiler: biliriz ki duygusal ve zihinsel durumlarımız bedeni etkiler. Örneğin stres enerjisel bedeni olumsuz etkiler tıkar ve fiziksel hastalıklara yol açabilir. Örnek verecek olursak kas spazmı migren gibi durumlar.

Enerjetik beden ise ruhsal bedeni etkileyecek bir frekans oluşturur.

Ruhsal bedendeki yüksek titreşimler enerjetik bedeni dengeler ve böylece fiziki bedende iyileşme görülür. Ruhsal beden, bütünsel bir varlık olarak bilinir, diğer iki bedeni dengeleyip yüksek bir bilinç düzeyine erişmenizi sağlar. Yüksek benlik, sizi evrensel sevgiye ve bilgelik akışına açar.