BAKIŞ AÇISI FARKLI...

Abone Ol

BAKIŞ AÇISI FARKLI VE GÜZEL OLURSA
Halk arasında “bardağın dolu tarafını görebilmek” diye bir deyim vardır. Bu deyim her şeye, bütün olaylara olumlu bakmayı, olayları hayra yormayı anlatan, iyimser olmayı anlatan bir deyimdir.
 Böyle insanlar, hem kendileri mutludur, hem de çevresindeki insanları mutlu eden insanlardır.
Bardağın dolu tarafını görmek, iyi niyetli olmayı, iyi niyetli bir bakış açısına sahip olmayı gerektirir. İyi niyetli bir bakış açısına sahip olan insanlar, güzel düşünürler, güzel düşündükleri için de her şeyde bir güzellik görürler.
Tıpkı Peygamberimiz gibi. O büyük insan, bir gün arkadaşlarıyla birlikte yürürlerken, bir köpek ölüsünün yanından geçmek zorunda kalırlar. Herkes köpeğin ölüsünden tiksinip yüzünü başka tarafa çevirirken, O büyük insan, “dişleri de inci gibi bembeyazmış” der. Yani o köpek ölüsünde bile bir güzellik görür. O köpek ölüsünün kaldırılıp gömülmesini emreder.
Bardağın dolu tarafını gören insanların hayata bakış açısı da farklı olduğundan, farklı fırsatlar farklı sonuçlar da elde edebilirler. Başarılı sonuçlar yakalayabilirler.
Bir ayakkabı firması, bir gün bir Pazar araştırması yapması için bir elemanını Afrika'ya gönderir. Amaç ürettikleri ayakkabıları satabilmek için bir Pazar bulabilmektir. Pazarlama elemanı Afrika'ya gelir, araştırır, gezer dolaşır ve görüşünü telefonla bildirir:
“Burada yani Afrika'da kimse ayakkabı giymediğinden yeterli bir Pazar yoktur.” Sonra ülkesine geri döner. Birkaç ay sonra aynı firma, başka bir elemanını tekrar Afrika'ya gönderir. Bir de O'nun araştırma ve inceleme yapmasını isterler. O da önceki pazarlama elemanı gibi gezer dolaşır, inceler ve heyecanla telefona sarılır ve görüşünü iletir:
“Burada müthiş bir Pazar var bizim için, gerçekten burada kimse ayakkabı giymiyor, eğer bu insanlara ayakkabı giymeyi bir alıştırabilirsek, çok iyi para kazanabiliriz” der. İşte iki farklı bakış açısı. Biri peşinen kötümser ve umutsuz, diğeri iyimser ve umut dolu.
Burada kazançlı çıkacak olan elbette iyimser ve umutlu olan olacaktır.
Günümüz insanları, bizler hayata olumlu bakmayı, iyimser olmayı, bardağın dolu tarafını görmeyi bir başarabilsek, eminim ki pek çok sorunumuz kendiliğinden çözülecektir.
Ama aksine bizler kötümser olmayı çevremize ümitsizlik saçmayı, negatif enerji yaymayı nedense çok iyi beceriyoruz. Sonuçta mutlu olmayan, huzursuz, gergin, kavga yapmaya hazır bir toplum olmaktan kurtulamıyoruz. Arkamızdan gelen yeni nesiller de bizleri örnek alıp, bizlere özenip birbirlerini boğazlamaya başlıyorlar, hayatı yaşamayı sevmiyorlar.
Nereden mi anlıyorum?
Yağmur yağarken, günlerce toprağın, tabiatın, nebatat ve hayvanatın beklediği rahmet damlaları gökten üzerimize inerken “Allah kahretsin, yağmur yağıyor, ıslanacağım, elbisem çamur olacak” demelerinden.

                                                         GÜNÜN SÖZÜ
HAYATIMIZ, YAPTIĞIMIZ TERCİHLERİN TOPLAMIDIR.
Dr. W. Dweyer